Astrolojide Ay Fazları

Ay Fazları

Ortalama 28 günlük dönem boyunca birbirini takip eden Ay fazlarını mevsimler gibi algılamak gerekir; Yeniay tohumların toprağa ekildiği ilkbahardır. İlkdördünü bitkilerin büyüyüp meyve verdikleri, tohumumuzun bir ot mu, çiçek mi ya da ağaç mı olduğunu anladığımız yaza, dolunayı hasat mevsimi sonbahara ve son dördünden yeniaya kadar olan evreyi tüm bitkilerin toprak altına saklandıkları, verimin düştüğü kışa benzetebiliriz. Transit Ay en hızlı hareket eden gök cismi olduğu için, aslında her ay teorik olarak 4 mevsimi ardı ardına yaşarız.

Hayatımız da tıpkı değişen mevsimlerin döngüsüne benzeyen aşamalardan geçer; döllenmeyle başlayan evreyi, doğum, ergenlik, olgunluk ve yaşlılık takip eder. Yaşam ve ölüm ekseni içinde, zamanın engebeli patikaları boyunca her şey değişir ve dönüşür. Ay’ın dairesel evrelerini anladığınız zaman, diğer gezegenlerin de döngüsel hareketlerine aşina olursunuz. Hepsinin mantığı özünde aynıdır.

İnsanların çoğu Yeniay ve Dolunay zamanlarıyla ilgilendiği için Ay’ın diğer fazlarına gereken önemi vermezler. Her ne kadar Ay Dünya’ya sadece bir yüzünü gösterse de, bu yüzünün 8 farklı ifadesi vardır;

Yeniay: Maksadı belirlemek, niyetlenmek
Hilal: Başlamak
İlkdördün: Tezahür, beyan etmek
Kambur Ay: Mükemmelleştirme, düzeltme
Dolunay: Aydınlatmak, açıklamak, ortaya çıkma
Sönen Kambur Ay: Paylaşma, iştirak, kutlama
Sondördün: Değerlendirme, analiz etme, özetleme
Balzamik Ay: Teslimiyet

Yeniay (0 – kavuşum açısı)

Ay ve Güneş bir araya geldiklerinde, henüz gökyüzünde Ay’ın ışığını göremeyiz. Yeniay kışın sonu, baharın başlangıcı gibidir. Cemrelerin toprağa düştüğünü, yeryüzünün canlanmaya başladığını hayal edin. Yeniay, havalar hala soğuk olduğu halde, baharın kapıda olduğunu bilmeniz gibi sıcacık bir coşku ve umutla ruhunuzu sarmış. Karanlık ve soğuk günleri ardınızda bırakıp sonunda aydınlığa çıkmaktasınız. Geleceğe dair cesur planlarınız var. Toprağa yeni tohumlar serpmek istiyor ama akıbetlerinden emin olamıyorsunuz. Düşüncelere dalıyorsunuz; toprağın döllediği tohumlar ulu ağaçlara, rengarenk çiçeklere dönüşebilme ihtimalini taşıyorlar. Belki de çoğu gizemli bir hastalık nedeniyle kuruyup gidecek ve içlerinden sadece bazılarını kurtarabileceksiniz. Her durumda neticeyi bir çiftçi gibi sabırla bekleyip görmeniz gerekecek.

Yeniay, yenilenme ihtiyacınızı mantıklı ve olumlu bir bakış açısından ele alma arzusu verir. Duygusal bataryalar şarj edilir. Kendinizi baştan aşağı elden geçirmek, eksiklerinizle yüzleşip barışmak ve yeni çıkışlar yakalamak için duyacağınız istek artar.

Genelde Yeniay fazları Dolunayların aksine yüzümüzü güldürürler. Mantık ve duygu aynı ritme ayak uydurmayı başardıkları için çelişkilerimiz ve çekişmelerimiz azalır. Adeta bütün kozmik enerjiler birleşerek “hadi git ve istediğini al, bereketimiz üstünde!” diyerek sırtımızı sıvazlarlar.

