Mitolojide ve Astrolojide Satürn

Satürn – Zamanın Bilge Efendisi

Başlangıçta herşey sonsuzluk ve kaostan ibaretti… Varlığın sınırları ve boyutları bilinmezdi. Sonra saf enerji kütle kazandı. Böylelikle ’’ Mekan ve Zaman’’ oluştu. Zaman, insanlara enerjilerine şekil ve yön vererek yollarını bulmayı öğretti. Ama insanlar bunu bir meydan okuma gibi gördüler. Akışa uyum sağlamakta zorlandıkça, zamana kızıp, zamana sövdüler. Araplar ‘’Dehr’’ dediler zamana, Türkler ‘’Felek’’, Yunanlılar ‘’Kronos’’, Romalılar ise SATÜRN…

Mitoloji’ye göre Uranüs cennetten gelen saf enerjinin ‘’özden ayrışarak kimlik kazanmış’’ halidir. Göklerin Tanrısı’dır. Terra ya da Gaia olarak anılan Yer Tanrıçası ile birleşir. Satürn, göklerin yerle yaptığı bu kutsal birleşmeyle meydana gelmiş, yedi büyük Titan’dan biridir. Satürn’ün diğer Titanlar haricinde, üç tane de hilkat garibesi kardeşi vardır. Bu kardeşler Cyclops ya da Tepegöz olarak bilinirler. Uranüs, bu üç evladına karşı merhametsizce davranmakta, bu da hem Titanları hem de Anne’lerini çok üzmektedir. Satürn, babasına tuzak kurup gücünü elinden alır. Kimi efsanelere göre Uranus’ü parçalara böler – yani sonsuzluk zaman aralıklarına ayrılır -, kimine göre de kısırlaştırır – yani yaratıcı enerji kısıtlanır ve forma mahkum olur-. Sonra da göklerin tahtına çıkıp oturur.

mitolojide ve astrolojide satürnSatürn’ün hükmü ele geçirmesiyle dünyaya önce bir sevinç sarhoşluğu gelir. Ancak, bu sarhoşluk sonsuza kadar sürmez. Satürn evlenir ve çocukları olur. Efsaneye göre, kendi evlatlarından biri de babasına karşı işlemiş olduğu bu günahı, ona karşı işleyecek ve hükmünü elinden alacaktır. Başlattığı döngünün kendisini de yok edeceğini bilmek, Satürn’ü evlatlarına karşı zalimleştirir. Kendi çocuklarını yutmaya başlar. Bu nedenle acı, kısıtlama, yas ve dünyevi hırslarla kirlenme kavramları Satürn ile bütünleştirilir.

Zalim babayı tahtından etmek ise, bir şans eseri ‘’Crete Adası’na ya da bilinen adıyla Girit’e’’ saklanıp canını kurtaran Jüpiter’e düşecektir. İyi talihin ve müjdeli haberlerin temsilcisi olarak bilinen Jüpiter, büyükannesi Gaia’nın yardımıyla, babasını zehirler. Yuttuğu beş evlat olan Vesta, Juno, Ceres, Pluto ve Neptün’ü midesinden çıkartmasını sağlar. Satürn’ü ve ona destek olan Titan kardeşlerini yeraltında gönderir. Bu olay Titanlar’ın devrinin kapanıp, Olimpos Tanrı’ları devrinin başlayışıdır.
Jüpiter, Olimpos’un Yüce Tanrısı Zeus olarak tahta geçer. Kardeşi Juno ya da bilinen adıyla Hera ile evlenir ve Apollo’yu yani Güneş’i meydana getirir. Güneş Sistemi’nin ve Modern Astroloji’nin temel taşları da böylece atılmış olur.

