Boğa Burcunda Yeniay – “Doğanın sırrı sabırdır”

 

Doğa, kaosun içinde kendini durmaksızın tekrar eden belli düzenlerin bütünüdür. Doğanın işleyişindeki en ufak aksaklıklar bile kargaşaya neden olabileceği için, insan da dâhil olmak üzere yeryüzünün bütün canlıları ancak doğaya uyum sağlayarak var olabilirler. Doğa, bizi bir arada tutar ve yaşamsal gereksinimlerimiz yönünde birleşmemiz için güçlü bir zemin oluşturur. Doğa ziyaret edilecek bir yer değil, evimizdir.

Ne vahşidir ne de uysal, ne nimettir ne de felaket. Ne bilgedir ne de cahil. Doğa ona yüklediğimiz anlamların ötesinde, göbek bağımızın bağlı olduğu besleyici bir kanaldır. Boğa burcu ise insanın doğayı evcilleştirdiği, işleyerek ürün aldığı ve yaşam alanları inşa ettiği aşamada durur. Boşuna değildir Boğa burcunun güzel sanatları, yani resim, müzik, mimari gibi alanları temsil etmesi. Boğa burcu ve yönetici gezegeni Venüs doğaya şekil vererek ve estetik değerler katarak onu hoş, yaşanılabilir ve olabildiğince güvenli kılmakla ilgilidir.

18 Mayıs Boğa burcundaki yeniay, bedenimize, yaşadığımız yerlere ve sosyal çevremize yeni düzenler ve güzellikler eklemek anlamına geliyor. Vücudumuzu kabullenerek kendimizi olduğumuz gibi sevmemiz için bir fırsat sunuyor. Merkür’ün de retroya başladığı bu evrede, yavaşlamalı, bizi uyaran her şeyi daha dikkatli ve özenle ele almalıyız.

“Duymak isteyen için her şeyin bir müziği vardır” denir. Her gün yürüdüğünüz yoldaki ağaçların rüzgârla salınışı, fırından çıkan taze ekmeğin kokusu, dinlediğiniz müzikler, tattığınız yemeklerin lezzeti, sabah kahvesinin kokusu, sevgilinizin dokunuşu daha bir hoş gelmeye başlayacaktır. Bu anlara yeterince zaman ayırırsanız, yenilendiğinizi ve yeniden doğduğunuzu hissetme şansınız var. Algıladığınız doğaya teslim olmayı başarabilirseniz, üzerinizde adeta bir afrodizyak etkisi de yaratabilir.

Nisan ortasından itibaren, maddi kazancınızdaki ivmenin azaldığını hissediyor olabilirsiniz. Zira Koç burcunun hemen ardından gelen Boğa dönemi, acele etmeden, sindire sindire ilerlemek demektir. Eğer her konuda inatla maddiyatçı bir tutum sergilemekte kararlıysanız, dokunduğu her şey altın olduğu için, yediği yemeğin keyfine varmaktan ve kızını sevmekten aciz Kral Midas’ın hikâyesini hatırlamanızı öneririm.

Hem ata sporumuz hem de Boğa burcunun ilk akla gelen özelliği, insanı öldüren ama yine de “öldüm” dedirtmeyen “inatçılık” bu yeniayla da başa bela olabilir. Birileri hatalı olduğu halde direttikçe birileri karşı koyar ve Venüs Plüton karşıt açısının da gazına gelen, ipteki iki keçiden bir tanesi ayın 21’i ila 25’i arasında suya düşebilir.

Son olarak…

Sürekli kendimizi unutmaya çalışarak, hızla devam etmeyi istiyoruz.  Doyduğumuzu, sevdiğimizi, acılarımızı ve sevinçlerimizi adamakıllı hissedemeden, hatalarımızla yüzleşmeden, bedenen tükendiğimiz güne kadar, durmaksızın tüketiyoruz. Çok basite indirgiyoruz; Örneğin iş bitince seviniyor, zevk bitince üzülüyoruz. Oysa hem kendimize hem de gelecek nesillere nefes alacak hava, içecek su, gölgesinde dinlenilecek ağaç, sabah uyanınca gökyüzüne bakan pencereler, gülümseyen anılar, insanca yaşamak ve barış için en azından bir umut ayırmamız gerekiyor. Bu yüzden de yavaşlamalıyız. Gönlümüzün toprağını, daha bereketli meyveler toplamak için iyileştirmeli, yaşamın sayısız hazzını duyumsamak ve paylaşmak için yavaşlamalıyız.

Yorumlar