Mitolojide ve Astrolojide Mars – Temel İç-Dürtü

İlkokula yeni başladığınız zaman, mağazanın vitrininde görür görmez aşık olduğunuz ve annenizin eteklerine yapışıp alması için yalvar yakar ısrar ettiğiniz kırmızı rugan ayakkabıları hatırlıyor musunuz? Ya da kırmızı oyuncak arabanızla oynarken büyüyünce aynı renkte bir otomobil almak istediğinizi? Çocukken en sevdiğiniz çikolata kırmızı ambalajındaki Dido muydu? Doğada üzerinde kırmızı renkleri olan bir canlı görseniz ona dokunur muydunuz? Tehlike, uyarı ve savaş kelimelerini okuduğunuzda zihninizde hangi renk canlanıyor? Kan kırmızısı mı? O halde Marsın hafızlara kazınan masum tutkularına da, gözdağı veren ihtarlarına da aşinasınız. Mars da kırmızı gibi yoğundur, ilgiyi üzerinde toplamayı sever ve unutulmaktan hoşlanmadığı için hayatınızda mutlaka iz bırakır.

Mars’ı anlamak için çevrenizdeki Koç ya da Akrep burcundan olan arkadaşlarınıza kırmızıyı, koyu kırmızıyı ya da bordoyu sorun;  Emin olun siz “tamam!” diyene kadar anlatmaya devam ederlerdi. Kırmızının düşüncesi bile onları hipnotize etmeye yeter. Yok eğer dürüst olduğunu bildiğiniz ancak ani çıkışlarına hatta kimi zaman patavatsızlığına tahammül edemediğiniz Marslı (Koç ve Akrep) arkadaşınızla bir süredir görüşmüyorsanız, yazıyı okumaya devam edin : ).

Koç ve Akrep burcundan olan kişiler genelde yaşam mücadelesine erken yaşlarda, gönülsüzce başlamak zorunda kaldıkları için, Mars’la da çok erken tanışırlar. Kimisi henüz ilk gençlik yaşlarında bağımsızlığını kazanmak için evden ayrılıp, farklı bir yerde yaşamını sürdürmeyi tercih eder. Kimisi ailesinden destek göremediği için onlara tepki olarak genç yaşta ya da ailesinin onaylamadığı biriyle evlenir. Bazısı aile evinde kardeşiyle mücadele halindedir ve kurtuluşunun koşulsuz başarılı olmak ve prestij kazanmak olduğunun farkındadır. Kimisi de zaten kendini hep yalnız hissetmiş, tek başınalığını benimsemiş, hayatta her şeye şüpheyle bakma alışkanlığı edinmiştir. Yine de Mars etkisindeki insanlar vazgeçmek yerine, karşılaştıkları zorluklardan beslenerek yollarına devam etmeyi tercih edenlerdir. Ünlü yazar Samuel Beckett’ın (kendisi de bir Koç’tur)  “denedin, yenildin. Olsun! Gene dene, gene yenil, daha iyi yenil. “ sözü tam anlamıyla Mars’ın motivasyonunu betimlemektedir.

Enerji, hareket ve dinamik deyince akla Mars gelir. Özellikle Koçun başı vücudunun önüne doğru eğimli biçimde, hızlı hızlı yürümesi de tesadüf değildir. Mars kazalarla ilgili bulunduğundan, Koçlar acele ettikleri için sık sık pat diye düşüverirler. Gel gör ki yenilgiyi kabul edip yerde oturmaya devam eden Marslıya rastlamak neredeyse imkansızdır.

Roma Mitolojisinde Jüpiter ve Juno’nun oğlu olarak bilinen Mars’ın, Yunan Mitolojisindeki karşılığı Ares’tir.  Savaş ve mücadele tanrısı Mars Vedic’te Mangal, Angaraka ve Kuja isimleriyle karşımıza çıkar. Mısır’da Horus’un kırmızı gözü (Kızıl Horus) olarak tasvir edilen Mars’a Arapçada “Al Qahira” yani Kahire denilmektedir. Aynı zamanda Mısır’ın başkenti olan Kahire “zafer kazanmış olan, muzaffer” anlamına gelmektedir.

İsminin anlamı “parlak ve yakıcı” olan savaş tanrısı Mars astrolojide Koç burcunun gündüz, Akrep burcunun ise gece yöneticisidir. Oğlak burcunda yücelime sahipken, karşıtı olan Yengeç burcunda düşük, Boğa ve Terazi burçlarında ise zararlıdır. Astrolojide sıcak ve kuru bir niteliği vardır. Güneş’in çevresindeki yörüngesini 687 günde(ortalama 2 sene)  tamamlayan Mars, Her burçta yaklaşık olarak 2 ay kalır. Astrolojide 1. ve 8. Evlerin doğal yöneticisi olan Mars, 3. ve 10. Evlerde güçlüdür.

Sabah yataktan kalkmamıza neden olan amaç duygusu, refleksler ve iç-dürtülerimiz  Marsla açıklanır. Haritalarda Mars’ın konumu en temel cinsel davranışları yani libidoyu, bizi cinsel anlamda nelerin etkilediğini ve harekete geçirdiğini, kendimizi kanıtlamak istediğimiz konuyu, nelerin bizi öfkelendirdiğini ve nelere nasıl tepkiler gösterdiğimizi açıklar. Mars’ın bulunduğu ev ve burç, savunduğumuz ve aynı zamanda saldırıya uğradığımız yerdir. Örneğin 4. Evinde Mars bulunan kişinin aile ortamı gergin ve çatışmalıdır. Genelde aile bireyleri arasında yüksek sesli tartışmalar olur. Ancak kişi ailesiyle ilgili ciddi sorunları olmasına rağmen ailesini başkalarına karşı daima savunmaya ve korumaya çalışacaktır. Mars sorunun olduğu yere parmak basar ve burası aynı zamanda hayata devam etmek için hissettiğimiz gaye ve dürtüdür.