Yeniay heyecanlandırdığı kadar, belirsizlik de taşır. Şahsen ne tam Yeniay ne de Dolunayda önemli başlangıçlar yapmam. En iyi zaman Hilal – İlkdördün arasındaki dönemdir. Bu evre başlamaya niyetlenilen konuda potansiyellerin netleştiği zamandır. Dolayısıyla yeni girişimlerde bulunmak için en azından Yeniaydan sonraki birkaç günü değerlendirmek akıllıca olur.

Taptaze Yeniay yeni maksatlar, yaşamınıza giren yeni insanlar ve ilk seferlerdir. Telefonunuza gönderilen bir mesaj, posta kutunuza düşen bir ileti, ilk kez buluştuğunuz biri, tenlerin ilk defa temas etmesi, ilk defa kendinizi hasta hissettiğiniz an, kafanızda ilk defa beliren fikirdir.

Hilal (30 – 60’lık açı)

Ay, ince bir yay şeklinde görünür olmaya başladığı zaman, Yeniay için yapılan kutlamalar, niyetler, dilekler ve heyecanlı bekleyiş sona ermiştir. Kendimizi, içip eğlendiğimiz bir gecenin sabahında işe gitmek zorunda olan biri gibi hissederiz; “Yeniay oldu da ne oldu? O kadar diledim ama her şey hala aynı” diye şikâyet ederiz. Bir şeylerin değişmesini bu denli içten dilediğimiz halde, bu durgunluk neden diye kendimize sormaya başlarız.

Haritada Yeniayın gerçekleştiği burç ve ev, bize yaşamımızın hangi bölümünde restorasyona ihtiyacımız olduğunu göstermiştir. Hilal evresinde ise ilerlemek isterken, bir yandan da geçmişin ayağımıza dolanan zincirlerinden kurtulmaya çabalarız. Acabalar, keşkeler, duygusal bağımlılıklarımız yakamıza yapışıp bizi dibe çekebilirler.

Yeniay’da ortaya çıkan düşüncelerin bir ileriki aşamaya taşınmasını temsil eden Hilal, atılan adım, yapılan hamledir. Eski standartlara ve alışılagelmiş tutumlarımıza veda etmeden, tazelenmemiz ve bağımsız bireyler olarak yeni olasılıklara kucak açmamız düşünülemez. Sadece dilemek yeterli değildir. Varmak istediğiniz yere ulaşmak için önce zincirlerinizi kırmalı sonra yürümeye başlamalısınız.

Karanlığın rahminden yeniden doğan Ay, ilham vericidir. Umutlarımızı yeşertir. Yeniayda kafamızı meşgul eden fikirler bu evrede iyice şekillenirler. Siyaset, yargı, sağlık ve eğitime bağlı kurumlar daha verimli çalışırlar. Genelde bu evrede ödüllendirilir, terfi alır ya da yeni fırsatlarla karşılaşırız.

İlkdördün (90 Kare açı)

Yeniayda bir seyahat planladığınızı, Hilal evresinde keyifle yola çıktığınızı düşünün. İlkdördün, yolun ilerisindeki kaza yüzünden trafikte sıkışıp kalmak gibidir. Yol kapalı olduğu halde arkadaki sürücü kornaya basıp sizi çileden çıkartır. Seçtiğiniz yoldan geldiğiniz için bin pişman olursunuz. Hiç üzülmeyin, eğer vakit İlkdördünse, hangi yolu seçerseniz seçin benzer aksiliklerle karşılaşmanız olasıdır.

