Sonbahar Ekinoksu – Gün ve gecenin düğünü

Bugün, Persephone’un bekleyişinin sonlanacağı, aşığı Adonis’in yeraltına inerek kendisine döneceği gece. Nihayet tıpkı ışığın sıcaklığıyla canlanan ve uzun günler boyunca Güneş’e sayısız rengini soyunan yeryüzü gibi, Persephone da kendini tutkuyla sunduğu aşığına kavuşacak. Baharın ilk günü olan 21 Mart’a, Adonis’in Afrodit’e dönmek zorunda olduğu güne kadar birlikte olacaklar. Güneş’in ekvatoru geçerek Kuzey Yarıküre’den uzaklaşacağını yani artık yaz mevsiminin bitmekte olduğunu anlatan ne kadar zengin bir söylence!

Eski zaman insanları için mühim olan ve sayısız söylencenin doğmasına neden olan ışık, karanlık ve gölge kavramları hala yoğun ilgi uyandıran gizem ve felsefelerin kaynağıdır. Geçmişin insanları, ışığın döngüsünü gösteren durakları, baharların gelişini ve gündönümlerini daima kutlamışlar. Çoğu zaman farkında olmasak bile, günümüzde bu tarihlere yakın zamanlarda, farklı isim ve tanımlarla aynı kavramları hala kutluyoruz. Çünkü ışığın ve karanlığın arasındaki ilişki, etrafımızı saran dünyayı değiştirmeye devam ediyor.

İnsan hayatının aşamalarını temsil eden mevsim geçişleri, gündönümleri ve ekinokslar bizim bizden ayrılmaz aynalarımız. Çetin kışla mücadelemizi bitirdiğimiz ilkbahar hep umut doludur, hasat bayramlarında yaz boyunca topladığımızı güç ve tecrübeler için şükrederek her defasında kışla daha hazırlıklı yüzleşmeye çabalarız.

Bir şeyi birlikte kutlamak önemlidir çünkü kutlamalar aracılığıyla derinliklerimizde gizlenen güçleri harekete geçirir, bilinçli bir şekilde ruhsal varoluşumuzu kuvvetlendiririz.

Jüpiter, Terazi burcuna ilerleyen Güneş’i karşılamaya hazırlanıyor ve Merkür Retro dönemini sonlandırıyor. Gün ve gecenin, iyi ve kötünün, tatlı ve acının, tüm zıtlıkların eşitlendiği yazın ve kışın orta noktasında Güneş’i kucaklayan Jüpiter göksel bir düğünü, bir kavuşmayı ve talihin aşıklardan taraf olduğunu müjdeliyor. 14 Şubat değil, asıl Sevgililer Günü bugün.

Terazi burcunun simgesi batmakta olan Güneş’tir. Güneş astrolojide egodur ve ışığın sıcaklığının bizden uzaklaşmaya başlayacağı bugün, kendimizden uzaklaşarak bir diğerine yakınlaşmak anlamına geliyor. Tıpkı yeryüzüne çiçekler açtıran Adonis’in Persephone’ye dönüşü gibi, egomuza dair bazı şeyleri sevdiklerimiz için feda edebilmemiz gerekiyor. Çoğunlukla insanlar yeryüzünü çiçeklere boğan dünya yakışıklısı Adonis’i Afrodit’e çok yakıştırır, bahar zamanı yeşeren aşklarını ballandırarak anlatırlar. Oysa bence Adonis Hades tarafından kaçırılıp yeraltına hapsedilen Persephone’yi çok sevmektedir. Öyle olmasa yeraltına inmeyi neden göze alsın? Hem belki de Afrodit ve Persephone aynı kişidir, bir kadının içindeki iki farklı dünya gibi…

Cesaret ve umutla

İlk kez HThayat‘ta yayınlanmıştır.

Yorumlar