Jüpiter ve 9. Ev: Uzaklar
“Kozmik Seyahat Acentası ve Dönüş Bileti Olmayanlar”
Seyahat etmeye eğilimli olduğumuz rotalar, başımızı belaya soktuğumuz o büyük maceralar ve “kendimi bulmaya gidiyorum” diyerek aslında evdeki sorumluluklardan kaçışlarımız… Haritada tüm bunların cevabı Jüpiter ve 9. evdedir. Jüpiter, bizi olduğumuz yerden alıp, olmamız gereken yere (bazen tekme tokat) götüren o neşeli ama hadsiz talih gezegenidir. Sınırlarımızı genişleten bu kozmik rehber, burçlarda ve evlerdeki yerleşimine göre ruhumuzun neye “aç” olduğunu fısıldar. Kimimiz için seyahat beş yıldızlı bir otelin havuz kenarıyken, kimimiz için bir dağın tepesinde oksijensiz kalmaktır.
Koç ve Terazi: Yalnız Kurt ve Salon İnsanı
Jüpiter Koç burcundaysa, kişi “yalnız kovboy”dur. Yanında mızmızlanan, “ayaklarım ağrıdı” diyen birini çekmektense, sırt çantasını alıp savaş bölgesine gitmeyi tercih eder. Bu kişiler gittikleri her yerde bela ile macera arasındaki o ince çizgide yürürler. Ekstrem sporlar, hızlı arabalar ve “bunu evde denemeyin” denilen her şey onların ilgi alanıdır. Onlar için yolculuk, bir fetih girişimidir.
Tam karşıtında, Jüpiter Terazi ise “rezervasyon” insanıdır. Onlar için seyahat, yanında uyumlu bir partner (tercihen fotoğrafını çekecek biri) ve yüksek iplik sayılı çarşafları olan bir otel odası demektir. Jüpiter Terazi, aşkı ve estetiği uzaklarda arar; Paris’te bir kafede veya Milano’da bir defilede ruh eşini bulacağına inanır. Yalnız gezmek onlar için bir trajedi, konforsuzluk ise hakarettir.
Boğa ve Akrep: Garantici ve Dedektif
Jüpiter Boğa, Zodyak’ın “her şey dahil” turistidir. Onlar için macera, bildikleri bir restoranda farklı bir tatlı sipariş etmektir. Risk almazlar, sürpriz sevmezler ve bavullarında mutlaka yedek yiyecek bulunur. Toprağa, lükse ve dokunabildikleri hazlara düşkündürler. Buna karşın Jüpiter Akrep, turistik rotalardan nefret eder. Onlar, kimsenin gitmediği, haritada işaretlenmemiş, belki biraz tekinsiz ve mutlaka bir hikayesi (cinayet, efsane, batık gemi) olan yerlere çekilirler. Akrep, yer bildirimi yapmaz; çünkü izini kaybettirmek ister. Boğa en verimli toprağı, Akrep ise en derin ve karanlık suyu arar.
İkizler ve Yay: Turist ve Gezgin
Jüpiter İkizler, “Evliya Çelebi” sendromudur; her şeyi görmek, herkesle konuşmak ve her tabelayı okumak ister ama çabuk sıkılır. Uzun yolculuklar onları boğar, onlar “hafta sonu kaçamağı” insanıdır. Bavulları kitap ve dergi doludur ama hiçbirini okumazlar. Kararsızdırlar; bilet alıp son dakika iptal edebilirler çünkü akılları başka bir rotada kalmıştır.
Jüpiter Yay ise bu işin “piridir”. Onlar turist değil, gezgindir. Gidecekleri yer ne kadar uzak, kültürü ne kadar farklıysa o kadar heyecanlanırlar. İkizler “burada ne yenir?” diye sorarken, Yay “hayatın anlamı nedir?” diye sorarak tapınakları gezer. Yay için havaalanı, evinden daha konforludur. Pasaportları, onların en kutsal kitabıdır.
Yengeç ve Oğlak: Ev Kuşu ve CEO
Jüpiter Yengeç, seyahate çıkarken evi de sırtında götürmek ister. Yanında sayısız valiz, kendi yastığı, hatta çaydanlığı bile olabilir. Gittikleri yerde ilk işleri “kendilerini evde hissedecekleri” bir köşe yaratmaktır. Genelde su kenarlarını, nostaljik kasabaları ve ailece gidilebilecek yerleri severler.
Jüpiter Oğlak ise “business class” yolcusudur. Onlar boş boş gezmeyi sevmezler; seyahatin bir amacı, bir prestiji veya kariyerlerine bir katkısı olmalıdır. Zorluklardan korkmazlar; dağ zirveleri, soğuk iklimler veya disiplin gerektiren rotalar (askeri disiplinle gezilen müzeler gibi) onlara göredir. Yengeç 3 bavulla gezerken, Oğlak kabin boy çantayla dünyayı dolaşır; çünkü fazlalık sevmez.
Aslan ve Kova: Diva ve Uzaylı
Jüpiter Aslan için seyahat bir “sahne şovu”dur. Gittikleri yer “trend” olmalı, fotoğraflarda mükemmel görünmeli ve kendilerini kraliyet mensubu gibi hissettirmelidir. Lüks, ışıltı ve eğlence olmazsa olmazdır. Jüpiter Kova ise bu dünyanın sınırlarını zorlar. Onlar için en ideal seyahat rotası “Mars Kolonisi”dir. Sıra dışı, marjinal, kimsenin gitmediği, tuhaf ve özgür yerleri severler. Aslan alkışlanacağı yere gider, Kova ise kaybolacağı ve tuhaf insanlarla tanışacağı yere.
Jüpiter Başak, gittiği otel odasını önce dezenfekte eden, her şeyi organize eden ve sürprizlerden nefret eden titiz gezgindir. Kalabalıktan kaçar, doğa kamplarını veya detoks merkezlerini sever. Jüpiter Balık ise, haritayı evde unutur, yanlış trene biner ve bunu “kaderin bir işareti” olarak yorumlar. Onlar için her yolculuk mistik bir hac ziyaretidir. Yol sürgündür, yol kefarettir ya da yol ödüldür; Balık o yolda erir ve okyanusa karışır.
Cesaret ve umutla…
İlk kez HThayat’ta yayınlanmıştır.