İlkdördün dolunayın provası gibidir. Hatta en az Dolunay kadar etkili olabilir. İnsanların genelinde asabi davranışlar gözlemlenir, tansiyonumuz yükselir. Ateşli silahlarla ilgili suç oranları, trafik kazaları artar. Amacımızı ve taleplerimizi ortaya koymak için çeşitli mücadeleler gerektiren ortamlarda bulunmamız ve krizlerle başa çıkmamız gerekir. Kriz kelimesi kulağa hoş gelmese de, her kriz bir fırsat anlamına gelebilir. Örneğin siz ya da çocuğunuz şiddetli bir tartışma sonunda aile evini terk edebilirsiniz. Buradaki motivasyon değişim için cesaret göstermektir. Siz kalbiniz kırık, çocuğunuzu geri gelmesi için ikna etmeye çalışırken, o aslında istediğini elde etmiş yani kendi dizginlerini eline almak için evden ayrılmıştır. Mesela bir yerde bir bomba patlayabilir. Pek çok kişi için trajik olan böylesine bir kriz ortamı, haberi yapan gazeteci için aynı anlamı taşımaz.

İlkdördün Ay’ın ergenlik çağıdır. Başarının garantisi olmasa bile büyümek, gelişmek ve bağımsızlığımızı kazanmak için tembellik etmeden çabalamamız gerekir. Dinlenmek değil, var gücümüzle çalışma zamanıdır.

Eşiniz, çocuklarınız ya da aileniz problemlerin kaynağı olabilirler. Onlardan İhtiyacınız olan desteği göremediğiniz için çileden çıkabilirsiniz. Verdiğiniz ya da veremediğiniz kararlar için başkalarını suçlamadan önce, İlkdördün zamanı korktuğunuz bir şeyle yüzleşmeye cesaret edin; mesela gizli aşkınızı itiraf edin, kimsenin okumadığı yazılarınızı yayınlayın, başkalarının önünde şarkı söyleyin ya da dans edin. Hobiniz olan bir konuda eğitime başlayın. Yeni arkadaş gruplarına katılın, işinizle ilgili görüşmelerinize ve anlaşmalarınıza ağırlık verin. Aşırı harcamalarınızı kısmaya çalışın çünkü Sondördün evresinde sıkıntı yaşayabilirsiniz.

İlkdördün halinde mücadele ettiğiniz konuda karamsarlığa kapılmamalısınız. Karşınıza çıkan engeller istikrarınızı ve iradenizi test edecek, size daha sağlam temeller inşa etmeniz yönünde itici güç olacaktır.

Kambur Ay (120 – 150’lik açı)

Kambur Ay evresinde verdiğiniz karardan caymak, çıktığınız yoldan dönmek için artık geç kalmışsınızdır. Başladığınız işte, ilişkide, projede, tedavide konu her ne ise, var olan aksaklıkları ve hataları düzeltmeniz, her şeyi prosedürüne uygun yapmanız gerekir. Ay kambur halindeyken düşünsel enerjimizi analiz etmek ve sorunları çözmek için kullanırız. Program yazanlar ve editörler için verimli bir süreçtir.

Son dakika çıkabilecek aksiliklere karşı hazırlıklı olmak, ayrıntıları gözden kaçırmamak gerekir. Verdiğimiz emeğe ket vuran, aniden yolumuzu keserek bize engel olmaya çalışan kişiler sabrımızı sınayabilirler.

150’lik açı, kare gibi krizlerle ya da karşıt açı gibi yüzleşmelerle ilgili değildir. 150’lik açı daha çok kafamızı sürekli meşgul ettiği için bizi uykusuz bırakan bir bulmacadır. Her yolu dener ama bir türlü aradığımız cevaba ulaşamadığımızı hissederiz. Sanki bir yerlerde yanlış bir şeyler vardır, ama nedir? Dolunay evresine kadar arayışımız sürecektir.

Dolunaydan hemen önce beklenmeyen, beklenmelidir. Ufacık bir ayrıntı büyük değişimlere neden olabileceği gibi, beklediğiniz büyük değişim umduğunuz gibi etkili olmayabilir.

Kambur Ayın dersi ısrar etmek ve üstüne gitmek değil, sebat etmektir.

