Kovada Yeniay – Yeniay Dörtnala!

 

30 Ocak günü, saat 23:38’de bu ay içerisinde oluşacak 2. yeniaya tanık olacağız.

Yeniay, henüz karalanmamış, kenarları yaralanmamış kendine has dokusuyla, temiz bir sayfadır. Üzerine eciş bücüş notlar almak yerine, yeni bir sayfada yazmaya başlarken, özenli davranır, satırlardan taşmamaya, hizayı bozmamaya gayret ederiz.

Eskilerimiz gardropta dağınık dururken yeniay, içinde kendimizi harika hissettiğimiz ve kırışmasın diye dolaba itinayla astığımız yeni bir kıyafettir. Yeni bir ev, yeni bir iş, yeni bir arkadaştır yeniay. Alıştığımız için, eskittiklerimizin aksine, yeniayda yeni olan şeylere ayrıcalıklı davranırız.   Duygusal bataryalar şarj edilir. Kendimizi baştan aşağı elden geçirerek eksiklerimizle yüzleşir ve yeni çıkışlar yakalamak için şevk duyarız.

Taptaze yeniay yeni maksatlar, yaşamınıza giren yeni insanlar ve ilk seferlerdir. Telefonunuza gönderilen bir mesaj, posta kutunuza düşen bir ileti, ilk kez buluştuğunuz biri, tenlerin ilk defa temas etmesi, ilk defa kendinizi hasta hissettiğiniz an, kafanızda ilk defa beliren fikirdir.

“Kendime yeni bir ben lazım” mottosuyla yeni bir ayı karşılarken, bu defa Kova burcu önümüzde açık duran boş sayfaya ilham verecek. Ay ve Güneş birlikteliğinin Uranüs ile arasındaki 60’lık açı, Kova’nın temsil ettiği ruhsal aydınlanma ve bağımlılıklardan bağımsızlaşmak gibi konuların bir kez daha altını çizmekte. İlerici düşünceleri ve geleceğe dair vizyonları besleyen yeniaya, retro dönemini sonlandıran dişiliğin ve romantizmin simgesi Venüs, derin tutkuların neferi Plüton’la birleşerek eşlik ediyor.   Merkür Kova’nın son derecesinde oldukça dikkat çekici. Zira 15 Şubat dolunayında retro hareketindeyken de 29. dereceye dokunacak. Dolayısıyla önümüzdeki yaklaşık 2 haftalık dönem, geçmiş ve gelecekle bir köprüde rastlaşarak kritik kararlar vereceğimizi gösteriyor.

Kurulu düzenler içinde yitirdiğiniz anlamların inadına, yeniayda her yönden dörtnala koşan rüzgârların sesine kulak verin. Kova yeniayı, daha uzaklara gitmeniz gerektiğini fısıldıyor ve yaşamınıza sürprizleri davet ediyor. Yeniayın yelelerine sıkıca tutunup, bütün kıtaları, sonra gökyüzünü sonra da uzay boyunca ışık hızını aştığınızı düşleyin. Düşüncelerinizde özgürleştikçe, boş sayfaya bakıp kaygılanmaktansa, bir hikâye yazmaya başladığınızı farkedeceksiniz. Yormamış, yıpranmamış, yazı tura atmaktan keyif aldığınız hikâyeler…

Kozanızı yırtıp, kanatlarınızı yeni bir hayata uzatırken karamsarlığın pusulasına aldanmayın. Dileklerinizle kutsayın yeniden doğuşunuzu ve yüreğinize ışık taşıyan sabahlara uyanın. Sadece sizin bildiğiniz bir ülke olduğunu hayal edin. Kamçıdan, eyerlerden ve dizginlerden özgürleşin. Sırtınıza yük olanları, size eziyet edenleri atın yerlere. Satrançtaki at gibi, vezirin de şahın da bozun huzurlarını. Kandırın gölgenizi!

Havada geleceğin kokusu salınıyor, kalpleri sağır olanlar için karanlık, umuduna sarılanlar için yepyeni ve aydınlık. Olasılıklar, ihtimaller titreşiyor ruhumuzda. Kafamızın reset tuşuna basan yeniay, düşüncelerimizi güncellemeyi zorunlu kılıyor.

Ruhani ailemizi arayacak, kendi kendimizin patronu ve bilgesi olmayı deneyeceğiz. Zaman durmuş gibi hissederseniz şaşırmayın. Tam da böyle anlarda yaşamınızı değiştirecek esine kavuşacaksınız.

Yaşamak, ister istemez beklemektir beklenmeyeni. Değişimden kaçınmak yerine kafanızı kaldırıp, cesaretle ufka baktığınızda, âşık olursunuz geleceğe. Gözleri gök mavisidir gelecek denen çocuğun, alnında yıldızlar parlar. Ve kalbinde koşulsuz herkese yer vardır.

Yorumlar