Ay Yay’da

Astrolojide Ay

Ay, içgüdülerimiz, sezgilerimiz ve bilinçaltıdır. İçsel imajımız ve bu imajı diğerlerine nasıl yansıttığımızdır. Anne ya da çocuktur ve her ikisi arasındaki ilişkidir. Hayatınızdaki etkili kadın figürüdür; Belki kız kardeşiniz ya da eşiniz, belki de kız arkadaşınızdır. Pek çok kültürde sevgisi ve bağlılığı her şeyin özüne işlemiş olan, ölümsüz bilge kadındır Ay.

Geçmişe bağlı tepkidir. Alışkanlıklarımız ve hatıralarımızdır. Geldiğimiz yerdir. Ay özel hayatımız, ailemiz, köklerimiz, tarihimiz ve evimizdir.  İçimizden dışarıya açılan kanal, bizi göğsümüzün sol yanından sessizce takip eden vicdanımızdır. Doğum haritalarında Ay’ın yerleşimi, doymayı bekleyen ve beslemeye ihtiyaç duyduğumuz en derin ve kırılgan taraflarımızdır. Benimsediklerimiz ve benimsemekte zorlandıklarımızdır. Duygularımızla nasıl bir iletişim halinde olduğumuzu açıklamak için haritada Ay’ın konumunu ve açılarını inceleriz.

Nelerden hoşlanıyorsunuz ve neler sizi tatmin eder? İyi hissetmek için neye ihtiyacınız var? Bu ihtiyaçlarınızı karşılayabiliyor ve bir yetişkin olarak halinizden hoşnut hissediyor musunuz? Yoksunluğunu hissettiğiniz şeyler çocukluk ya da ilk gençlik döneminizde mi ortaya çıkmıştı? Mutlu bir çocukluk geçirdiğinizi söyleyebilir misiniz? Benzeri sorulara haritanızdaki Ay’ın pozisyonunu inceleyerek yanıt bulabilirsiniz.

Doğum Haritasında Ay Yay’da

Yay insanları, nitelik olarak birbirlerinden zıt kutuplarda yeralabilirler. Yay’ı anlamak için önce sembolizmi hakkında bilgi sahibi olmak gerekir; Yay burcu, üst kısmı insan, alt kısmı, hayvan (at) olarak temsil edilen, Yunan mitolojisindeki Sentorlara (Centaur) denk gelmektedir. Bu nedenle, Yay burcunun ilk 15 derecesi insan, son 15 derecesi hayvan burçlarına dahil edilir.

Yay takımyıldızı, antik Mezopotamya kültüründe de, gergin bir yayı tutan sentor formunda resmedilmiştir. Bir yüzü ileriye, diğer yüzü geriye doğru bakan bir başı vardır.  Yay burcunun diğer ismi Okçu (Archer) ‘dur. Sümerlerde “asker” olarak isimlendirilmiştir.

Yay, insanlığın evriminde, doğanın ilkel prensiplerinden bağımsızlaşmayı ve ruhen gelişmeye başladığımız aşamayı temsil eder. İnsanoğlunun fiziksel tutkularını açıkladığı gibi, manevi varoluşunu da simgeler. Yunan mitolojisinde genelde sentorlara, maceraperest, gözükara, kavgacı, medeniyetsiz tutumlar atfedildiği gibi, Chiron gibi bilge ve şifacı sentorlara da rastlanır.

Yay takımyıldızı, eski Mezopotamya’da Mars’la özdeştirilmiş, “savaşın güçlü ve dev kralı” olarak isimlendirilmiştir. Sümer’de, Nergal’in koruması altında olduğuna rivayet edilmiştir. Daha sonra gelen astroloji kaynaklarında, Yay burcu, agresif ve pervasız niteliklerinden bir hayli arındırılmış olsa da, Yay burcunda yeralan bazı gezegen kombinasyonlarının -ortaçağ astroloji referanslarından yola çıkarak- “tehlike ve tehtit” göstergesi sayılabileceğini gözden kaçırmamakta fayda vardır. Yay burcunu Jüpiter ve Mars birleşimi gibi algılamak gerekir.

Felsefi düşünce ve cehaletin acımasızlığı Yay burcunda kesişirler; Dolayısıyla, Ay burcu Yay olanlar, son derece kültürlü ve bilge olabilecekleri gibi, olumsuz etkiler altında, taşkın duyguları ve kör inançlarıyla cahil kişiler de olabilirler.

İkizler, Başak ve Balık gibi çift burçlardan sayılan, içinde hayvani ve insani taraflarımızı barındıran Yay, ilkellik ve çağdaşlıktır. İnsanoğlu, tıpkı Yay sembolünde tasvir edildiği gibi, mantıksız, fiziksel ve vahşi bir yaratıktır. Ancak aklını kullanırsa, ruhani tarafını geliştirerek medeni olma şansı vardır.

“İnsan, hayvanla üstün insan arasında gerilmiş bir iptir. Uçurumun üstünde bir ip.Tehlikeli bir geçiş, tehlikeli bir yolculuk, tehlikeli bir geriye bakış, tehlikeli bir ürperiş ve duraksayış.” Demiştir Ay’ı Yay’dayeralan Nietzsche

Uzak ufukların kaşifi Ay Yay için, farklı misyonlar taşıması, yüksek amaçlar belirlemesi önemlidir; Yayını gerip, gökyüzünün derinliklerindeki bir yeri hedef alan ve ulaşmayı istediği yıldıza doğru koşmaya başlayan bir okçuya benzer. Mesela Ay burcu Yay olan Neil Armstrong, uzakları keşfetme dürtüsüyle Ay’a adım atan ilk kişi olmuştur. Uzaya gözlerini dikmiş ünlü gökbilimci Carl Sagan’ın da Ay burcu Yay’dır.

