Yay’da Dolunay – Bu diyardan gitmek mi bu deveyi gütmek mi?

Her Dolunay etkisi yaklaşık 5 gün öncesinde başlar ve dolunaydan birkaç gün sonrasına kadar devam eder. 4 Haziran’da Mars, Yengeç burcuna ilerleyerek dünyevi anlamda güvenlik birimlerini ve savunmayı harekete geçirdi. 9 Haziran Yay Dolunayı etkisiyle ise küresel bir kaynama noktası oluştu. Yay burcu uluslararası ilişkiler anlamına gelir ve Satürn, Yay burcunda siyasi ambargolara zemin oluşturur.

Yay burcunun sembolüne baktığınızda yarı insan – yarı at olan bir figürün elinde gergin bir yay tuttuğunu ve gökyüzünü hedef alan okun ileriye fırlamak üzere durduğunu görürsünüz. Yunan mitolojisinde, yarı hayvan – yarı insan olan bu yaratıklar Sentor ismini alırlar ve Sentorlar genelde başına buyruk, olay çıkaran, fanatik, tehditkar, ayarsız ve keyfine düşkün olarak tanınırlar.

Semboliğin yarı at olan kısmı, Yay burcunun içgüdüselliği, hareketliliği ve göçebeliği hakkında bilgi verirken, yarı insan kısmı yeni ufukların arayışındaki öğrenmek ve bilmek isteyen kişiyi, ilkelden medeniyete yönelimi temsil eder. Gökyüzüne doğrulmuş ok ve yay ise bir silah olduğu kadar, tanrısallıktan ilham almanın, gökyüzünün bilgeliğini kullanmanın da simgesidir.

Yay burcu okuyla gökyüzündeki bir yıldızı hedef alıp koşarken, önündeki tümseklere takılıp düşmesiyle de ünlüdür. Dolayısıyla insanlara veya hayatınıza dair aşırı iyimser ve büyük beklentileriniz varsa, Dolunay atladığınız detayların aslında ne kadar mühim olduğunu anımsatarak, ayağınızı yere sağlam basmanız ve yavaşlamanız gerektiğini hatırlatabilir. İki hafta önce İkizler burcundaki Yeniay ile birlikte yapılan gıybetlerin ve boşboğazlığın faturası Yay Dolunay’ında kesilebilir. Yine iki hafta önce mantıksızca “ben filanca yere taşınacağım” dediğiniz konuda gerçekçi koşullarla yüzleşmeniz gerekebilir. Dolunayda sizden gizlenen bir gerçeği öğrenebilir ya da hayata dair bir gerçek keşfedebilirsiniz.

Yay burcu asker, kahraman, öğretmen, dindar kimliklerini taşımaktan hoşlanır. Bu kimlikleri hayata uyarlayarak özgürleşmenin kendince mücadelesini veren Yay, fikirleri ve inançları konusunda son derece ısrarcı olabilir. Oysa insanın erken yaşlarda yakın çevre dolayısıyla maruz kaldığı felsefi, kültürel ya da dini eğilimleri aşarak, kendi özgün yolunu çizmeden ruhsal bilgelik yolunda ilerlemesi de mümkün olmaz.

Yay Dolunayı bilhassa Yay, İkizler, Başak ve Balık burçları ya da yükseleni bu burçlardan olan kişiler üzerinde etkili olabilir. Tansiyon yükselir ve ilişkilerde “ya bu diyardan gideceksin, ya bu deveyi güdeceksin” yazan bir yol ayrımına varılabilir. Nihayetinde bazı develer güdülemeyeceği için, bazı diyarları develeriyle kabul etmek ya da arada bir başka diyarlar keşfetmeye gönüllü olmak daha gerçekçi olabilir!

Yay burcunun yöneticisi olan Jüpiter, kanatları simgeler ve Yay burcu diyardan diyara, yaşamdan yaşama ve insandan insana uzanan yollardır. Sağ kanadımızda yaralarımız, sol kanadımızda acılarımızın şifasını taşırız. Bir kanadımız gururun, öfkenin ve hırsın ağırlığıyla bizi dibe çekerken, diğer kanadımız anlayışın, sevginin ve cömertliğin şevkiyle bizi yükseltir. Bir kanadımızda dünyanın tüm gözyaşlarını yüklenir diğer kanadımızla herkese yetecek kadar gülümseyiş taşırız. Bir yanımız reddediş bir yanımız kabulleniştir. Özgürlüğü kucaklamak için tek bir kanat yetmez. Gökyüzünde bir yıldızı hedef alıp ona ulaşmakla, kendi içinde en uzak noktaya seyahat etmek arasında fark yoktur. Ancak her iki uzak noktaya birden gitmeye cesaret eden kişi için, evren talihin bütün kapılarını şefkatle aralar. Nihayetinde uçmak bir denge işidir ve uçmak kanatların taşıdığı anlamlardan bağımsız, serüvenin kendisidir.

Cesaret ve umutla…

İlk kez HThayat‘ta yayınlanmıştır.

Yorumlar