Kova burcunda Dolunay – Yeni ufuklar

Havada yarınların belli belirsiz kokusu salınıyor, kalpleri sağır olanlar için ihtimaller karanlık, umuduna sarılanlar için ise gelecek hep aydınlık. “Her seçimin bir bedeli olduğunu” fısıldayan olasılıklar titreşiyor ruhumuzda. Birkaç gün önce başlayan Venüs retrosuyla birlikte, 8 sene belki de daha uzun süre önce yaşadığımız aşk hikayesinden, bugünümüze köprüler kuruyoruz. O zamanlar isteyip de yapamadıklarımız yüzünden aldığımız yarayı iyileştirmek için, şimdi yapamadığımız şeyi gerçekleştirmenin ihtimaline tutunuyoruz. Tam da Kova dolunayına özgü olarak, geçmişin hatalarını telafi etmek için, yeni bir benlik yani “öz aitlik” arayışındayız.

31 Temmuz saat 13:43’te, reformcu Kova burcunda gerçekleşecek Dolunay, kölesi olduğumuz insan, yapı ve düşüncelerden bağımsızlaşmamızı temsil ediyor.Çıkmaz sokaklarda kendi çıkışımızı bulmak ve özgürlüğümüz için sosyal mücadeleler vermek anlamına geliyor. Dolayısıyla satrançtaki at gibi, vezirin de şahın da huzurunu bozmamız kaçınılmaz!

Kozasını yırtıp, kanatlarını göğe uzatan kelebekler ya da dizginlerini koparan atlar misali bir Dolunay evresindeyiz. Tuzaklardan, kamçılardan, bizi kendimiz olduğumuz için cezalandıran, bizi biz olduğumuz için tutsaklaştıran herşeyden uzaklaşarak, aslında olduğumuz kişiyi ortaya çıkarmayı deneyeceğiz. İstediklerimizi yapma değil de, istemediğimiz hiçbir şeyi yapmama özgürlüğümüze sarılacağız. Bu aşamada ise, zekamızı faydalı işler üreten keskin bir bıçak gibi kullanmalı, bir aslan gibi korkusuz ama temkinli davranmalı, bir yılan gibi bilgeliğin gücünü taşımalı ve aynı zamanda bir güvercin gibi zararsız olmayı başarabilmeliyiz. Kova Dolunayı’nda barışı, umudu, aşkı getirmek değil, barış olmak umut olmak, aşk olmak, uğruna her bedeli ödemeye hazır, kendin olabilmektir mesele!

Kovadaki Dolunay, yüksek gerilimli bir elektrik akımı ya da sıcak ve sakin bir yaz gününde aniden patlayan fırtına gibidir. Biraz çarpıcı, biraz çılgın, asi ve biraz da sürprizlerle doludur. Delinin kuyuya attığı taş gibi, 40 akıllıya meydan okumaktır. Ana yoldan saparak, alternatif rotalar ve yollar üretmektir. Kova Dolunayı huzurumuzu ve konforumuzu bozarak, bizi yeni ufuklara davet eder. Kozmik bir alarm niteliğindeki bu Dolunay’da, ya farklı gözlerle dünyaya bakacak ya da başka bir dünyaya uyanacağız.

Geleceğin neferi Uranüs’ün yöneticisi olduğu Dolunay, en nihayetinde öngörülmesi zor gelişmelere gebedir. Yaşamak da, ister istemez beklemek değil midir beklenmeyeni? Belirsizlik kaygısı duymak yerine, başınızı kaldırıp, cesaretle ufka baktığınızda, âşık olursunuz geleceğe. Gözleri gök mavisidir gelecek denen çocuğun, alnında yıldızlar parlar ve kalbinde koşulsuz herkese yer vardır.

Cesaret ve umutla…

İlk kez HThayat’ta yayınlanmıştır.

Yorumlar