Satürn, Güneş’ten uzaklık sırasına göre Uranüs’ten önceki 6. gezegendir. Astrolojide Oğlak Burcu’nun yöneticisidir. mitolojide ve astrolojide satürn2Bilindiği gibi Oğlak burcu, en uzun gece olan 21-22 Aralık itibariyle başlar ve 20 Ocak’ta sona erer. Güneş’in Satürn’ün hükmüne girmesi birçok kültürde farklı şekillerde kutlanır. ”Winter Solstice” olarak bilinen en uzun gece, Eski Yunan’da Saturnalia, İbrani geleneklerinde Tekufat Tewet, İran’ın İslam öncesi Şamanik inancından gelen ve Şii anlayışı içinde de yer eden Yelda adıyla kutlanır. Pagan geleneklerinde tohumların toprağın altına gönderilmesine ve kışın başlamasına işaret eden ve 31 Ekim’e denk gelen Samhain ve Julien takvimine göre Kuzey yarıkürenin kışa tam anlamıyla geçmesine işaret eden ve 24 Aralık gecesine denk gelen Noel de aynı Satürniyen konsept çerçevesinde yer alırlar.
Asıl kutlanan ”Zaman’ın başladığı Zaman”dır.

Satürn etkilediği herşeyi zamana ve mekana bağımlı hale getirir. Bu anlamda dünyevi gücü ve düzeni temsil eder. Maddeye form vermekle ilgili olduğu için, fiziki düzenlemeler ve organizasyonel kurgular da Satürniyen’dir. Doğal Burcu Oğlak, doğal evi toplumsal mevkiye işaret eden 10. Evdir. Bunun yanısıra Kova Burcu’nun da klasik yöneticisi olarak kabul edilir.

Devlet, ordu gibi kitleleri yönlendiren kurumlar, bürokrasi, kapsamlı sonuçlar doğuran ekonomik faaliyetler, finansal kurumlar, tarım, hep Satürn’ün alanına girer. Satürn’ün temsil ettiği işlevleri yerine getiren kişiler, disiplinli, sabırlı ve sonuca odaklı davranmak ve zevklerinden fedakarlık etmek zorundadırlar. Aksi takdirde bulundukları mevkinin ve taşıdıkları sorumluluğun hakkını veremez, hem kendileri hem de başkaları için maddi ve manevi kayıplara neden olabilirler. Başka bir deyişle maddeye hükmetmek isteyen, karşılığını zamanı ve rahatıyla ödeyecektir. Ve son tahlilde, maddi güç kendisini ele geçirmek isteyenlerin yaşamlarını ele geçirip yönetecek, onları kendi kölesi haline getirecektir. Bu anlamda, Satürn’ün şeytani bir yanı olduğu da söylenir.

Satürn, enerji kaynaklarımızın üzerine konulan bir filtre gibidir. Yıldız haritalarında girdiği burçlar ve evlere göre kişinin gelirine, sağlığına, görünümüne, yaşam düzenine ve toplumsal mevkisine etki eder. Ayrıca Satürn’ün gökyüzündeki seyri sırasında, kişisel yıldız haritalarımızdaki evlere ve gezegenlere yaptığı yansımalar da, yaşamımızın akışına belli bir süre için şekil verir.

mitolojide ve astrolojide satürn3Engelleyici, hizaya getirici ve kişinin tercihlerini sorgulamasına neden olan bir rol oynadığı için ‘’Büyük Öğretmen’’ olarak bilinir.

Satürn’ün dersleri hakkında fikir vermek için, doğum haritasında girdiği burcun özelliklerine ve yerleştiği ya da transit geçtiği evlerin konularına göre yapabileceğe etkilerden bahsetmek gerekir;

Birinci Ev ya da Koç’ta olduğu zaman kişiye kendini disipline etmek yönünde büyük bir yetenek verir. Yöneticilik yeteneğine, hatta askeri kariyere işaret edebilir. Bazen bu açı fiziksel güçlerini disipline etmeye odaklanan ünlü sporcularda karşımıza çıkar. Olumsuz açılar alması halinde, kişinin başkalarını kontrol etmek konusunda fazla istekli ve takıntılı olmasına yol açabilir. Bu nedenle Satürn Koç’ta düşük kabul edilir. Satürn 1. Eve transit yaptığında ise, kişinin davranış biçimi ve dış görünümünde önemli değişikliklere yol açabilir.

