David Helfgott – Astrolojide Deha ve Delilik

 

İnsan zekası bilimin olduğu kadar Astrolojinin de ilgiyle yaklaştığı bir alandır. Psikolojide zekanın seviyeleri kimi testlerle ölçülebilmektedir. Astroloji ise, yıldızların ışığında üstün zekanın işaretlerini sorgulamaktadır. Kimi Astrologlar bütünden yola çıkarak zekaya dair genel tespitler yaparken, kimileri Arap noktaları gibi ayrıntılı incelemelerle uzun zaman harcar, astrolojide deha ve delilik arasındaki ince çizgide belli çıkarımlar elde etmeye uğraşırlar.

Psikoloji yani ruh bilimi, insanın davranışlarını yaşamsal süreçler içerisinde inceler, insan zihninin sınırlarını ve potansiyellerini tanımlamaya çalışır. Psikiyatri ise ruh ve sinir hastalıklarını tespit etmek ve önlemeye çalışmakla ilgilidir. Zihnin en bilinen haliyle “delilik” olarak adlandırılan olağandışı tutumu insanın genetik kodlarından mı kaynaklanır yoksa beynin fizyolojik yapısıyla mı ilgilidir, kesin ayrımlara bilimsel olarak henüz varılamamıştır.

Birini deli olarak nitelendirmek, aslında söz konusu kişinin olağandışı diyebileceğimiz davranışlarıyla ilgilidir. Delilik kadar üstün zeka da olağandışı bir durumdur. İnsan zihni kaotik olanı yadırgamaya programlanmış gibidir. Bu nedenle olağanın yani standart seviyelerin dışında seyreden her durumu “hastalık” gibi algılarız. Dehanın aslında delilikten pek farkı yoktur!

Astrolojiye göre ise üstün zeka ve çılgınlık arasındaki o ince çizgi, ürün verebilecek durumda olmak ya da olmamakla ilgilidir. Zeka testleri de ancak bu fark gözetildiğinde işlevli olabilmektedir.

David Helfgott, Sergey Rahmaninov’u en iyi yorumlayan piyanist olarak tanınmakla kalmaz, 1996 yapımı Oscar ödülüne layık görülen “Shine” adlı filme de konu olmuştur. Bir filme konu olup, milyonlarca insana ilham veren, adeta “cennetsi” müziğiyle yüreğimizde derin hayranlık uyandıran bu yıldız, bir dahi midir yoksa bir çılgının teki mi?

David Helfgott - Astrolojide Deha ve Delilik(David Helfgott, 19 Mayıs 1947, 08:24 – Melbourne, AUSTRALIA)

Wikipedia Helfgott için, “19 Mayıs 1947 günü Polonya asıllı Yahudi bir ailenin çocuğu olarak Melbourne, Avustralya da dünyaya gelmiştir” diyor ve ardından ekliyor “yetenekli bir piyanist olmakla birlikte, şizofreni rahatsızlığıyla da bilinmektedir”.

Astrolojide olağandışı her durumu Uranüs’le açıklarız. Uranüs Helfgott’un yükselenin de bulunmaktadır. Yaratıcılığı ve sınırsız hayal gücünü temsil eden Neptün ise Helfgott’un ASC’ına ve Uranüs’e üçgen açı yapmaktadır. Yani karşımızda Olağandışı (Uranüs) yeteneğiyle (Neptün) tanınan (ASC) bir kişi profili çıkıyor.

Venüs yöneticiliğindeki Boğa burcu müziğe ilgi duyar ve yeteneklidir. Güneş Boğa’da 12. evindedir. Bu da ünlü piyaniste dâhileri ve delileriyle tanınan “Balık burcu” nitelikleri katmaktadır. Ay’da Boğada 12. ev etkisindedir, yani Balıksıdır. 11. evde bulunan Koç Burcu ve yönetici Mars’ın da burada yer alarak sanatsal eğilimleri açıklayan 5. ev yöneticisi Venüs’le kavuşması kişinin müziğe yansıyan güçlü yeteneğini ve arzusunu gösterecektir.

Piyano, piyanistler, ya da genel anlamda müzikal yetenek Venüs, Terazi burcu, Boğa Burcu, Neptün, 5. ev, Aslan burcu, Ay’ın 5. Evde bulunmasıyla  ve bazen de Mars’la ilgilidir. Helfgott’un 11. evinde, Koç’un 28 derecesinde kavuşan Venüs ve Mars’ı görürüz. Venüs 5. ev yöneticisidir. 11. ev genel anlamda şansla ilgilidir. Yani bu eve düşen gezegen, ilgili konularda kişiye şans verecektir. Kişinin hayallerini ve arzusunu gösterir. Kavuşum derecesinde Mirach sabit yıldızı vardır, sanatı, sezgiyi ve yeteneği vurgular. Aynı zamanda şans noktası da buradadır.