Mars savaşçıdır, savaşçının zırhı, silahı, odaklanmış zihni ve en önemlisi savaşçının cesaretidir. Sporcudur Mars, sporcunun yeteneği, azmi ve inancıdır. Cerrahtır, neşteridir. Hayat kurtaran bir kahraman anlamına gelebileceği gibi can alan bir katil de olabilir. Mars haritalarda baba, erkek kardeşler ya da hayatınızdaki önemli erkek figürleriyle etkileşiminizi açıklayabilir.

Hakkını savunmak demektir Mars, kendini ortaya koymak, risk almaktır. Zorluklara ve rakiplere göğüs germe yeteneğidir. Astrolojide Mars, Satürn gibi serinkanlı değil aksine ani ve patlayıcıdır. Ancak yüceldiği yer olan Satürn yöneticiliğindeki Oğlak burcundaysa eğer, odaklandığı işte duygularını devreden çıkaran bir askerdir. Mars Oğlakta çalışkandır, dayanıklıdır ve istediğine er ya da geç ulaşma hırsına sahiptir. Mars’ın Oğlak yerleşimi kişiye nadir rastlanan bir güç verir; Haritanızda Mars 10. Ev Oğlak burcunda Güneş’inize olumlu açı yapıyorsa yaşamda iz bırakacak biri, avukat, cerrah, bilim adamı, mühendis, ünlü bir oyuncu hatta başbakan olabilirsiniz. Eğer haritanızda zayıf bir Mars varsa, kendiniz ve başkaları için tehlike sinyali veriyor olabilirsiniz. Öfkeyi ifade etmek sağlık için gereklidir, zira cilt sorunları, kronik ağrılar ve baş ağrısına genelde kızgınlığını bastıran insanlarda rastlanır. Mars’ın negatif tarafı öfkeli olması değil, hiddetini şiddet göstererek ortaya koyma potansiyelidir.

Güneş’in yaratıcı enerjisinin aksine Mars “ham” enerjidir. Sınırlarınızı bilmeyi, Mars enerjisini kontrol etmeyi ve doğru biçimde yön vermeyi beceremediğiniz takdirde, yaşamınızın her alanında yıkıcı olabilirsiniz. Eğer sürekli şiddetli ruh hallerine giriyor ve içinde bulunduğunuz durum için sık sık başkalarını suçluyor ya da saldırganlık gösteriyorsanız, o zaman Mars’ın negatif etkilerini yansıtıyorsunuz demektir. O halde gücünüzü ve enerjinizi sadece küçük çıkarlarınız için seferber etmemeli, daha yüksek ideallere hizmet etmeyi ve herkes için faydalı olabilecek amaçlar edinmeyi denemelisiniz.

Mars genelde açık, direkt, fiziksel, etkileyici, korkusuz ve zorlayıcıdır. İşini hoş ve nezaketle yapmakla değil, domine etmekle ilgili bulunur. Dolayısıyla olumlu açılar altında kültürlü, nazik ve işinin erbabı bir bilim insanı olabileceği gibi, negatif etkiler altında hormonlarının sesine kulak veren ve ateşi keşfeden kendisi olmadığı için karısını saçından sürükleyerek öfke krizi geçiren bir mağara adamı haline gelebilir. Özellikle erkek haritalarında yükselen veya MC noktasıyla kavuşan bir Mars varsa, mağara adamı bile olsa bu kişiyi seksi ve karşı konulmaz bulabilirsiniz. Ne derler bilirsiniz; Bazı kızlar kötü çocukları severler!

Dünyevi olayları incelerken de Mars’ı çatışmaların ve şiddetin sorumlusu olarak gösteririz. Unutulmamalıdır ki gezegenler krizleri yaratmaz, aslında var olan birikmiş enerjileri tetikleyerek ortaya çıkarırlar. Krizlerle karşılaştığımız zaman ise, sorunlarımızla yüzleşme ve dolayısıyla iyileşme/iyileştirme şansı elde ederek yeniden dengemizi sağlarız.

Mars’ı Russell Crowe’un (Kendisi bir Koçtur ve haritasında Mars Güneş kavuşumu vardır) canlandırdığı Gladyatör karakterine benzetebiliriz. Mars’ın en temel dürtüleri tehlikeler karşısında hayatta kalmak, rekabet ve somut dünyada bir şeyler inşa etmektir. Kırmızı rugan ayakkabıları giyinip kendi ayakları üzerinde durmak, kırmızı arabaya binip bilinmez yollara koyulmak, yaşamı yaşama rağmen tecrübe etmektir.

Antik astrologların Ortadoğu’yu ve esmer tenli insanlarını Mars (kuru ve sıcak) etkisinde kabul ettikleri bilinmektedir. Gerçekten de Mars’ın, kurak çöllerde yaşam mücadelesi veren insanların çatlak tenlerinden okunabilecek bir hikayesi vardır…

Çöl boştur, sınırsız ve yalnızdır. Bütün anlamlarından soyunmuş, sade, kuru ve çorak bir diyardır. Çöl en görmüş geçirmiş ruhların sınanma yeridir.  Yüreğin toprakları da bazen aşkın ve şehvetin yakıcı güneşine maruz kalır.  Bu yüzdendir ki herkesin içinde yağmura doymayı bekleyen bir çöl vardır.

Kulak verenler için Mars’ın özlemi çölleri bile yeşertebilecek davetkar bir ezgiyle şahlanır;

“Tutuşan tenime zülüflerini sür,

Asi hırçın hür,

Arka bahçelerde dişlediğim mür

Gel çıplak ve pür.”

Yorumlar