Dolunay (180’lik açı)

Ay peçesini yavaş yavaş indirip aydınlık yüzünü gösterdiği zaman, gökyüzündeki diğer bütün ışıklar silikleşirler. Sihirli bir melodisi vardır melankolinin faili Dolunayın. Öyle ki birbirlerine mors alfabesiyle işaretler gönderen yıldızlar bile susup ona kulak verirler. Ay “ruhun” kadim bilgisini tüm çıplaklığıyla insanlara sunan, rahminde geçmişin gizlerini ve geleceğin umudumu barındıran doğurgan bir Tanrıçadır. Dolunay haline bürünüp bulutların arasında salınarak gezerken bilinçaltına rehberlik eden bir deniz fenerini anımsatır.

Gecenin bütün canlılarının Ay’ın ışığından beslenmek için saklandıkları yerlerden dışarı çıkmaları gibi, insanlar da dolunayda içgüdüsel olarak gölgede kalmış en dizginsiz hallerini ortaya çıkarma isteği duyarlar.

Dolunay zihnimizde büyük bir boşluk duygusu yarattığı için, bu evrede suç oranları, kazalar ve intihar teşebbüsleri artar. Genelde rekabet gerektiren spor karşılaşmaları da Dolunaya rastlar. Dolunayda herkes çatacak bir yer arıyor gibidir. Aslında karşılaştığımız öfkeli, fanatik insanlar, şahit olduğumuz bütün negatif sahneler son iki haftadır içimizde biriktirdiğimiz hiddetin, inkar ettiğimiz yalnızlığımızın bir yansımasıdır.

Dolunay yüzleşilmesi gereken duygular, geçmişte yapılmış tercihlere dair verilmesi gereken hesaplardır. Bazen de korkunun şiddetli fırtınaları yüzünden rotamızdan sapıp, isimsiz limanlara vardığımız bir çılgınlık halidir.

Dolunay bizi bilinçaltına süpürdüğümüz gerçeklerle yüzleşmek zorunda bırakabilir. Ay maksimum seviyede görünür olacağından, enerjimiz de yüksektir. Tam bir farkında olma, idrak ve uyanış hali yaşanır. Duygu ve düşünceler artık onları görmezden gelemeyeceğimiz bir yoğunluğa bürünürler. Ortaya çıkan yüksek enerji nedeniyle genel bir huzursuzluk ya da uykusuzluk hali yaşanması mümkündür.

Ay ve Güneş, Dolunay zamanı Dünya sahnesinde birbirlerine karşıt konuma gelirler. Astrolojide karşıt açının anlamı “birilerinin ya da bir şeylerin bizi bir karar almaya zorlaması” demektir. Dolunay evresinde olayların genelde kontrolümüz dışında geliştiğini düşünürüz. Sevdiğimiz ya da nefret ettiğimiz şeyler, kişi ya da gruplar tepkilerimizin hedefi haline gelebilirler. Dolayısıyla başkalarını suçlamaya eğilim gösterebilir, ya da başkalarının hatalarından önemli dersler çıkarırız.

Sosyal ilişkiler ve özel hayat arasındaki çatışmalar gündeme gelir. Partnerinizi, bazı durum ve kişileri karşınıza alır ya da birebir muhatap alınacağınız olaylar yaşarsınız.

Danışanlarım Dolunay evresinde genelde ilişkilerine, ilişkilerinin geleceğine ve yasal ortaklıklarına dair sorular sorarlar. Dolunay genelde bir işin son teslim tarihini sembolize ettiği için, projelerinizi neticelendirmek konusunda geç kalmış olma endişesi hissedebilirsiniz.

Açıklık, netlik, saklı gerçeklerin ortaya çıkması, sosyalleşme, evlilik, ayrılıklar, mahkemeler Dolunay evresine denk gelebilirler. Eğer bir sanatçıysanız ürünlerinizi sergilemek için Dolunay mükemmel zamandır. Parti verecekseniz katılım beklenenden de fazla olacaktır. Partide ayrılık acısı yaşayan bir partnerle romantik bir yakınlaşma yaşayabilirsiniz. Dolunayda kaybettiğiniz eşyaları bulabilirsiniz.