Astrolojide zekayla ilgili olarak ilk akla gelen sembolikler; İkizler ve yöneticisi Merkür, iletişim ve kendini ifade edebilmeyle ilgili olarak 3. Ev, 1. Ev ve Ay’dır. Helfgott’un haritasına baktığımızda yükselenin 10 derece ikizler olduğunu görürüz. ASC yöneticisi Merkür 12. Evde İkizlerin ilk derecesinde bulunur. Harita sahibi başkalarının gözünden (ASC) oldukça farklı (Uranüs) biri olarak nitelenmektedir. Zekasıyla da (Merkür/ikizler) alışılmadık ve kolay anlaşılamayan (12. Ev) biridir.

Rach 3 gibi bir besteyi yorumlamak için oldukça hızlı ve maharetli ellere sahip olması gerekir. Eller de İkizler, Merkür, 3. ev ve Başak semboliklerinin yöneticiliğindedir. 4. evinde bulunan Başak burcu ve yöneticisi Merkür’ün 12. evde olması hem babasıyla iletişim problemini, hem de Helfgott’un “zihinsel potansiyellerini” genetik olarak babasından/ baba tarafından geldiğini göstermektedir.

Helfgott’un halası ve babasının halasının da şizofren olduğu kayıtlarda yeralmaktadır. ( 4. ev babasını temsil ediyor dersek, bu evden 3 ev sayarak halasını temsil eden 6. eve geliriz. Babasının halası, 9. evdir. Aynı yöntemi 10. evi babanın semboliği olarak uygularsak, babanın kardeşi, 12. ev olacaktır vs gibi düşünebilirsiniz).
Beyin, Boğa burcu tarafından temsil edilir. Merkür, Ay ve Koç Burcu yerleşimlerini de incelemek gereklidir. Harita da Güneş gibi Ay da Boğa burcundadır. Satürn’ün Ay’a kare yaptığı göz önüne alındığında “beyinde bölünme/parçalanma” özellikle “duyguların” parçalanması söz konusudur. Duygular ise Helfgott’un yeteneğinin ana temasıdır. Satürn aynı zamanda Mars ve Venüs’ü de kareler ve müzikal kabiliyetini ortaya çıkarabilmesi, ruhsal durumunun kalitesiyle ilgili olur. Plüton tam olarak şizofreni, paranoya ve saplantılarla ilgilidir ve talihsiz bir şekilde Helfgott’un Ay’ını karelemektedir. Uranüs ise partil 45’lik açıda Ay’la ilişkilidir. Çok yönlü, değişken duygu ve fikirler verecek, kişi bağımsızlığına düşkün olacaktır.

Yükseköğrenimle ilgili olan 9. evde Kova burcu vardır ve yöneticisi Uranüs Helfgott’un yükselenine yerleşmiştir. Bu durumda istikrarsız, sıradışı bir eğitim göreceğini öngörebiliriz. Eğitimi alacağı ani kararlarla (Uranüs) aksayabilir.

Hellgot’un 27 derece Boğa burcunda bulunan Güneş’i yaklaşık olarak 3 yaşındayken progress haritasında İkizler Burcunda ilerlemeye başlayacaktır. Babası tarafından (transit Jüpiter’in natal Güneşi ardından Merkür ve Kuzey düğümle kavuşmasıyla) 6 yaşında piyano eğitimi almaya başlamış, 10 yaşında çeşitli ödüllerin sahibi olmuştur.

Yine aynı yıl Satürn Terazi burcunda Neptün’le kavuşmuştur. Bu etkili birliktelik Helfgott’un 4. ve 5. evlerinin arasında gerçekleşmiştir. Satürn Neptün kavuşumu 12. evde bulunan Güneş’ine (baba ya da otorite figürleri) ve Merkür’üne (4. ev babayı temsil eden ev yöneticisi) karşıt açı aldığından, babası tarafından baskı gördüğü, zorlandığı akla gelecektir.

Helfgott’un haritasına baktığımızda, 11. (hayaller istekler) ve 12. ( tespit edilmesi zor, saklı olan, bilinçaltı) evlerde gezegenlerin yoğun olduğunu görürüz. Bu durumda karşıt olan 5. (yetenekler, yaşama sevinci) ve 6. (sorumluluklar, iş meslek, görünür sağlık sorunları) evlerde oluşan transitler de hayatında söz sahibi olur. 6 yaşından itibaren 5. ve 6. evlerinde seyreden Satürn, çocukluğunu gerektiği gibi yaşamak yerine, sorumluluklar altında, çok da mutlu geçmeyen süreçler yaşadığını göstermektedir. Disiplinli çalışmalar yeteneğini geliştirdiği gibi, bu süreç bilinçaltında derin izler de bırakır (özellikle Satürn Akrep Burcundayken).

