Fırtına, Korku ve Gölge – Mars, Uranüs ve Plüton

22 Aralık – 3 Ocak Tarihleri Arasında

Kendimize doğru yaptığımız, yaşam denen ruhsal yolculuğumuzun, tehlikeli kavşaklarından birine doğru ilerliyoruz. 21 Aralık’tan yani en uzun geceden itibaren, ay sonuna kadar, cesaret ve çaba göstermemiz gereken önemli bir dirayet sınavı vereceğiz.  Çünkü, Ayın ilk günlerinden itibaren vurguladığım, Mars’ın sevimsiz açılarıyla, yollarımız kesişecek.

Mars Uranüs Karşıtlığı – Fırtına

Zihin bir okyanustur ve gemisinin dümenine geçerek, zihnin engin sularında seyreder insanoğlu. Bazen beklenmeyen bir fırtına kopar ve ortaya çıkan dev dalgalar gemiyi sarsar. Bilincin suları bulanıklaşır ve bilinçaltını temsil eden kıyıların izleri belirsizleşir. Fırtına teorik olarak, müdahale edemediğimiz ama başetmek zorunda olduğumuz krizlerdir.

Mars Uranüs karşıtlığı, bir önceki gece, açık gökyüzüne bakıp, içimiz rahat uykuya daldığımız, ama şiddetli bir fırtınayla uyandığımız ertesi güne benzer. Aceleci, dürtüsel, huzursuz, sabırsız ve panik halde hissederiz.  Gözden kaçırdığımız ufacık bir işaret, fırtınanın bizi gafil avlamasına yol açmıştır ve kendimize ne oldu? Nasıl oldu? Her şey bir anda nasıl ters gitmeye başladı? diye sormaya başlarız.

Gemimizi bir o yana bir bu yana sallayan dalgalara ve yağan şiddetli yağmura müdahale edemediğimiz için çaresiz hissederiz. Geç de olsa, aklımıza gelen bütün önlemleri almaya başlar, yine de bulanık sulara bakıp, fırtınanın ne zaman dineceğini bilmediğimiz için, kaygılanırız.

İşte tam da böyle bir şeydir Mars Uranüs karşıtlığı; Dizginlerin yazgının elinde olmasını, özgürlüğümüze ve yaşamımıza bir tehdit gibi algılamak, yaşamın kontrol edemediğimiz, üzerimizde baskı kuran dinamiklerine karşı isyan etmektir.

Evet fırtına kopacak… Sürpriz gelişmelerin tezahür etmesi beklenmelidir. Yapmanız gereken şey, hazırlıklı olmak! Devam etmek istiyor musunuz? Gerçek arzunuzu ve kim olmak istediğinizi biliyor musunuz? Bir amacınız var mı? Şimdi bu sorulara odaklanın ve kendinizi güvenceye almak için, disiplini elden bırakmadan gayretle çalışmaya başlayın.

Eğer ne istediğinizi biliyorsanız, serinkanlı davranabilir, fırsatlarla karşılaştığınızda onları tanır, ne zaman harekete geçmeniz ya da durmanız gerektiğini bilirsiniz.

Bu evrede, başarı risk yoluyla gelebilir ama gerçekten de risk alınacak dönem değildir. Krizi kontrol altına alabileceğinizi hissedebilirsiniz ama karşınıza umulmadık tehlikeler çıkabilir. Dikkatli ve özenli planlar yapın, kabiliyetlerinizi ve zekanızı sabırsız bir çocuk gibi değil, ustaca ve bilgece kullanın. Gecikmeler karşısında sakin olun, ne de olsa bu süreçte alacağınız yanıtlar tatmin edici olmayabilir. Müzakerelerde karara varırken, sözleşmeler imzalarken uyanık olun. Kimsenin üstlerine düşen sorumluluklarını gözardı etmesine müsaade etmeyin, hatta gerekirse anlaşmanızı çok geç olmadan fes edin.

Bilhassa kazalara karşı dikkatli olmanız gerekiyor; Makinelerle çalışırken, motorlu taşıtlar, yakıcı ya da kesici aletler kullanırken acele etmeyin. Öfke benzeri duygularınızı, fiziksel enerji harcadığınız, rekabet gerektiren sporlara kanalize edebilirsiniz. Ancak spor dahil pek çok konuda, aşırıya kaçma eğilimi veren Mars Uranüs karşıtlığını akılda tutarak, nerede duracağınızı bilmeli, oluşabilecek sakatlıklara karşı önlemlerinizi almalısınız. Dağcılık gibi riskli aktiviteleri erteleyin. Özellikle belinizi güçlendirin ve ay sonuna kadar bel bölgesinden ameliyat olmak yerine fizik tedaviyi tercih edin.