Gerçeğin sözcüsüdür Dolunay ve sözcüleri günah keçisi ilan etmek kolaydır. Sadece gerçekle yüzleşebilecek kadar cesur olanlar göğe baktıklarında “geceyi aydınlatan Güneş’in” ihtişamına tanıklık ederler. Her ne kadar kolay olmasa da Dolunay, belirsizlik içinde kıvranan kalplere ışık tutarak, ihtiyaç duyulan cevapları verecek, gerçekleri gözler önüne serecektir.

Sönen Kambur Ay (150 – 120’lik açı)

Çılgın Dolunayın ardından gelen bu evre, fırtına sonrasındaki dingiliği anımsatır. Lunaparkta bir hız trenine bindiğinizi hayal edin; Yeniaydan Dolunaya kadar adrenaliniz aşama aşama yükselir ve sonunda zirveye ulaşırsınız. Gökyüzüyle yüz yüze geldiğinizde hissettiğiniz özgürlük hissi ve korku kimyanızı tamamen değiştirir. Bu nefes kesici tecrübeden sonra, yaşama tamamen farklı bir gözle bakmaya başlarsınız. Cesaret gerektiren bir deneyim yaşadığınız için kendinize güveniniz gelir ve rahatlamış hissedersiniz.

“Yaşamın neresinde duruyorum?” “Nerede olmak istiyorum?” “Neler öğrendim?” soruları Ay sönerken zihnimizi meşgul ederler. Kendimizi sil baştan yeniden tanımlamaya yelteniriz. Bilincimizin bulanık ve kirli suları arınmaya başlar. Verdiğimiz emek, uğruna hakkaniyetle mücadele ettiğimiz şeylerle ilgili olarak yüzümüzü güldürecek gelişmeler olur. Küstüğümüz, belki de kırdığımız arkadaşlarımızla barışır yeniden bir araya geliriz. Ay’ın bu evresinde çevreyle uyumlu olunması, sosyal etkinliklere ve seyahatlere zaman ayrılması beklenir.

Sondördün (90’lık açı)

Kare açının krizleri temsil ettiğini belirtmiştim. Ay ve Güneş arasında 90 derecelik açı oluşması, iki farklı gücün çatışmasıdır. Bir yanımız direnirken diğer yanımız devam etmek için ısrar eder. Sondördün “bilinç krizidir”. İçimizde bir şeyler bizi aynı anda bir diğer tarafa doğru çeker ya da iter. Geçmiş gözyaşları içinde seslenirken, gelecek gülümseyerek size el sallamaktadır. Sondördün tam bir Araf’ta olma halidir. Burada ay boyunca yaptığınız her şeyin sonuçlarını üstlenmeli ve olgunluk göstermelisiniz. Ya hiç yapmadığınız bir şeyi yapmalı ya da sürekli yaptığınız size faydası dokunmayan bir şeyden vazgeçmelisiniz.

İlkdördünde olduğu gibi gümbür gümbür bir değişim hissedilmez. Hayatın temposu yavaşlar. Kornalar çalmaz, bombalar patlamaz ama bize kendimizi kötü hissettirecek, içimize kapanmamıza neden olacak kişi ve durumlarla karşılaşabiliriz.

Sondördün Yeniayla başlayan döngüsel sürecin son aşamasıdır. Bir diğer anlamda sonun başlangıcıdır. Geçen bir ayın durum değerlendirmesi yapılır, yeni başlayacak ay için organize olunur. Gelecek kapıdadır ancak hala yapılması gereken şeyler vardır. Yeniaydan evvel borçlar kapatılmalı, ödemeler aksatılmamalı sonraki süreç düşünülerek maddi birikim yapılmalıdır. Kolay olmasa da sizi dibe çeken insanların, durumların, sezgilerin, davranışların ve duyguların gitmesine izin vermeniz en hayırlısıdır. Böylece kuş gibi hafifler, gücünüzü toparlayarak asıl hedeflerinize odaklanabilirsiniz.