Şizofreni genellikle 15-25 yaş arasında ortaya çıkmaktadır. Sebebinin şiddetli baskı ve üzüntü olduğu düşünülmektedir. Genetik etkiler henüz kanıtlanmamıştır. Helfgott 14 yaşına geldiğinde Amerika’da öğrenim görmesi için besteci James Penberthy ve yazar olan Katharine Susannah Prichard, tarafından desteklenir. Babası öğrenim için evden gitmesine sert bir şekilde karşı çıkar. Söz konusu dönem transit Satürn ve Jüpiter’in 8. evden yani Oğlak/Kova burçlarından geçişine denk gelmektedir. Satürn – Satürn karşıtlığı yaşadığı bu evrede, Satürn, natal Venüs/Mars birlikteliğine yani müzikal potansiyeline de kare yaparak ket vuracaktır. Jüpiter çok da verimli olmadığı Kova’dan geçerken, natal haritasındaki 3. derece Aslan Satürn’üne de karşıt yapacaktır. Babası gitmesine izin vermeyecek olsa da, Helfgott açısından bu süreç köklü bir ruhsal değişim evresidir. Hayatının sonraki yaklaşık 20 senesi boyunca, bu olayın etkileriyle yüzleşmek zorunda kalacaktır. Aynı sene Plüton natal Merkür’e (babayla ve ifadeyle ilgili engeller) ve Kuzey düğüm (kişiyle ilgili yazgısal durumlar, genel olarak sağlık) kare yapmıştır. Babasıyla arasında aşılması çok güç uçurumlar girmiş olmalı.

18 yaşına geldiğinde, İngiltere Kraliyet Üniversitesi Müzik bölümüne burs kazanır. Satürn 10. evine girmiş, Jüpiter 12. evdeki gezegenleriyle kavuşum yaparak 1. evine geçmiştir. Hatırlarsanız ilk eğitimi 6 yaşında, Jüpiter tam da aynı konumdayken başlamıştı. Londra’da öğrenim gördüğü süre içerisinde zihinsel rahatsızlığının şiddetli olarak nüksettiği söylenmektedir (Uranüs – Uranüs karesi).

1969 yılında Avustralya’ya dönmüş, Londra – Avustralya arasında gidip geldiği enstitülerde 12 yıl sürecek tedavisine başlanmıştır. 1971’de, Jüpiter Neptün’le kavuşarak 7. evini aktive ettiği zaman ilk evliliğini yapar. Elbette bu büyük bir yanılgıdır. Evlendiğinde transit Satürn natal Güneş, Merkür ve Kuzey Düğümüyle (12. ev ) kavuşmaktadır. Evlendikten sonra dul ve 4 çocuklu bir kadına obsesif şekilde bağlandığına dair bilgilere rastladım. Evliliği biter.

1975 senesinde Satürn 8. ev karşısında Yengeç’te zararlı olduğu burçta ilerlerken babasını kaybeder. Aynı sene Transit Plüton 4. evdeki Neptün’le kavuşum yapmaktadır. Yine 4. ev yöneticisi Merkür transit Satürn’ün malefik 45’lik açı etkisindedir.

Astrolog olan 2. eşi ile 1984 senesinde transit Uranüs 7. evine girdiğinde, Jüpiter de hala buradayken evlenir. Uranüs Astrolojiyi ve astrologları da işaret etmektedir. 2. evliliği olduğu için 9. eve bakmamız gerekir. Uranüs 9. evindeki Kova Burcunun da modern gezegen yöneticisidir!

Buraya kadar kendisi ve hayatı hakkında genel bilgilere sahip olduk. Oysa yaratıcılığına ve ününe hiç değinmedik. Aynı olağanüstü yeteneğe sahip herkes tanınacak diye bir şey yoktur. Helfgott bu anlamda şanslı açılara sahiptir. Oldukça güler yüzlü, sempatik herkes tarafından sevilen biridir. Güler yüz denince aklımıza ilk olarak Jüpiter ve Yay burcu gelmektedir. Haritasında, Jüpiter’in tepe noktasına (MC) yaptığı 120’lik açıyı görebilirsiniz. Kendine olan güveni ve sosyalliği yine Jüpiter ile ilgilidir. Toplum (10. ev) onu bu şekilde tanımaktadır. Neptün’ün yükselene 120’lik açısıyla birlikte hayalperest ve hayallerini idealize edebilen bir kimlik söz konusu olacaktır. Aynı zamanda, müziği ve yorumuyla neredeyse “ruhani” bir kişiliktir. Neptün ilham verecektir. Neptün sinemayı da sembolize eder ve Helfgott Shine’a konu olan hayatıyla herkesin yüreğine dokunur. Güneş’in ve Merkür’ün MC’ye 60’lık açısı başarısını desteklemektedir.

Kendisine hayran olduğum bu adamın müziğinin ben de uyandırdığı duyguları tarif etmem imkansız. Şubat sonunda İstanbul’da bir kez daha konser vereceği haberini aldığımda sevinçten adeta havalara uçtum. İlk seferinde kaçırmıştım. Üstelik bu sefer Rachmoninov çalacakmış. Biletlerin ilk günden tükenmesi hiç şaşırtıcı olmadı. Aya İrini’de 6 Nisan 2010 günü transit Uranüs tepe noktası ile partil kavuşumdayken ve Venüs, Boğa Ay’ı ile partil kavuşumdayken konser verecek. Unutulmaz olacağını düşünüyor ve sabırsızlanıyorum. Umarım bu muhteşem müzik keyfini kaçırmayacak kişilerdensiniz.

 

Yorumlar