Doğum Haritasında Mars ve Plüton Kavuşumu
Mars ve Plüton birleşimi trajik olaylarla ilgili bulunur. Fakat demek değildir ki doğum haritasında bu açıya sahip kişiler lanetlidir. Mars ve Plüton birleşiminin oldukça dramatik olduğu doğrudur. Ancak bu açının bulunduğu harita sahipleri, yaşadıkları acıları ve hissettikleri tutkuları bir şeyler üretmeye odaklarlarsa açının kötücül yanlarını telafi ederek başarılı olabilirler. Örneğin eğer bir müzisyen, haritasında ki Mars ve Plüton kavuşumun verdiği derin duyguları müzikle harmanlar ve kendini bu yönde ifade etmeye adarsa, onun müziği diğer pek çok müzisyenden çok daha etkileyici olacaktır.
Yıkıcıdır Mars ve Plüton birlikteliği, yasak meyveyi tatmak, tabuları yok saymaktır. Ama bu yıkıcı enerji yaratıcı bir yöne odaklanırsa kişi bir büyücü gibi mucizeler yaratabilir. Tıpkı ünlü şair Charles Baudelaire’in sözcükleriyle yaptığı gibi.
Mars/Plüton Kavuşumu: Ateşi Taşımak
Mars ile Plüton’un kavuşumu insanın içindeki en çıplak çığlığın yankısıdır. Derinde kaynayan bir yanardağ gibidir. İçine gömersen seni içeriden çürütür. Kontrolsüz bırakırsan çevreni yakar. Ama bu ateşi taşımak mümkündür. Önemli olan, bu enerjiyi avucunda kor gibi tutmayı öğrenmektir.
Bu açıya sahip olanlar hayata erken uyanır. Çocuklukları bile çoğu zaman güvenli değildir. Adaletsizliği, kaybı, şiddeti görürler ve içlerinde hayatta kalmak için bir savaşçı doğar. Bu savaşçı sadece yıkmak için değil, yeniden doğmak ve kendi yolunu açmak için vardır.
Bastırıldığında bu enerji kaygıya ve kontrol saplantısına dönüşür. Patladığında öfke olur ve yakar. Ama dönüştürüldüğünde olağanüstü bir kudret açığa çıkar. Yaratıcılık, şifa, dayanıklılık ve başkalarını da etkileyen büyüleyici bir güç…
Gölgeyle Temas
Mars/Plüton kavuşumu en çok güç ve şiddet temalarıyla sınar. Kimisi bu enerjiyi baskı kurmaya ya da saldırıya dönüştürür. Kimisi ise bu enerjiyi dışarıdan gelen baskıcı figürler aracılığıyla deneyimler. Özellikle kadın haritalarında bu açı, güçlü ama aynı zamanda yıkıcı erkeklerle karşılaşma riskini artırabilir. Bu yüzden kadınların bu enerjiyle birlikte kendi öfkelerini tanımaları, sınırlarını korumaları ve güçlerini bilinçli biçimde sahiplenmeleri kritik önemdedir. Kendi gücünü tanıyan kişi artık dışarıdan gelen baskının esiri olmaz.
Natalie Wood
Natalie Wood’un haritasındaki Mars–Plüton kavuşumu cazibe ile karanlığın aynı bedende nasıl yaşayabileceğini gösterdi. Çocuk yaşta şöhretin baskısı, yetişkinlikte ışıklarla gölgelerin iç içe geçtiği bir hayat ve hâlâ gizemle hatırlanan trajik ölümü. Onun hikâyesi bu kavuşumun büyüleyici ama gölgelerden kaçamayan yüzünü yansıttı.
Prenses Diana
Diana da bu kavuşumla doğdu. Sarayın kuralları, baskılar, ihanete uğramış bir evlilik… Hepsi gölge tarafıydı. Ama Diana ateşi dönüştürmeye çalıştı. AIDS hastalarının elini tutması, kara mayınlarını temizlemek için yürüyüşü, Mars’ın cesaretini Plüton’un karanlığına taşıma çabasıydı. Yine de hayatı Paris’teki trajik bir kazayla noktalandı.
Jeff Buckley
Jeff Buckley’nin sesi Mars–Plüton kavuşumunun canlı hâli gibiydi. Erotizm, hüzün ve neredeyse kutsal bir tutku şarkılarında yankılandı. Kısa ömrüne rağmen silinmez bir iz bıraktı. Mississippi Nehri’ndeki ölümü bu kavuşumun dramatik yüzünü bir kez daha gösterdi.
Kavuşumun Dersi
Mars–Plüton kavuşumu kolay bir yol vaat etmez ama bir lanet de değildir.
Asıl mesele İçindeki ateşi nasıl taşıyacaksın. Kendini mi yakacaksın, başkasını mı. Yoksa o ateşi ışığa mı çevireceksin.
Cesaret Ve Umutla