Diyelim öfkelisiniz ve bu yorucu hisle nasıl başa çıkacağınızı bilmiyorsunuz. Öfkenizi,kendinizi kandırmaya çalışarak bastırmayı denerseniz, bunun son derece negatif sonuçları olabilir. Tam anlamıyla gerçeklerle yüzleşmemiz gereken zamandayız. Gerçekleri itelemeniz ve ötelemeniz sizi kendi kendinizin düşmanı haline getirebilir. En basitinden şiddetli başağrılarının ve uykusuzluğun esiri olabilirsiniz. Öfkenizi, sıkıntınızı ifade edin. Ama sınırlarınızı bilin. Her şeyi kendi yol ve yöntemlerinizle çözeceğinize dair inancınız tam olabilir, kendinizde bu cesareti bulabilirsiniz ama Mars Plüton karesini gözardı etmeyin. Size baskı uygulayan, canınızı sıkan kişinin tehlikeli olduğunuzu seziyorsanız, dikleşmeyin, sabredin. Zira sezgileriniz size doğruyu söylüyor.

Mars Plüton Karesi – Korku

Mars’ın Plüton’u kışkırtmasıyla, iktidar sahibi insanlar ve kurumlar tarafından kısıtlandığımızı, engellendiğimizi ve köşeye sıkıştırıldığımızı hissederiz. Öfkeleniriz, tepki gösteririz ama derinlerde bir yerde aslında yetersiz ve güçsüz olduğumuzu düşünürüz. Aslına bakarsanız, sadece biz değil, iktidar figürü olarak gördüğümüz insanlar da kendi kaderleri ve aksiyonları üzerinde kontrol eksikliği yaşadıkları için öfkelenirler. Yani Mars Plüton karesi, herkes için ortak bir tezahür halidir.

Güç ve bilgi, iyi ya da kötü yönde kullanılabilir. Bu sefer gücün kötüye kullanıldığına tanıklık edeceğiz. Şiddet, vahşilik ve baskıyla gözdağı vermeye çalışanlar olacaktır. Kötülük korkusu ise, daha temkinli davranmamıza yol açar.

Dışarıdan hissettiğimiz ve müdahale edemediğimiz baskı, içimizdeki, bilincinde olmadığımız, ama bizi çözüme kavuşturacak dinamikleri harekete geçirecektir. Dışarıdan etki alan ve içeriden tepki gösteren, benliğimizin çatışmasını simgeleyen krizler, bilinçaltımızı uyandıracak, neticede yaratıcı tahliller yapmamızı ve böylece kendimizi olumlu yönde motive etmemizi sağlayacaktır.

Mars Animus’tur yani maskülen enerji. Son derece ilkel hatta hayvansı dürtüleri simgeler. İktidar ve koşulsuz güç tutkusu olan Plüton, genellikle cinsel güdülerle bağdaştırılır; Eğer erkekseniz, başkaları (belki de eşiniz) tarafından baskı ve tehdit görerek,  kendinizi son derece yetersiz hissedebilirsiniz. Kendinizi makul bir şekilde ifade etmek yerine, tutup da erkinizi ve maçoluğunuzu kanıtlamak için türlü gafletlere düşerseniz, ilişkilerinizi mahvedebilirsiniz.

Kadınlar ise, Mars Plüton karesiyle erkek figürlerle tartışmayı, onların egemenliğine karşı çıkmayı ve aşırı durumlarda, onları kontrol etmeyi deneyebilirler.

Eğer çift olarak, aranızdaki rekabeti bir iktidar kavgasına dönüştürürseniz, birbirinize karşı ne kadar kırıcı ve acımasız olduğunuzu gözden kaçırabilirsiniz. Belki siyasi iktidarlar için geçerli değil ama partnerler için dürüstlük anahtar kelime. Birbirinize zalimlik etmeyin, oturup etraflıca konuşmayı deneyin ve hayatı birbiriniz için zorlaştırmak yerine, kolaylaştırmanın yöntemlerini arayın.

Şüphesiz ay sonuna kadar finansal dengeniz normale göre daha hassas olacaktır. Ancak istediğiniz kazancı elde etmek için, insanları provoke etmeyin, başkalarını kötüleyerek manipülatif taktikler uygulamayın. Rakiplerinizi karalayarak ya da haksızlık ederek sempati kazanacağınızı, daha çok satış yapacağınızı sanıyorsanız, açık ara yanılırsınız.

