Büyük Amerikan tutulması: 21 Ağustos Güneş tutulması neden önemli?

Gökyüzünün Güneş’i yuttuğu, günün geceye döndüğü, sıcaklığın aniden düştüğü, gündüz vakti karanlık gökyüzünde yıldızların parıldadığı tam bir Güneş tutulması muhtemelen en ihtişamlı ve hayret verici doğa olayıdır. Antik zamanlardan beri zamansız gizemlerin sembolü olan Güneş tutulmalarında doğa adeta doğaüstü bir hale bürünerek bize mucizevi yüzünü gösterir.

Dünyanın neredeyse her bölgesinde gözlemlenerek tarihe not düşülen tutulmalar, sadece sıradan insanların değil, kralların ve imparatorların da korktuğu kültürel fenomenler olarak da benimsenirler. Bilhassa tam Güneş tutulmaları, kralların ve peygamberlerin doğumu ya da ölümü, savaşların başlaması ya da sonlanması, ulusların yükselişi ya da yıkımıyla, depremler, volkanik patlamalar ve doğal felaketlerle anılırlar. Zodyakın aynı derecesinde yaklaşık 18 senede bir tekrarlanan Güneş tutulmalarının her biri farklı etkileriyle değerlendirilir ve saros serisine göre numaralandırılır.

21 Ağustos’ta tam Güneş tutulması Amerika’nın batısından doğusuna kıtanın pek çok yerinden gözlemleneceği için bu gökyüzü olayını “Büyük Amerikan tutulması” olarak isimlendirenler var. Astrolojide tam bir Güneş tutulmasının izlenebildiği coğrafyaların öncelikli olarak etkilendikleri öngörülür.

Dünya, tıpkı bu sene Ağustos ayında yaşayacağımız tutulmanın benzerlerini, yani saros numarası 145 olan tutulmaları 1918, 1927, 1945, 1963,1981 ve 1999 yıllarında izlemişti.

1999 tutulması Avrupa ve Ortadoğu üzerinden ilerleyerek Hindistan’a doğru bir hat izlemiş bu noktalardan gözlemlenebilmişti. 1999 yılı Türkiye’de büyük bir depremle anılan, siyaseten izlenen yönün kökten değiştiği zamana işaret ediyor. Aslında bu tarihten beri hiçbir şey eskisi gibi olmadı ve hala 1999 tutulmasının etkisinde olduğumuz söylenebilir. Zira 2026 yılına kadar Avrupa’da böylesine etkili bir tutulmaya tanık olmayacağız.

1999 yılında Avrupa’nın gündeminde Kosova savaşı vardı ve aynı yıl Vladimir Putin Rusya başkanı seçildi. Terör eylem ve örgütlerindeki artış da bu yıla denk geliyor.

1945 Temmuz ayındaki 145 saros numarasındaki bir diğer tutulma Amerika’nın Japonya’da patlattığı ilk atom bombasıyla anılmakta. Bu tarih aynı zamanda dünyanın nükleer savaş dönemine girdiğini temsil etmesi açısından önemlidir. Güneş tutulması bir savaşın sonlanması anlamına gelirken, bir diğerinin başlamasına da öncülük etti. Batı ve doğu arasındaki soğuk savaşın başlangıcı da bu tarihe rastlar.

1981 Aslan burcundaki saros 145 tutulması milyonlarca insanın Prince Charles ve Lady Diana’nın kraliyet düğününü televizyonlarından izlediği yıldır.

1918 yılından beri ilk defa Amerika’nın büyük bölümünde izlenecek tam bir Güneş tutulması gerçekleşecek ve bu durum 2024 yılına kadar bir daha tekrarlanmayacak. Dolayısıyla bu yıl Amerikan tarihinde 7 sene sürecek bir dönemin başlangıcını gösteriyor. Nükleer girişimler, bio terörizm ya da sanal savaş ihtimali, havacılık ve uydu iletişimleri yönünde teknolojik ilerlemeler, NASA’nın yeni buluşları ve bir diğer yandan küresel olarak yaygınlaştırılan bilgisayar virüsleri beklenebilir. Amerika’nın bu döngüsü aslında tüm dünya için de son derece önemli.

Tutulmalar alışılageldik düzenlerin ve siyasetin değişimini temsil ederler.  Ağustos tutulması dört kraliyet yıldızından biri olan Regulus’la kavuşumda gerçekleşecek. Bu etki önemli liderlerin ve devlet adamlarının düşüşü ve yenilerinin yükselişiyle özdeşleştirilir.

Mundane açılımlar dışında, 26 Şubat ve 21 Ağustos günlerine yakın doğumgünü kutlayacak olanların hayatlarına bir nevi reset atarak önemli değişimlere hazırlanmaları gerekiyor.

Cesaret ve umutla

 

İlk kez HThayat‘ta yayınlanmıştır.

Yorumlar