İkinci Ev ya da Boğa’da olduğu zaman kişiye düzenli çabalarla elde edilen büyük bir zenginlik verebilir. Harita sahibinin kendini güvence almaya duyduğu ihtiyaç artar. Dini görüşlerde tutuculuk ortaya çıkar. Maddi değerlere aşırı bir düşkünlük ve sahip olduklarıyla ilgili hoş kaçmayacak bir kontrol arzusuna da yol açabilir. Olumsuz etkiler aldıysa, kişinin gelirinin az olmasına veya değer verdiklerinden mahrum kalmasına neden olabilir. Satürn 2. Eve transit yaptığında, kişi sahip olduğu maddi ve manevi değerleri yeniden yapılandırır.

Üçüncü Ev’de olduğu zaman kişinin yakın çevresinden dolayı yaşayabileceği sıkıntılara veya sınırlı iletişim olanaklarına sahip olacağına işaret edebilir. Hatta konuşma ve hareket kaabiliyeti üzerine fiziki kısıtlamalar da getirebilir. Öte yandan, İkizlere yerleşen Satürn, sözün disipline edilmesini gerektiren eğitimcilik, editörlük, iletişim danışmanlığı gibi konularda sıradışı bir yetenek bahşedebilir. 3. Eve transit yaptığında, kişi yakın çevresi ile ilişkilerini ve iletişim biçimini gözden geçirir.

Dördüncü ev, Yengeç’in ve duyguların gezegeni Ay’ın doğal evidir. Satürn’ün Yengeç Burcunda veya 4. Evde olması zararlı kabul edilir. Genellikle harita sahibine maddi ve manevi açıdan kısıtlamalarla dolu bir çocukluk getirir. Ebeveynlerden biri sevgisiz olabilir, evinden uzak kaldığı ya da sağlık problemleri yaşadığı için çocuğu ile ilgilenemeyebilir. Satürn 4. Eve transit yaptığında, aile bireyleriyle ilgili olumsuz gelişmeler, mülk kaybı, boşanma gibi etkiler yapabilir. Kişinin ev düzenini yeniden yapılandırmasına yol açar.

Beşinci Ev ‘de veya Aslan’da olduğu zaman da olumsuz bir konumda olduğu düşünülür. Çünki 5. Ev yaratıcı enerjinin engelsizce akmak istediği bir alandır. Satürn bu evde yaşam enerjisinin düşüklüğü, kısırlık, depresyon gibi sorunlara neden olabilir. Ancak olumlu etkiler aldığında, bir maddeye form vermekle ilgili yetenekler kazandırabilir. Satürn aynı zamanda makineler ve mühendislikle de ilgilidir. Aslan’da ise diktatörce bir kişiliğe yol açabilir. Satürn 5. Eve transit yaptığında, kişinin kendisi veya çocukları ile ilgili sağlık sorunları, yaşamdan aldığı tadın azalmasına yol açan gelişmeler veya aşk hayatında durgunluk gibi etkiler verebilir. Kişinin yaratıcı enerjisini kullanmak konusundaki alışkanlıklarını gözden geçirmesine yol açar.

Satürn Başak’ta kişiye disiplin ve tutarlılık verir. Kişi başarıya ulaşmak için zor hayat koşullarına rahatça göğüs gerer. Satürn’ün 6. Evdeki varlığı günlük rutinlere aşırı bağlı olmasına ve sağlığı konusunda fazla tutucu davranmasına yol açabilir. Sigortacılar, muhasebeciler ve laboratuar çalışması yapanlar için uygun bir yerleşimdir. Eğer Venüs açıları aksini göstermiyorsa, püriten bir hayat görüşü ve cinsellikten uzak bir yaşam arzusu da verebilir. Satürn’ün olumsuz açılar alması halinde çeşitli sağlık sorunlarına yatkınlık verir. 6. Evden geçen Satürn transitleri de, iş ortamında kısıtlamalar, aşırı yoğun tempoya karşın sınırlı gelir, depresif bir ruh hali, o evde yer alan burca bağlı sağlık problemleri getirebilir. Kişinin günlük yaşamını gözden geçirmesine yol açar.