Balzamik Ay

Stresli ve son derece yorucu bir günün ardından evinize geldiğiniz ve ayakkabılarınızı çıkarıp kendinizi yatağa attığınız bir günü hayal edin; konforlu mabedinizde, gürültüden uzak başınızı yastığa koymuş ve hücrelerinize kadar yatakla bütünleşmişsiniz. Ertesi gün tatil olduğu için bir güzel uyku çekiyorsunuz. Sabah kalktığınızda iliklerinize kadar dinlenmiş tazelenmişsiniz. Dışarıda gezmektense evde kalmayı, müzik dinlemeyi, kitap okumayı, TV izlemeyi ya da hobinize zaman ayırmayı tercih ediyorsunuz. İşte ayışığının giderek sönükleşip kaybolması böyle etki eder. Yeniaydan önceki son durak olan 3-4 günlük Balzamik Ay evresi, uykuya en çok ihtiyacımız olan, en çok dinlendiğimiz zamandır. Yeniay başlamadan önce enerji harcamaktan çok enerji depolarız.

Fiziksel gayret gerektiren işleri yapacak enerjimiz olmasa bile, zihinsel enerjimiz fevkalade yüksektir. Gördüğümüz rüyalar öylesine canlı ve gerçektir ki, çoğu zaman uykuda mı yoksa uyanık mı olduğumuzu fark edemeyiz. Geçmiş, gelecek ve şimdi iç içe geçmiş gibidir. Örümcek ağı gibi her yanımızı sarar mazinin hatıraları. Şiirler okuyarak, şarkılar dinleyerek bir şeyleri özler dururuz.

Balzamikten Yeniaya uzanan evre döllenmedir ve geleceğimizi şekillendiren bilinçdışı yaratıcılıkla ilgili bulunur. Ayın Balzamik halini şifacı bilge bir kadına benzetmek yanlış olmaz. Onun tecrübelerine güvenirsek ve kendimizi yaşamın akışına teslim edersek iyileştiğimizi fark ederiz.

Balzamik zamanı yeryüzü bütün enerjilerini kendi içine yöneltir. Bu durumu kış zamanı doğanın bütün renklerini toprağın altına saklamasına benzetebiliriz. Ancak Yeniayla birlikte yaşamsal nefesini tekrar üzerimize üfleyecek, canlanmamızı sağlayacaktır.

Eğer saçınızı kestirmek istiyorsanız ve “keşke çabuk uzamasa” diyorsanız, kuaförden randevunuzu bu evre için alabilirsiniz. Balzamik dönem bitkileri ve çimleri budamak için uygundur. Zira balzamik zamanı, bitkiler de tırnaklarımız ve saçımız gibi yavaş büyürler. Daha az kan kaybı olacağı için ameliyat tarihinizi de bu zamana alabilirsiniz. Hem Yeniayla birlikte iyileşmeniz de hızlanacaktır.

Ayın son durağında düşüncelerimizi susturmak kolay değildir evet ama tam da kafayı hiç bir şeye, hiç kimseye takmayıp bol bol dinlenilmesi gereken günlerdir bunlar. Koskoca bir ay geçmiştir. Neler yaptık peki? Neleri değiştirmeye cesaret ettik? Bu sefer daha iyisini yapmak için güç toplamaya ihtiyacımız var. Ay’ın ışığı giderek sönükleşiyor, yakında karanlığa saklanacak. Onun da dinlenmesi lazım, tekrar doğmak için… Ay dinlenirken kötüler iş başındadır. Siz yeter ki iyi olana sığınak olun, ötesi yine ışık zaten.

 

Yorumlar