Balık Burcu Sembolizmi
“Sonsuzluğun Okyanusunda İki Yönlü Akış”
İki Balık, Tek Kordon: Çelişki ve Birlik
Aziz ve günahkâr gibi madalyonun iki yüzünü hatırlatan çift yönlü Balık sembolizminde aksi yöne yüzen iki balık figürü görürüz ve aralarında birbirlerine bağlandıkları bir kordon bulunur. Bu çelişkili sembolü birbirini iten veya çeken, birbirini harekete geçiren karşıt faktörler olarak tanımlayabiliriz. Balıklardan biri gitmekte, biri dönmektedir. Bir dönem bitmekte, bir diğeri başlamaktadır.
Kutsal Geometri: Vesica Piscis
Balık sembolü, geometride “Vesica Piscis” (Balığın Kesesi) olarak bilinen, iki dairenin kesişiminden oluşan şekille ilişkilidir. Bu şekil, maddi dünya ile manevi dünyanın kesişim noktasıdır. Hristiyanlıktaki “İsa Balığı” sembolü de buradan gelir. Balık burcu, ilahi olanın maddeye, maddenin de ilahi olana dönüştüğü o eşik kapısıdır.
Evrende her şey Balık burcu sembolünde olduğu gibi birbirine bağlıdır. Ancak kımıldamalarını sağlayan bir dalgayla karşılaşmadığı sürece iki balık arasındaki bağ kararsızlığı, iki şey arasında çelişkide olmayı ve bu yüzden bir nevi hareketsizliği simgeler. İtme, çekme, aydınlık, karanlık vb. karşıtlıklar hareket için gereklidir. Balık sembolünün iki tarafındaki eğimler duyguları ve yüksek bilinci temsil eden ayın hilal fazına benzemektedir. Ay ruhani yaşamdır. İki hilal arasındaki kordon ruhani olanla materyal dünyanın sınırlarını çizer.
Her şeyi bir arada tutan manevi bağın simgesi Balık burcu denizle özdeştir. Deniz her şeyin ortaya çıktığı ve sonunda geri döndüğü yaşamın gücü ve sınırsız kaynağıdır. Zodyak çemberinin son burcu olmasından mütevellit yılın Balık burcu evresi (19 Şubat – 20 Mart) eski yaşamın kalıntıları arasında yeni yaşamın ilk işaretlerini aradığımız aşamadır. Balık burcu havanın, suyun ve toprağın ısındığı, tohumun toprakta kabardığı zamana denk gelir. Son burç olan Balık her şeyin kaynağına dönmesi ve çözülmedir.
Sınırların Silikleşmesi ve Teslimiyet
Balık burcu ve Neptün başkasıyla bir olmayı, evrenle bir olmayı, nihayetinde yaratıcıyla bir olmayı arzular. Balık burcunda sınırlar silikleşir. Dolayısıyla Balık burcu evresinde pek çok seçenek ve ihtimaller arasında ikilemde kalınması, adeta paralize olmuş gibi hissedilmesi doğaldır. Herhangi bir konuda duygusal tatmin sağlayan bir sonuç elde edilmesi güçleşir. Zira Balık burcu rasyonel ve net bir vizyonun işareti değildir. Daha çok rüzgârda salındığımız ya da akıntıda sürüklendiğimiz hissi hakimdir. Çaba göstersek de bizden bağımsız hayatımıza tesir eden güçlere karşı koyamayabiliriz.
Kolektif Bilinçaltı: 12. Ev
Balık burcunun evi olan 12. Ev, “Kolektif Bilinçaltı”nın deposudur. Burası, insanlığın tüm rüyalarının, korkularının ve umutlarının biriktiği okyanustur. Balık burcu insanı, bu okyanusa doğrudan bağlıdır. Bu yüzden başkalarının acısını kendi acısı gibi hisseder, “sünger” gibi ortamdaki enerjiyi çeker. Sınır koymak, bu burç için en zor derstir.
Enerjimiz düşer, uykuya daha fazla ihtiyaç duyduğumuzu hissederiz. Balık burcu ayaklarla ilgili sağlık sorunlarını ve vücudun su tutmasıyla ilgilidir. Sporla ilgili sakatlıklar, gut, ayak ağrıları gibi sorunlara şifa aranabilir. İlaç, alkol ya da madde bağımlılığı, psikosomatik rahatsızlıklara yatkınlık artabilir.
Bir diğer taraftan Balık burcu ve Neptün arketipsel sembolleri, rüyaları, masalları ve söylenceleri temsil eder. Yaratıcılık ve hayal gücü gerektiren sanatın her alanı (müzik, şiir, fotoğraf, resim vb.) Balık burcu etkisindedir. Tüm bunlar ise daima her kültürde insanın kendisinden daha büyük güçlerle ve evrensel gerçeklikle ilişki kurmasını sağlayan, böylece yaşantılara canlılık katan güçler olarak benimsenmiştir.
Akışa Bırakmak ve Şifa
Balık burcu evresi dünyanın sorunlarına somut çözümler üretmek ve sorumluluklarımızla başa çıkmak için ideal zaman sayılmaz. Bu aşamada yaşama karşı en az direnci göstererek teslimiyet duygusunu tecrübe etmek faydalıdır. Ortaya neyi ne kadar koyduysanız, ne kadar paylaşmaya açık olduysanız, geriye o kadarını alırsınız.
Arınarak, başkalarını iyi ederek, dinlenerek, terapilerin ve duaların gücüyle iyileşmemiz, aradığımız umudun hiç hesaba katılmayan durumlar ve insanlar olduğunu fark ederek yenilenmemiz önemlidir. Balık, son sözü söyler ve perdeyi kapatır; ama bu son, aslında yeni bir Koç başlangıcının rahmine düşen tohumdur.
Cesaret ve umutla…
İlk olarak HThayat’ta yayınlanmıştır.