Satürn’ün Terazi’de yüceldiği kabul edilir. Kişiye, ılımlı bir yaptırım gücü verir ve zor durumları uzlaşma ile çözme yeteneğini arttırır. Ünlü devlet adamlarının haritalarında bu yerleşime rastlanır. Mimarlar ve sanatçılar da Satürn’ün Terazi’deki yerleşiminden yarar görebilirler. 7. Evdeki yerleşimi ise aldığı etkilere göre farklı sonuçlar doğurabilir. Kişinin güçlü bir eşi ve beton ve çelikten yapılmış bir evliliği olabilir. Ya da kolay kolay bozulmayacak ortaklıklar yapar. Ancak Satürn olumsuz açılar aldığında evlenememeyi de beraberinde getirebilir. Satürn 7. Evden transit geçtiğinde, evlilik yaşamı ve her türlü ortaklık ilişkisi, bir sarsıntıdan geçer ve ancak yeterince güçlü olanlar ayakta kalır.

Akrep de Satürn’ün sevdiği bir burçtur. Büyük devlet adamları, tarihe yön veren kişiler, toplumbilimciler ve cerrahlar bu açıdan güç alabilirler. Ancak Satürn Akrep’e yerleştiğinde olumsuz açılar alırsa, zalim ve yıkıcı bir kişilik de verebilir. 8. Evdeki varlığı ise olumlu etkiler aldığında, başkalarının gelirlerinden ve parasından yarar görme, miras elde etme olanağı verir. Bankacılar ve tefeciler 8. Ev Satürn’üne sahip olabilirler. Satürn olumsuz etkiler aldığında ise, kişi hakkı olan mirastan beklediği kadar fayda görmeyebilir. Satürn 8. Evden geçerken, harita sahibi geçmişten gelen borçlarını öder veya sağlıkla ilgili önemli bir müdahale yaşayabilir. Cinsel yaşamla ilgili kısıtlamalar da böyle dönemlerde ortaya çıkabilir.

Satürn 9. Evde veya Yay’da yerleştiğinde, Jüpiter’e özgü iyimser ve özgürlükçü nitelikler ile Satürn’ün kısıtlayıcılığı bir araya gelir. Bu yerleşim kişiye akademik çalışmalarda, hukuk alanında veya uluslararası faaliyetlerde başarı verebilir. Sebat isteyen bilimsel çalışmalar için de faydalı olabilecek bir konumdur. Satürn iyi etkiler almışsa, kişiye ideallerini disipline edip hayata geçirme ve umutları gerçeğe dönüştürme gücü verir. Ancak olumsuz etkiler alan bir Satürn kişinin vizyonunun sınırlı olmasına, yollara ve yabancı ülkelere bağlı faaliyetlerinde umduğunu bulamamasına ve köktendinci yaklaşımlar geliştirmesine neden olabilir. Satürn 9. Eve transit yaptığında, kişinin uzak iletişimleri sınırlanır, yeni planlar yapmak yerine yarım kalmış işlerini tamamlaması ve genişleme girişiminde bulunmaması gerekebilir. Transitin ilerleyen aşamalarında ise, kişi ancak insanüstü çabalar sonucunda yaşama geçirilebilecek bir projede başarı kazanabilir.

10. ev ve Oğlak Burcu zaten Satürn’ün doğal yerleşim alanlarıdır. İyi açılar almış bir Satürn 10. Evde yerleştiği zaman yapılan her işte ‘’üstadlık’’ verir. Olumsuz açılar alması halinde ise, büyük emekler vererek sağlanan başarılara işaret eder. Satürn 10. Evden geçerken, kişinin iş yaşamında uzun vadeli sonuçlara yol açacak gelişmeler meydana gelir. Bu transit ekilenlerin biçilmesi ve yıllar boyu yapılmış işlerin olumlu ve olumsuz sonuçlarının alınmasını beraberinde getirir.

