Satürn ve Plüton Kavuşumu
“Güç Dengelerinin Yeniden Dağılımı ve Sıfır Yılı”
2019 yılının Nisan – Temmuz ayları arasında etkili olmaya başlayan Satürn Plüton kavuşumu 2019’un Kasım ayı ile 2020 Şubat arasında son olarak da 2020 Temmuz ve Aralık arasında etkisini göstermeye devam edecek.
33 senede bir tekrarlanan bu açının en son Oğlak burcunda gerçekleşmesinden itibaren 500 sene geçti. Satürn Plüton kavuşumu önemli bir kırılmaya, yıllardır biriken enerjinin bir anda ortaya çıkmasına yüzyılın kaynama noktalarından birine işaret ediyor. Transit etkisi en temel yorumuyla kitlesel yok oluş korkusu ve hayatta kalma direnci demektir. Aynı zamanda güç dengelerinin bozulup yeniden dağılabileceği 2020 yılında insanlığı büyük sınavların beklediği öngörülebilir.
Kavramsal Dipnot: Plütokrasi
Plüton, “zenginlik” ve “yeraltı” tanrısıdır. Satürn ile birleştiğinde, “Plütokrasi” (zenginlerin yönetimi) kavramı en sert haliyle sınanır. Bu açı, sermayenin ve gücün aşırı derecede merkezileşmesini, ardından da bu yapının kendi ağırlığı altında çökmesini simgeler. Para ve güç arasındaki kirli ittifakların açığa çıktığı, “kral çıplak” denilen dönemdir.
Kişisel ve küresel düzlemde yeni güç dinamiklerinin yükselmesi kaynak değerlerde dalgalanmalar ve stratejik kartların yeniden dağılımı ya da gücün el değiştirmesi sonucunda bağımsızlığını ilan eden ülkeler ve reforma giden sistemler söz konusu olur.
Tarihsel Krizler ve Kırılma Anları
Her iki gezegenin de korkunun ve sonların sembolü olması sebebiyle Satürn ve Plüton arasında gerçekleşen özellikle kavuşum ya da karşıt açılarda küresel ve siyasi krizler öngörülür. Yakın geçmişte 1517-1518, 1680, 1914-1915, 1947 1982 yıllarında Satürn Plüton birleşimi gerçekleşmiştir.
-
1914 (I. Dünya Savaşı): Dünya savaşına işaret ederken Osmanlının ve Rus monarşisinin çöküşüyle yeni yönetim sistemleri rağbet görmüş ve tamamen yeni bir Avrupa haritası ortaya çıkmıştır.
-
1947 (Soğuk Savaş Başlangıcı): İkinci Dünya Savaşı’nın bitişinden sonra gerçekleşen birliktelik, Almanya’nın yenilgisiyle Avrupa’daki güç boşluğunu ve kargaşayı simgeler. Sovyetler ve Amerika yükselmiştir.
-
2001 (Karşıt Açı): İkiz kulelerin yıkılışıyla anılır. 2019’da Satürn ve Plüton birleşirken bir sembolik kule daha, Notre Dame Katedrali yandı.
-
1982 (AIDS Krizi): Modern zamanların vebası olarak bilinen AIDS gündemdeydi. Bu salgın, dini ve siyasal çıkarlar için kullanıldı.
Yok Oluş Korkusu ve Büyük Sınav
Satürn Plüton birleşimi geçmişte yaşanmış bir vahşete verilen gecikmiş tepkiler anlamına gelebileceği gibi, doğal felaketler, terör saldırıları, politik ayrılıklar, ekonomik kriz, nükleer ve kimyasal silahlar, kazalar, epidemik salgınlar, katliam, savaş, iklim krizi gibi durumlarla insanın en ilkel korkularından birini “kıyamet” korkusunu uyarabilir.
Kişisel ve kolektif manada yok olma tehdidiyle karşı karşıya kalmak ise hayatta kalma arzusunu güçlendirir. İnsanlar korkunç gelişmelere rağmen ve bir şansları daha olabileceğini anladıkları zaman iyileşme safhası başlar.
Simyasal Süreç: Yıkıcı Yaratıcılık
Plüton “Anka Kuşu” (Phoenix) arketipidir; yanarak ölür ve küllerinden doğar. Satürn ise “Zaman” ve “Karma”dır. Bu ikili birleştiğinde, eskiyen, çürüyen ve işlevini yitiren her yapı (sistemler, binalar, ideolojiler) acımasızca yıkılır. Bu yıkım keyfi değil, zorunludur. Çünkü yeni dünyanın temelleri ancak bu enkaz temizlendikten sonra atılabilir.
