Oğlakta Yeniay /2014

 

2014 yılının ilk günü, İstanbul’a göre, 1 Ocak saat 13:14’te, Oğlak burcunun 10. Derecesinde, bu ay oluşacak iki yeniay fazından ilki meydana gelecek. Yeni bir yıla merhaba derken daha iyimser bir gökyüzünü yorumlamak isterdim, ama görünen o ki kendimizi kandırmaya gerek yok.

Yeniay en genel anlamıyla, yeni maksatlar, yaşamınıza giren yeni insanlar ve ilk seferlerdir. Telefonunuza gönderilen bir mesaj, posta kutunuza düşen bir ileti, ilk kez buluştuğunuz biri, tenlerin ilk defa temas etmesi, ilk defa kendinizi hasta hissettiğiniz an, kafanızda ilk defa beliren fikirdir. Bu evrede, aldığımız olumsuz haberler, karşılaştığımız negatif insanlar, önümüzdeki bir aylık sürecin konusunu oluşturabilirler. Yeniayla kavuşan Plüton, bir kez daha bize emir kulu olduğumuzu hatırlatacak. Yöneticileri, iktidarı, ortağımızı, öğretmenleri, avukatları, belki de otorite figürü olarak benimsediğimiz ebeveynlerimizle ilgili meseleleri gündeme taşıyacak. Sağlıkla ilgili operasyonlar gerçekleşebilir. Bilhassa, üreme organları ve vücudun boşaltım sistemiyle ilgili hassasiyetlerde doktora başvurulması, kazalara karşı da dikkatli olunması gerekir. Hali hazırda değiştirmeniz gereken makineleriniz bozulabilir. Büyük çaplı elektrik, su ya da ulaşımla ilgili kesintiler ve aksaklıklar oluşabilir.

Tam 4 gezegen, yeniayla birlikte oğlakta biraraya gelirken, geri giden Venüs, açık orbla, bu önemli stelliuma eşlik ediyor. Mars teraziden, Uranüs koçtan 4 gezegeni neredeyse partil kareliyor. Jüpiter ise karşı cephede yeralıyor. 7 gezegeni kapsayan büyük kare, omuzlarımıza, taşımaya hiç de gönüllü hissetmediğimiz bir yük bindiriyor.

Son 15 gündür, facebook ve twitter üzerinden takip ettiğim herkes aynı soruyor; Yoksa hepimiz çıldırdık mı? Mantık örgüsünü kurmayı başaramadığımız gelişmeler yaşıyoruz. İşin en kötüsü kendimizi müdahale etmek konusunda aciz hissediyoruz.

Artık hepimiz Plüton ve Uranüs arasındaki kare açıyı tanıyoruz; 2010 baharından beri, almak istemediğimiz, kararları almaya, tercih etmediklerimizi yaşamaya mecbur bırakılıyoruz. Dürüst siyaset, hak ve hukuk talep ediyoruz. Sistemin özgürlüğümüzü kısıtlayan taraflarına karşı direniyoruz. En nihayetinde, zaten insanların ortak bir fikirde buluşması bu kadar zor iken, kendimize soruyoruz; “ O zaman iktidarların uzlaşmayı kolaylaştırması gerekmez mi?”

Bir kez daha, bu defa Yeniayla birlikte, köşeye sıkışmışlık hissiyle başetmekte zorlanacağız evet. Aralık’ın 2. Yarısı ve Ocak ayının ilk yarısında bir aşama kaydederken, ikinci kriz evresi Nisan ayı olacaktır.

Plüton evrim, değişim ve dönüşüm ihtiyacımızdır. Kendimizi, olup biten herşeyden soyutlamamıza, realiteden kaçınmak gibi bir çözüme olanak tanımaz. Gerçekleri gözardı edebileceğimiz bir noktada değiliz.  Plüton’un eşlik ettiği oğlak yeniayı, her yaştan bireyin, aynı tepkiyi hissetmesi demektir. Oğlak yeniayı sorumluluk alarak büyümek, kararlarımızın bedellerine katlanarak olgunlaşmak demektir.

Yeniay İstanbul’a göre çıkarılmış haritanın 9. Evinde konuşlanmışken, Türkiye’nin Plüton’una karşıt, Mars’ına kare yapmaktadır. TR haritasının, oğlak bölümüne, yani 7. ve 8. Evlerine düşmektedir. Plüton etkisi nedeniyle yeniay, başlı başına akrepsi dir ve 8. Ev konularıyla yakından ilgili bulunur.

Plüton ve yeniay birleşimi, dünyevi anlamda, eğitim, kürtaj, tecavüz ve cinsel tercihlerle ilgili yeniden yapılandırılmış yasaların göstergesi olabilir. Bu konularda baskıya maruz kalabiliriz. Skandallar ortaya çıkabilir, yasalar manipüle edilebilir.