Satürn Kova Burcu’nun klasik yöneticisidir. Dolayısıyla, bu burçta rahat olduğu varsayılır. Titizlikle sürdürülmesi gereken araştırmalar için Kova’nın temsil ettiği sıradışı zekaya yön ve dirayet verir. Sosyal projelerin tarafsız ve kalıcı bir biçimde hayata geçirilmesine yardım eder. Bir bilgisayar programının insanlar tarafından kullanılmasını sağlayan arayüzlerin ve rutinlerin oluşturulması gibi bir çalışmayı temsil eder. Satürn ‘ün 11. Evde olması, kişinin eğlenceden ziyade kişisel gelişim amaçlı dostluklar kurmasına yol açabilir. Satürn iyi etkiler almışsa, harita sahibi hem kendinden yaşça büyük ve ona yol gösterecek kişilerle ilişki halinde olur, hem de girdiği çevrelerde saygın ve düzen getirici bir kişi olarak kabul edilir. Olumsuz etkiler alan bir Satürn, kişinin kısıtlı bir sosyal çevrede yetişmesine, ve şansa değil gayrete bağlı bir yaşam sürmesine işaret edebilir. Transit Satürn’ün 11. Evden geçmesi halinde kişi dostlarını ve yakın ilişkilerini gözden geçirir. Sosyal konumunu yeniden yapılandırma ihtiyacı hisseder.

Satürn bir kişinin haritasında 12. Eve yerleştiyse, aldığı açıları ve 12. Ev yöneticisi olan gezegenlerin yerleşimini dikkatle incelemek gerekir. Kimlik erimesini, kendini feda etmeyi, bilinçaltını, gizli yaşamları ve kapalı mekanları temsil eden bu evde Satürn’ün varlığı, kişinin zor derslerden geçeceğine işaret edebilir. Uç örneklerde, zihinsel rahatsızlıklar geçirmek, hapis kalmak, yaşamını baskıcı koşullar altında geçirmek, kendini kurban gibi hissetmek türünden deneyimler getirebilir. Bazen de, kişinin bilinçaltı ile bağlantısının kopuk olmasına, kendine veya çevresine itiraf etmekten kaçındığı sorunların varlığına, hatta hafıza kaybına yol açabilir. Satürn’ün Balık’ta yerleşimi ise, kişinin yaşamını başkaları için yapılan fedakarlıklarla geçirmesine ya da mücadele etmek yerine teslimiyetçi davranmasına yol açabilir. Ancak yüksek bir bilinç seviyesi ile desteklendiğinde bu yerleşim ‘’benlik hükmünden’’ kurtulmayı ve evrensel amaçlar için hizmet etmeyi kolay hale getirecektir. 12. Evden geçen transit Satürn’ün kişinin ciddi bir bilinçaltı temizliği yapmasına yol açması beklenir.

Satürn, çocuklarını yuttuğu için lanetlenmiştir. Oysa, yaşam döngüsünün sürmesi için harekete ve kaynak kullanımına, zamana bağlı kısıtlamalar getirilmesi gerekir. Sonbahar’da yapılan hasadın ardından, yeniden ürün alabilmek için toplananların bir kısmı tohum olarak toprağa gömülür. Ve, devran dönüp kış geldiğinde toprak altına atılan tohumların üzeri karla örtülür. Bu yeni bitkilerin beslenmeleri ve yaşama dönmeye hazırlanmaları için gerekli olan bir evredir. İnsanlar içinse, bir sabır ve dirayet sınavı… Kim sever kamçılayan rüzgarı ve yakan soğuğu? Kim özlemez güneşin sıcak ışıklarını sırtında? Kimin aklı başından gitmez, kırmızı çilek ve gelincik tarlalarını düşündükçe… Ama güneşin altında gerçekleşen herşeyin uygun bir zamanı vardır!

Satürn, yani yolumuza koyduğu kilometre taşları ile bizi yönlendiren Zaman… Ve Jüpiter, yani acı ve kısıtlamalar ile sınansak da, ufukta bir ışığın belireceğine bizi inandıran Umut… Bu iki bileşen, Dünya üstündeki yolculuğumuzun olmazsa, olmazlarıdır. İnsan, kah zorluklara ve yokluklara umutla sabreder, kah aşırı beklentilerini ve sınırsız iyimserliğini zamanın getirdiği tecrübe ve disiplin ile dizginler. Ve yaşamın çarkı döner, döner, döner… Tıpkı çok sevdiğim bir şarkı olan ‘’Everything Must Change’’ de anlatıldığı gibi;

‘’Kış Bahara uzanır
Kalbin acıları azalır
Asla çok çabuk değil
Yine de herşey değişir’’

Yorumlar