İktidarların organize suçlar ve gücün kötüye kullanımıyla derinleşen ahlaki yozlaşmalarından bahsedilebilir ve fakat yeni bir yaşamın doğması için bilinen bu dominant güçlerin yıkımı zorunlu hale gelir.
2020 yılında Satürn yeryüzünün içinde bulunduğu “aşırılıklar” ve “saplantılar” konusunda temizlik, kısıtlama, dengeleme anlamı taşıyabilir. Plüton transiti kuşaktan kuşağa aktarılan maddi ve manevi borçlarla yüzleşmeyi gerektirir. Plüton yıkar, Satürn inşa eder dolayısıyla bu iki gezegenin sembolik birlikteliği küresel anlamda zorlu bir yeniden yapılanma vaat eder.
Toplumun arka planında yeralan ve uzun zamandır saklı olan tüm eylemler ve gizlenen finansal suçlar artık görünür olur. Zira Satürn Plüton ile birleştiğinde gölgeler gerçekler halini alır. Plüton derindekileri yüzeye taşır gerçekleri deşifre eder, perdeleri kaldırır. Hükümetlerin gücü ve kontrolü modern dünyanın hiç tanık olmadığı kadar büyür ve fakat hemen ardından yıkım başlar.
Gelecek Projeksiyonu ve Sembolik Sıfır
Bilhassa Mars’ın Koç burcunda ileri/geri hareket edeceği ve Satürn Plüton ikilisine kare açı yapacağı zaman yani 2020’nin ikinci yarısında (bilhassa 2020’nin son birkaç ayında) ciddi siyasi gerginliklerden ve küresel bir savaş ihtimalinden bahsedilebilir.
AB, NATO ve IMF gibi global oluşumları kapsayan krizler söz konusu olabilir. Ardından gelen dönemde ise yeni bir politik düzenin ve ekonomik sistemin doğuşu gündeme gelebilir.
2020 Nisan ayında Jüpiter Plüton kavuşumu yaklaşırken Mars ve Satürn kova burcunda bir araya gelecekler ve Uranüs’e kare açı yapacaklar. Dijital manipülasyon jeopolitik oyunlar sanal sabotaj ve skandallar ortaya çıkabilir.
Hali hazırda ekonomi de dahil neredeyse her konuda krizde olan Türkiye’nin krizleri aşması 2022 itibariyle gerçekleşebilir. O zamana kadar Türkiye’nin geleceğini baştan sonra değiştirecek planları bozacak zamanlar öngörülebilir. 2020 – 2021 yılları Türkiye için büyük tarihi olayların gerçekleştiği bir evre olabilir.
“1842 endüstri devriminden beri dünya kaynaklarını sömürüyor ve daha fazlasını elde etmek için daha fazla kaynak tüketiyoruz. Artık insanlığın vizyonunun güncellenmesi gereken son çıkıştayız.”
2020 yılında genetik ve fizikle ilgili olarak dönüm noktası niteliğinde gelişmeler yaşanabilir. Kova burcundaki Jüpiter Satürn birleşmesi nüfus planlamasını ön plana taşıyabilir.
Satürn Plüton ve Jüpiter zirvesi artık alışılageldik zeminlerin değişeceğinin ve bir daha hiçbir şeyin aynı olmayacağının habercisi.
Astrolojik yönüyle sembolik ve tarihi bir “sıfır yılı” nın eşiğindeyiz. Majör dünya olaylarıyla birlikte belki de hayatımız boyunca tecrübe edeceğimiz en güçlü ve yoğun duygularla tanışacağız.
2020 yılı özellikle 1982 yılında doğanlar, yıl fark etmeksizin 12 – 21 Ocak arasında doğanlar için etkili ve önemli olabilir.
Yeryüzü çeşitli kıyametlere tanıklık etmiştir. Fakat bunların hiç birisi gerçek bir son olmamıştır. Kıyamete dair umutlar, korkular ve saplantılar insanlık tarihi kadar eskidir. Muhtemelen “biz mahvolduk artık sonumuz geldi” fikri dünyanın en eski ezberlerinden biridir. Ancak beklenen sonlar, aslında o sırada dünyada var olan koşulların dönüşümü anlamına gelmiştir.
Satürn bizi sınırlara götürür, fakat sınırların ötesine değil! Sınırları aşmak daha çok Uranüs, Neptün ve Plüton transitleriyle mümkün olabilir. Dolayısıyla 2020 yılı katlanma sınırlarımızı zorlarken ve dönüşüm arayışı başlarken 2023 – 2026 yılları arasında Plüton ve Neptün’ün burç değiştirmeleriyle yeni bir dünya düzenine, farklı bir medeniyet algısına geçiş söz konusu olabilir.
Cesaret ve umutla…
ilk kez hthayat’ta yayınlanmıştır.