Güneş çağlar boyunca iktidarlar, liderler ve tanınmış kişilerle özdeştirilmiştir. Plüton kavuşumu, dünya genelinde, Ocak ayı içinde, bir yöneticinin, tarikat liderinin ya da bir ünlünün hayati tehlike atlatması anlamına gelebilir. Uçak ve deniz kazaları, gümrükle ilgili krizler olasılıklar dahilindedir. Suçluların yargılanması sürecinde, eylemi başlatan tarafla ilgili gelişmeler yaşanabilir. Finansal kriz, ithalat ve ihracat alanlarını etkileyeceği için, büyük şirketlerden bazılarının iflası gerçekleşebilir. Kriz ortamında bazıları büyük kazanç elde ederlerken, bazıları kaybedebilir.  Riskli yatırımlardan kaçınmak gerekir. Dünyanın genelinde savaş telaffuz edilebilir, saldırılar gerçekleşebilir ve aynı nedenlere bağlı olarak, fanatikler ortaya çıkabilir.

Fiziksel ve zihinsel sınırlarımızdan daha derinlere doğru taşarken, sarsılıyoruz. İçimizdeki sarsıntılar, dışarıya da yansıyor. Saklı gerçekleri bilmek isteyeceğiz. Bildikçe, öğrendikçe, anlamaya çalıştıkça rahatlayacağız. Bazıları bilmedikleri zaman daha mutlu olduklarını düşünürler, ama bu yöntem, Plüton için geçerli değildir. Gerçekleri gözardı edemiyor olabiliriz, ama gerçeklerle başedecek gücümüz var!

Merkür Plüton birleşimi, kendi sırlarımızla da yüzleşmemize neden olacak, zihinsel keskinlik verecektir. Kendimizi derinlemesine analiz ederek, çözümler üretiriz. Bu ay bol bol psikoloji kitapları okumanızı, terapi almanızı öneririm, faldan büyülerden medet ummanız, sizi daha da çaresiz hale getirebilir. Kör noktamız, intikam, gurur ve güç sarhoşluğu. Güç kompleksinizin despotluğa neden olmasına müsaade etmeyin. Başarılı olmak için çok çabalayın ama başkalarını ezerek bir yerlere ulaşmaya çalışmayın.

Haritanızda oğlak burcu hangi eve düşüyorsa, burası kontrol kazandığınız ya da kontrolü yitirdiğiniz yer olabilir.

İlişkilerde derinlik arayışı vardır. Paradoksal ve cinsel paylaşımların ön planda olduğu ya da çıkar ilişkileri kurmaya eğilimli oluruz. Platonik bağlılıklar, sevgi ve nefret ekseninde birliktelikler oluşabilir. Romantizm namına beklentilerinizi, ayın 15’inden sonraya ertelemenizi öneririm.

Olumsuz etkilerin yanısıra, Mayıs ayına kadar Jüpiter ve Satürn arasında oluşacak üçgen açı, iyimserdir. Limitlerimizin farkına vararak, ilkel dürtülerimizi kontrol etmek ve ideallerimizi gerçekleştirmek için bize destek olacaktır.

Yazdıklarım size dramatik gelebilir ama aranızda hanginiz dramatik bir durumda olmadığımızı söyleyebilir? Yine de yüzleşeceğimiz gelişmeler, bir felaketle eş değer değildir. Kriz zamanları, hepimizin eylemlerinin, ayrı ayrı önem taşıdığı, hatta hayati olduğu zamanlardır. Kararlarımızla dünyanın gidişatını değiştirecek olanlar, yine bizleriz. Size naçizane önerim, yeniyıla adım atarken, sizi boğduğunu ve dibe çektiğini hissettiğiniz taraflarınıza, takıntılarınıza veda etmek için gönüllü davranmanız olacaktır. Eğer bir ilişkiyi sonlandırmanız gerekiyorsa, ilişkiden payınıza düşen güzel anıları ve kişiliğinize şekil veren dersleri alıp yolunuza devam etmeniz gerekir. Bundan kim bilir ne kadar zaman önce, birlikte olduğunuz kişiyle aranızda bir kapı açmıştınız ama eğer acı çekiyorsanız bu kapıyı kapamaya razı olmanız gerekiyor demektir. Kapıları kapatmadan, yenilerini açmanız mümkün olmaz. Özgür kılmadan, özgürleşemezsiniz. Hayır demek ise, bir diğerine evet demek için bir fırsattır. Ne kadar acı olursa olsun…

Sadelikten yana olun. Gerçek zenginliğin ve şifanın yüreğinizde gömülü olduğunu, ruhani servetinizin paylaştıkça çoğalacağını ve sahip olduğunuz asıl değerlerin çalınamayacağını akıldan çıkarmayın. Döktüğünüz gözyaşları bile, dünyanın bütün servetlerinden daha kıymetli.

Düşmanınızdan korkmadan önce, onu gerçekten tanımaya çalışın. Bu evrede kör inançlarla tutunduğunuz, ün ve şöhret tutkusu yüzünden kendi kendinizin düşmanı haline gelmemeye, şımarık ve güç kazandıkça güç isteyen, ailesine ve çevresindeki herkese hükmeden bir çocuk olmamaya gayret edin. Çünkü büyümenin zamanı geldi. Herkesin oyunu kazanmak için bütün gücüyle mücadele ettiği dünya sahnesinde, durun ve hırsınıza hakim olun. Her şeyi kaybettikten sonra geriye kazanacak ne kalabilir?

 

Yorumlar