Mars Yengeç Burcunda
“Duygusal Gerilla Savaşı ve Alınganlık İmparatorluğu”
Haritalarda Mars’ın konumu, bizi yataktan neyin kaldırdığını, trafikte kime bağırdığımızı ve hayatta kalmak için hangi silahı seçtiğimizi gösterir. Mars, Yengeç burcuna girdiğinde ise o kılıç kınına girmez, suya düşer ve paslanır. Astrolojide Mars burada “düşük” (fall) konumdadır; yani rahatsızdır, huysuzdur ve enerjisini dışa değil, içe patlatır. Bu transit boyunca savaş meydanları değil, mutfak masaları ve yatak odaları birer cepheye dönüşür. Mars sorunun olduğu yere parmak basar, Yengeç’te ise o parmak yaraya tuz basar.
Transit Mars Yengeç burcunda ilerlediği süre boyunca, ev, aile ve yakın ilişkiler çerçevesinde “sessiz ve derinden” ilerleyen gerginlikler yaşanır. Haritamızda Yengeç burcunun bulunduğu ev, bizim “yumuşak karnımızdır”. Mars oraya girdiğinde, en ufak bir eleştiriyi bile şahsımıza yapılmış bir suikast girişimi gibi algılarız. 10. evde itibarınızın zedelendiğini sanıp istifa mektubu yazabilir, 6. evde iş arkadaşınızın “günaydın” deme tonuna takılıp günlerce küs gezebilirsiniz. Bu dönemde mantık tatile çıkar, yerini “ben öyle hissettim” diktatörlüğüne bırakır.
Stratejik Analiz: Yengeç Yürüyüşü (Sideways)
Mars Yengeç’te direkt saldırmaz. Tıpkı bir yengeç gibi yan yan yürür, hedefin etrafında dolanır ve en beklenmedik anda kıskaçlarını geçirir. Buna “Pasif-Agresyon” denir. Kapıları çarpmak, “yok bir şeyim” diyerek surat asmak, bulaşıkları gürültülü yıkamak bu dönemin milli sporudur. Düşmanınızın yüzüne gülüp, arkasından (veya içinden) lanet okumak, bu enerjinin gölge yönüdür.
Mide Krampları ve Duygusal Oburluk
Bu evrede zar zor kurtulduğunuz o “gece yarısı buzdolabı baskınları” nüksedebilir. Yengeç mideyi yönetir; Mars ise ateşi ve asidi. Öfkeyi ifade edemeyip yuttuğumuzda, o öfke midede gastrit, ülser veya yanma olarak geri döner. “Beni yiyip bitiren” meseleler, gerçekten de sizi içeriden yemeye başlar. Zaaflarınızın ortaya çıkmaya bu denli elverişli olduğu bir dönemde, kendinizi “acı patlıcanı kırağı çalmaz” diyerek arabesk bir koyvermişliğe teslim etmek yerine, duygusal bir diyet uygulamanız gerekir. Ruhsal irade sınavı, o pastayı yemekte değil, o “trip atma” isteğini bastırmaktadır.
Yengeç burcundaki Mars, kendimizi olduğu kadar, sevdiğimiz kişileri de korumak, hatta onları boğacak kadar sahiplenmekle alakalıdır. Bu dönemde “annelik” (cinsiyetten bağımsız olarak) bir koruma kalkanından ziyade, boğucu bir “duygusal şantaj” aracına dönüşebilir. “Ben senin için saçımı süpürge ettim” cümlesi, bu transitin marşıdır. Partnerler birbirlerine kulak vermeli; zira bu dönemde söylenen sözler değil, söylenmeyen imalar ilişkileri bitirir.
Fil Hafızası ve Tarihi Eser Niteliğindeki Kinler
Yengeç burcu, zodyakın tarihçisidir; asla unutmaz. Mars buraya geldiğinde, 10 yıl önceki bir tartışmayı, dün yaşanmış gibi taze ve canlı bir öfkeyle masaya getirebilirsiniz. “Sen zaten 2015’te de bana böyle bakmıştın” cümlesini kuruyorsanız, bilin ki Mars Yengeç etkisi altındasınız. Geçmiş, bir silah olarak bugüne doğrultulur.
Kırık Kabuklar ve Camdan Kaleler
Mars’ın Yengeç burcundaki transiti en çok da, geçmişte aldığı yaralar yüzünden “güven” duygusunu, içine kimseyi almadığı camdan bir kale gibi tahayyül edenleri yaralar. Zamanla birlikte hem dost hem de düşman olabilen bir duygu güven; ne kadar sakınırsak o kadar batıyor kalbimize. Oysa bizi yalnızlaştıran ve acıtan şey dışarıdaki dünya değil, kendi ördüğümüz o kalın, yosun tutmuş kabuklarımızdır.
Kırın kabuklarınızı, kurtulun o ağır yükten. Sevginizde de, öfkenizde de dolambaçlı yollara sapmadan, cömert ve candan olun. Gözlerini kapatıp kendini boşluğa bırakmak gibi, inanın evrenin (veya en azından sevdiklerinizin) sizi kollayacağına. Zira en nihayetinde, yaşamın o büyük ve karmaşık kitabında “insan yanıldığı kadar, kırıldığı kadar ve tekrar ayağa kalktığı kadar insandır”.
Cesaret ve umutla…
İlk kez HThayat’ta yayınlanmıştır.










