Astrolojide Ay

Geceleri her yanı ışıl ışıl aydınlatılan metropollerde yaşadığımız halde, gökyüzünün gizemli , uzak ışıklarının cazibesi ve bizde uyandırdıkları merak genetiğimize kodlanmış gibidir. Yaşadığımız kent ışıklarının göz alıcı parlaklıkları, semanın tenine giyindiği mücevherlerine duyduğumuz ilgiyi bir nebzede olsa azaltmaz. Bir de kendinizi henüz elektriğe sahip olmayan antik çağ insanlarının yerine koyun; Henüz geceyi gündüze çeviren ışığı tanımayan, evlerini mumlar ve kandillerle aydınlatan insanların gözünden dışarıya, zifiri karanlığa bakın. Gökyüzünün karanlık denizlerinde yüzen milyarlarca minik ışıkla baş başa olduğunuzu göreceksiniz. Sayısız yıldızın oluşturduğu dünya sahnesinde, Ay’ın başrolleri oynaması ise şaşırtıcı değildir. Antik zaman insanları için ortalama 28 gün boyunca sırasıyla farklı ışıklarını gösteren Ay’ın anlam ve önemi büyüktü. Gecenin en tanıdık siması Ay, karanlık çöktüğünde uyumaya çalışan çocuklar için bir anne gibi koruyucu, gezginler için ise yollarına ışık tutan bir rehberdi.

Arabulucudur Ay… Aşıklar arasındaki mesafeleri yokeder; Sevdiğimizi özlerken Ay’ın teselli eden, yalnızlığımıza ortak olan varlığına sığınırız. Acılarımızın ağırlığını azaltır, bazen de vicdanımızın sesidir gecenin Güneşi. Çocukluğunda Ay’daki adamı görüp de heyecanlanmayan, gece ailesinin arabasının arka koltuğunda seyahat ederken Ay’ın kendisini izlediğini düşünmeyen var mıdır? Evet Ay gerçekten de içimizden dışarıya açılan kanal, bizi göğsümüzün sol yanında sessizce takip eden nemli gözdür.

astrolojide ay-3Astrolojide Ay içgüdülerimizdir , henüz ne olduklarının idrakine varmadığımız halde bizi uyaran sezgilerdir. Gece doğadaki bitkileri besleyip büyüten ışık, ruhumuzun gıdası olan hayallerdir. Güneş’in temsil ettiği bilincin aksine, iç-bilinç, yani bilinçaltıdır. Dünyanın bir parçasıdır, dostudur, yoldaşıdır, aşığıdır. Uzayın bilinmezliğinden gelecek tehlikelere karşın yeryüzünün kalkanıdır.  Hayatınızdaki etkili kadın figürüdür; Belki kız kardeşiniz ya da eşiniz, belki de kız arkadaşınızdır. Pek çok kültürde sevgisi ve bağlılığı her şeyin özüne işlemiş olan, ölümsüz bilge kadındır Ay.

Ay ortalama her 3 günde bir kılık değiştirip farklı bir burcun rolüne büründüğü için pek çok farklı sıfatı vardır; Azizedir, gebedir, bakiredir, hafif meşreptir, halleri gelince bir hayli dengesizdir, şehevidir, romantiktir, şefkatlidir, hatta bazen intikamcıdır. Samimidir, yanıltıcıdır, çılgındır, cömerttir, gizli saklıdır…  Arkadaştır, düşmandır, bağlıdır, bağımlıdır… Her hali bir başkadır. Bizi içinde bulunduğu duygu durumuyla sarıp sarmalayan göz alıcı tanrıçanın cazibesine her defasında kapılırız. Çünkü Ay, onun hakkındaki olumlu olumsuz tüm yargılarımıza rağmen bize bizi sessizce, salt varoluşuyla anlatır, bizi bize yansıtır. Duygularımızı simgeleyen Ay vasıtasıyla benliğimizi ve yaşamdaki misyonumuzu yani özümüzü simgeleyen Güneş’le daha akıcı bir iletişim kurarız.

Değişkenliğiyle Ay Uranüs’e, sezgiselliğiyle Neptün’e benzer. Zihinsel faaliyetler her ne kadar Merkür’e atfedilse de, Ay’ın düşünce gücü ve hafızaya dair etkileri gözardı edilemez. Belki tuhaf karşılanabilir ancak Ay demek henüz bilincinde olmadığımız tercihler konusunda zaten bilinçdışı karar kılmış olmamız demektir. En basit haliyle ‘’Ay zihindir. Güneş ise idrak’’.

“Işıklar” ismini verdiğimiz Güneş ve Ay birbirinden bağımsız düşünülemezler. Güneş çağlar boyunca Ay’a kaynak olduğu için varoluşun eril prensibi, tabir-i caizse evin erkeği olarak kabul görse de, Aslında Ay benliğimizin yani Güneşin dişil yarısıdır. Zamanı Güneş saatiyle ölçtüğümüz halde, biyolojik evrelerimizi Ay düzenler.

astrolojide ay-2Mısırlılara göre Ay, insanlar öldükten sonra ruhlarını öteki dünyaya taşıyan bir gemiydi. Bu gemi gün ışığını tekrar görene kadar yol alır, ruhları yeniden doğmaları için Güneş’e teslim ederdi.

Güneş objektif, Ay sübjektiftir. Güneş şimdiki zamana odaklanmış etki, Ay geçmişe bağlı tepkidir. Alışkanlıklarımız ve hatıralarımızdır. Güneş gittiğimiz, Ay geldiğimiz yerdir. Sosyal kimliğimizi ve ilişkilerimizi temsil eden Güneş’in aksine, Ay özel hayatımız, ailemiz, köklerimiz, tarihimiz ve evimizdir. Doğum haritalarında Ay’ın yerleşimi doymayı bekleyen ve beslemeye ihtiyaç duyduğumuz en derin ve kırılgan taraflarımızdır. Duygularımızla nasıl bir iletişim halinde olduğumuzu açıklamak için haritada Ay’ın konumunu ve açılarını inceleriz. Oğlak burcunda zararlı, Akrep’te düşük kabul edilen Ay, Boğa’da yücelir, Balık’ta ise halinden hoşnut yani verimlidir.

Değişken, serin, nemli, akışkan ve alışılmadıktır. Gökyüzünün kitabına, sadece yüreğimizle okuyabileceğimiz gümüş harflerle yazılmış, sonsuzluğun kadim şiiridir Ay…

 

Yorumlar