Boğa Burcunda Dolunay : Ölüme rağmen yaşamak!

Dolunaylar, 5 duyumuzun keskinleştiği, olan biten her şeyin açıkça idrakına vardığımız, son derece dinamik ve enerjik hissettiğimiz zamanlardır. Dolunay etkisini, henüz oluşmadan birkaç gün öncesinde ve sonrasında hissetmeye devam ederiz. Bu defa, 27 Ekim günü saat 14:04’te boğa burcunda dolunay gerçekleşecek.

13 Ekim günü Terazi’deki Yeniay, kendimizle, insanlarla ve hayatımızla kurduğumuz ilişkilere dair yeni bir döngü başlatmıştı. Boğa’daki dolunay ise, başlayan bu döngünün neticesini, son 2 hafta boyunca yaptığımız bilinçli tercihlerin sonuçlarını toplayacağımız aşamayı temsil ediyor. Boğa burcu kalıcılık ve sürdürülebilirlikle ilgilidir. Yolculuğumuza devam etmek için daha güvenli yollar seçecek, bu yollarda daha “sağlam” insanlarla yürümek isteyeceğiz. Değişim ani olmayacaktır, ama muhakkak etkili olacağını öngörebiliriz. Hayatla ilişkimizi iyileştirmemize mani olan unsurları “eleyeceğiz”.  Gezegenlerin toprak burçlarında yoğunlaştığı şu günlerde, kişisel menfaatlerimiz yönünde kendimizi korumaya almamız da beklenir.

Toplum olarak sanki bir uçak kazası geçirmiş gibiyiz. Yaşadığımız travmalardan dolayı üzgün ve öfkeliyiz.  Ölüme yakın olduğumuz her sefer bize, Akrep burcuna özgü bir cesaret de kazandırıyor ve acı çeken insanlarla daha yoğun empati kurabiliyoruz.  Boğa dolunayı, kişisel hayatlarımızın unuttuğumuz basit sevinçlerini, renklerini ve tatlarını görmemizi sağlayacak, devam edebilmemiz için bizi motive edecektir.

Boğa burcu, yeryüzü ve yeryüzüne bağlı maddeselliğe duyduğumuz bağlılık ve sevgidir. Bu yüzden yanından geçerken durup çiçekleri koklayacak, çikolatanın ağzımızda yavaşça erimesine izin verecek, sevdiklerimize temas etmek için zaman ayıracak, konfor vaat eden her şeye sıkıca sarılacağızBize zevk veren şeylere tutunalım ama zamanı geldiğinde bırakmamız gerektiğini de unutmadan!

Dolunay, eğer sevgi ve kabullenişle açarsanız, boş kalbinizi yeni bir aşkla, boş cüzdanınızı parayla doldurabilir. Boğa dolunayı, maddi ve manevi hazinelerinin tümünü dünyaya sergileyecektir. Bu hazineleri çalmaya yeltenmediğiniz sürece de, dolunayın zenginliğini paylaşabilirsiniz.

Akrep burcundaki Güneş, hayatta kalmak için neye ihtiyacımız olduğunu bulmamız yönünde bizi zorlarken, Boğa’daki Ay, bu ihtiyaçlarımızın belli bir değer sistemine bağlı olduğunu gösteriyor. Kendimize “en çok neye değer veriyorum ve gerçekte neye ihtiyacım var?” diye sorarak, bizi sadece maddi anlamda değil, ruhani olarak da “güçlendirecek” kaynaklar ve ilişkiler yaratmamız gerekiyor.

Çevrenizde dürüstlüğüne güvenebileceğiniz kimse olmasa bile, kendinize inandığınız sürece, sevginin ve gerçeğin sizi koruyacağına güvenmelisiniz. Ne demiş Çetin Altan “Başarı yalan söylemek zorunda kalmadan yaşayabilmektir”. Başkalarından dürüstlük beklemeden önce, kendimize yalan söylemeden yaşayabilmeliyiz.

Dolunay anında, Ay’ın derecesinde “gökkuşağının sonundaki bir küp altın” anlamına gelen sebian sembolü yer alıyor. Gökkuşağının sonunu bulmak mümkün olmadığından, altın küpü boş bir beklentidir, tabii sadece altını maddi bir değer olarak görenler için! Yaşam denen serüven, gökkuşağı boyunca uzanır ve altın küpü kalbimizde biriktirdiğimiz manevi değerlerin zenginliğidir aslında.

Güneş’in derecesindeki sebian sembolü ise, “elinde yanan bir mum tutan bir genç” anlamına geliyor. Bir dileği, bir düşü,  bir beklentiyi, belki de başka bir hayatı temsil eden bir sembol. Hayallerinizi, bir uçurtma gibi evrene bırakmayı deneyin. Belki size yeni bir dost, yeni bir aşk, yeni bir ülke, yeni bir yaşam getirecektir. Gökyüzünde bir kurtarıcı aramak yerine, içinize de bir bakın.

Yeniaylar yaralarımızı sağaltır, dolunaylar çoğu zaman iyi olan yerlerimizde yaralar açar. Ama yaşadığımız her zorluk, ruhumuza mucizelerin tohumlarını da eker. Akrep ölüme dairdir, Boğa ise yaşama… Ölüme rağmen, yaşamı kucaklayın!

Cesaret ve umutla…

İlk kez HThayat’ta yayınlanmıştır.

Yorumlar