Büyülü Gerçekliğin Büyücüsü – Gabriel Garcia Marquez’in Doğum Haritası

 

marquez

 

6 Mart, 1927 saat 09:00, Aracataca, Kolombiya doğumlu Gabriel García Márquez. Annesiyle babası doğumunun hemen ardından farklı bir yere taşınmışlar. Marquez ise üç teyzesinin de bulunduğu büyük babasının evinde kalmış. Masalların, hayalet hikayelerinin ve doğa üstü efsanelerin anlatıldığı bir ortamda büyümek, balık burcu olan ve haritasında Ay Neptün üçgeni bulunan bir çocuğun imge dünyasında mucizeler yaratacak ve aşina olduğu fantastik öyküler Marquez’in olgunluk çağlarındaki eserlerinde yankı bulacaktır.

Yanmaya gönüllü gece kelebekleri gibi, ışığın ve renklerinin gizeminin peşinden gider balık burcundan olanlar. Bir yaratıcıya inanıyor olmasalar bile, yaşamlarını adayacak kendilerinden daha büyük bir anlam ararlar; “İnsanın kendini sanata adaması, tüm adanmışlıkların en gizemlisidir; insanın tüm hayatını vermesi ve karşılığında hiçbir şey beklememesi gerekir.” Demiştir Marquez, anlatmak için yaşamak kitabında

Yüzyıllık yalnızlık kitabında ise adeta Ay Chiron kavuşumunu anlatan dizelere rastlarız “Birisi, kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve oluk oluk kanamaya başlıyor yeniden… Birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıveriyor.”

Haritasındaki Retro Merkür’le Uranüs kavuşumu sıra dışı düşünen, alışılmadık bir yazar olduğuna işaret ediyor. Muhtemelen  R. Merkür progress haritasında ileri hareketine başladığı yıl yani 1948’den itibaren eğitimiyle ilgili önemli tercihler yaparak, aktif yazı hayatına başlamıştı.

Balık burcundaki ve 11. Evdeki Güneş Jüpiter kavuşumu ruhunun iyiliğini, cömertliğini gösterdiği gibi, insanlar tarafından çok sevilmesini ve dünya çapında ünlü olmasını da sağlayan bir birleşimdir. Tecrübelerini aktararak, insanlara yol göstermiştir Marquez. Jüpiter Güneş birlikteliğinin öngördüğü gibi benim için ruhani bir rehberden ya da manevi bir babadan farkı olmamıştır. Ayrıca çok mütevazidir. 1982’de Nobel ödülünü kazandığı zaman, bir daha hiçbir Edebiyat ödülünü kabul etmeyeceğini duyurur. Çünkü Nobel ödülü, başarısını kimseye değil, kendine kanıtladığı bir zirvedir zaten.

Güneş Plüton üçgeniyle iyi bir politikacı da olabilecekken, kendisine iki kez Kolombiya devlet başkanlığı teklif edildiği halde “Kolombiya devlet başkanlığı mı? Ben bu iş için çok ciddi kaçarım” diyerek reddetmiştir. Marquez Güneş Plüton üçgeni ve Plüton Jüpiter üçgeni sayesinde siyasete de, siyasetçilere de yabancı değildir fakat aynı açıların da ifade ettiği gibi, büyülü bir gerçekliğin “büyücüsü” olmuştur. Zaten haritasındaki Mars Satürn karşıtlığını göz önüne alırsak, otorite ve sistemle arasının iyi olmadığı söylenebilir.

MC yani kariyer noktasında oğlak burcu var. Çalışkandır ve sürekli yazar Marquez. “Pazarları dahil olmak üzere her gün sabah dokuzdan öğleden sonra üçe kadar, iyi ısıtılmış bir odaya kapanarak yazarım, çünkü beni rahatsız eden sadece gürültü ve soğuktur. Üzerinde çalıştığım esere en kötü şartlarda dahi bir haftadan fazla ara vermem çünkü aksi taktirde en baştan başlamam gerekir. Çalışmam süresince -Yüzyıllık Yalnızlık’ın yazımı on sekiz aydan fazla sürdü- günün ya da gecenin tek bir dakikasında dahi başka bir şey düşünmem…”

“Çalışma saatleri boyunca kırk tane sigara içer ve günün geri kalanında bu zehirden arınmaya çalışırım. Doktorlar intihar ettiğimi söylüyor ama ben tutkuyla yapılan her işin bir şekilde intihar olduğunu düşünüyorum. Yazarken üzerime bir tamirci tulumu giyerim; böyle hem daha rahat ederim hem de daktilo karşısında yazacak bir şey bulamadığımda düşünmek için ayağa kalkar ve elime bir tornavida alıp kapı kilitlerini ve elektrik prizlerini söküp takar ya da kapıları canlı renklere boyarım.” Tutkuyla yapılan her iş bir intihardır, tam da Venüs Plüton karesine özgü bir tasvir.

8. evdeki Satürn, ölüm ve yalnızlıktan korktuğu halde bu gerçeklikle defalarca yüzleştiğinin göstergesi. Kitaplarında ölümü ve yalnızlığı öylesine akıcı bir doğallıkla anlatır ki, kelimelerine yansıyan hüzün bile, okuyucunun içine sıcacık bir dokunuş gibi temas eder. Marquez’in anlatılarında, ölüm ve yaşam ekseninde süregelen ilişkiler, aile kökleri, cinsellik, aşk ve özlemler duru ve sakindir.

Balık burcu ve Neptün… Yani bellek… Unutmak ve asla unutamadıklarımız… Yüzyıllık yalnızlık isimli kitabında, unutkanlık hastalığına yakalanan insanlardan bahsetmiştir Marquez. İlginçtir fakat kendi de aynı rahatsızlıktan müzdarip olmuştur. “İnsanın yaşadığı değildir hayat, aslolan hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır” dizelerinin sahibi için ne büyük bir acı…

Bugün, bir gün unutmamak için “bütün masallar gerçektir”  yazıp duvarıma astım. Nisan yağmurunun şarkısı çalarken, ismiyle binlerce yıl daha yaşayacak ölümsüz bir yazarın, unutulmayacak anılarında kendimi de görerek, bana kattıkları için teşekkür ettim.

 

Hoşça kal Gabito…

Yorumlar