Tanımadığınız insanların adressiz öfkesinden de nasiplenebilirsiniz. Zehirli diller, gömülü sırları telaffuz etmeye başlar, böylece güç kazanmayı denerler. Siz siz olun, yangına körükle gitmeyin. Müdahale edemediğimiz kişi ve durumlar, dayanıklılığımızı test edecekler. Yaptığınız ya da savunduğunuz her neyse, tek doğruyu bildiğinizi düşünmeyin, fanatik olmayın. Güç savaşlarına girmeyin. Düşmanlık duygusu palazlanıyor, dahil olmayın, nasılsa gerçeklerin devamı gelecektir.

Doğum haritasında, Mars ve Plüton arasında kare, karşıt ya da kavuşum açısı olan kişiler genelde hayatın çirkin yönleriyle daha çok küçük yaşlardayken yüzleşirler. Zor bir açıdır çünkü yaşamı bitmek bilmeyen bir mücadele gibi algılatır. Bu kişiler başkası tarafından istismara uğramış, şiddet görmüş, çocukken aile içinde akıl almaz trajedilere ve kargaşalara tanıklık etmiş olabilecekleri gibi, öfkesini kontrol etmekte zorlanan, şiddete ve istismara eğilimi olan bireyler haline de gelmiş olabilirler. Reddedilme ve istenmeme halinde ya da ihanet korkusuyla şiddetli takıntılar yaşayanları da vardır. Bazen de harita sahibinde bu bahsettiğim olasılıklardan hiç biri gözlemlenmez. Derin ve tutkulu biridir ve pek çok yaşam mücadelesinden galip çıkarak, hayata tutunmayı öğrenmiş, kendi dizginlerini eline almıştır. Aynı açıya sahip olup, kendi zayıflıklarını güçlendirmeyi başaranlardan iyi psikologlar, istismara ve şiddete karşı mücadele verenler, araştırmacı ve analizciler çıkabilir.

Pek çoğunuz Mars ve Plüton’un natal yerleşimini okuyup, sizde de aynısı var mı diye merak ediyor olabilirsiniz. Kiminiz olmadığı için şükrediyor belki de. İşte tam bu noktada, daha incelikli düşünmeniz gerekiyor.

Mars Plüton Karesi – Gölge

Hepimizin içinde gizli bir karanlık vardır ve bu karanlığı kimsenin görmesini istemeyiz. İçimizdeki karanlık, kaçamadığımız, kaçınamadığımız, kovalayamadığımız, yokedemediğimiz gölgemizle temsil edilir; Gölgemizde saklıdır kompleksler, öfke, hırs, kin, intikam, saldırganlık, ahlak dışı arzular, çocukken bize yapılanlar, ilk aşkın acısı, söylenen kötü sözler, özlemler, bağımlılıklar, ihtiras, tutku, korkular, haksızlıklar ve daha niceleri… Hatta yatak altında saklanan canavarlar, ateş saçan yaratıklar, kan emen vampirler, cadılar, şeytanlar, tümü insanın gölgesinden esinlenmiş metaforlardır.

Gölgemiz ışığa da karanlığa da ait olmayan tarafsız bir bölgeye benzer. Ne salt kötülüğe ne de iyiliğe karışır, gridir. İnsanın bir parçası, kişisel arafımızdır. Varoluşumuza boyut kazandıran tecrübeler, hayatımıza anlam katan öğelerdir. Gölgemizde gizlidir tehlikeli bir yılan, kızgın boğa, dörtnala koşan çıldırmış bir at ya da doğasında sokmak olan akrep. Varolduğumuz sürece onları yokedemeyiz ve onlardan sürekli korkmak ve kaçmak asla çözüm değildir; Ama onları terbiye edebiliriz.

Her şey yolundayken, gölgemizi yani içimizdeki karanlığı umursamayız. Ama zorluklarla, kayıplarla ve depresyon benzeri durumlarla karşılaştığımızda, gölgemiz bilincimize dağılır. Karanlığa lanetler okuyarak boşa kürek çekmeden önce, durun ve bunun Frodo’nun yüzükle birlikte Mordor’a yaptığı seyahat olduğunu düşünün. Korkularınızı, kırılganlıklarınızı, zayıflıklarınızı ve size yük olan her şeyi, sevginin kaynağını keşfetmek, egonun yıkıcılığından kurtulmak için taşıyorsunuz. Mars Plüton karesi, zalimler ve hırsının kurbanı olanlar sizi yıldırmasın, çünkü hiç biri gölgesiyle yüzleşecek kadar cesur değildi. Geri adım atmayın, devam etmeye gönüllü olun ve gölgenizi kucaklayın. Ruhunuzun karanlık dehlizlerine seyahat ederken, tıpkı Le Guin’in Yerdeniz büyücüsünde olduğu gibi, gerçeğin ateşiyle yıkanacak, bilgiyle korkuyu yenecek ve asıl gücünüzü kazanacaksınız.

 

Yorumlar