Gözü sürekli yukarılarda olduğu için, çoğu zaman, önündeki taşları ya da çukurları görmez. Bu yüzden sık sık tökezleyip düşmesi de beklenir. Ama düştüğü yerden kalkacak, yeniden hız alarak, hedefine doğru koşmaya devam edecektir. Yanlış zamanda doğruları söylemesi ya da doğru zamanda yanlış adımlar atmasıyla da meşhurdur. Yine de hedefine kitlenen Ay Yay’ı, çok az şey yolundan alıkoyacaktır.

Hayat, Ay Yay kombinasyonu için şifreli bir hazine haritasına benzer; Haritada takip ettikleri her ipucu, bir diğer ipucuna bağlanır, attıkları her adımda, harita daha da genişler. Aradıklarını asla bulamasalar bile, aramaktan, keşfetmekten ve umut etmekten de mutlu olan insanlardır.

Gezerek, düşünerek, daha fazla insan tanıyarak ve hayatı her yönüyle tecrübe ederek, perspektiflerini genişletmek isterler. An’a odaklı oldukları için, hızlı yaşayıp genç ölmeyi kafalarına takmazlar. Genel olarak eğitime, felsefeye, yani  bilgiye duydukları merak, yaşamaları boyunca akademik çalışmalar yapmalarına, profesyonel öğrenci ya da eğitimci kimliği taşımalarına neden olabilir. Ay geçmiş demek olduğundan, Yay burcundayken, geçmişe, tarihe ve antik kültürlere ilgi verir. Dolayısıyla Ay Yay’lardan arkeologlar da çıkabilir.  Küçükken Ay’a ya da Mars’a gitmek için astronot olmak isteyenleri de azımsanamaz. Spora doğuştan yatkın oldukları için, eğlence ve adrenalin vadeden her nevi fiziksel aktiviteye balıklama atlayabilirler.

Gerçekten de hiç kimse öğrenmekten ve öğretmekten, bir Ay Yay kadar keyif alamaz. Zevk için, oturup saatlerce ansiklopedi okuyanları bile vardır. Daha büyük ve daha iyi amaçlar uğruna dünyaya geldiklerini hissettikleri için, dünyevi olanın katı gerçekliği içine sıkışıp kalmış olduklarını düşünmeyi reddederler. Yasaklara ve baskıya tahammül göstermekte de çok zorlanırlar. Hem neden yasak? Yasak ne ayol?

Geleneksel olsun ya da olmasın, illa ki bir şeylere inanmaya ihtiyaç duyarlar; Bu bir dindir, bir felsefedir ya da bir amaç, farketmez. Örneğin, uzay anlayışında bir devrim yaratmış Ay burcu yay olan Einstein, evrenin yasalarını anlamayı, bir din gibi uygulamış ve benimsemiştir.

“Bir şeylere inanmaya feci halde ihtiyaç duyduğumda, dışarı çıkar ve yıldızları resmederim…” sözü ise Ay’ı Yay’da yeralan ünlü ressam Van Gogh’a aittir.

İbadeti müzik olan, bir diğer Ay Yay mensubu Beethoven  “Sanatı sadece uygulamayın,  sanatın kalbine nüfuz edin. Çünkü sadece sanat ve bilim insanlığı tanrısallığa yükseltebilir” demiştir.

Ay Yay, hem fiziksel hem de zihinsel gezintilere çıkmaktan, yeni yerler keşfetmekten olduğu kadar, yeni fikirlerin enginliğinde seyretmekten de tarifsiz bir haz alır. Bulunmadığı yer her neresiyse, oraya giderse daha mutlu olacağına inanır. Serüven sevdası kadar, bağlı olduğu hiçbir şey yoktur. Tren istasyonlarını, havalalanlarını, konaklamak için farklı yerleri, her limanda bir aşığı olmasını, aşkla kaybolmayı, sonra aşka yönünü tekrar tayin etmeyi,  her şehirde sevişmeyi, otobüs terminalinde kitap okumayı, 7/24 açık kafeteryada kahve içmeyi sever.  Hayata İndiana Jones’un gözlerinden bakar; Bir macera sonlandığında, bir diğeri başlamalıdır.

Her türlü rastlantıya açık davranan, payına düşen talihi, talihsizliği, yağmuru, sisi, zorluğu ya da kolaylığı, şükranla kabul eden bir çocuk gibidir. Omuzlarının üzerine konuşlanmış bir şans perisi olduğuna, daima bir şeyler tarafından korunduğuna inanır. İçinde bulunduğu durum ne kadar can sıkıcı olursa olsun, umudunu kaybetmez. Bardağın 2/3’ü boş olsa da, bardağı dolu görür. İyimser, esprili ve coşkulu olduğundan, başkalarını bir amaç için bir araya getirmekte, kitleleri ardından sürüklemekte zorluk çekmez.

Ruhunda göçebe olan Ay Yay için yollar, dünyanın keşfedilmemiş düşlerine açılan kapılardır. Değişiklik özlemiyle, sürekli yer değiştirebilir ya da taşınabilir. Ay Yay’lardan bazıları karavan sahibi olup, dünyayı gezmek de isteyebilirler. Yerleşik düzeni benimsemiş olanları ise, evlerini seyahatlerden getirdikleri anılarla, fotoğraflarla, mistik ve renkli eşyalarla süslemeyi tercih ederler. Dekorasyon konusunda yaratıcı bir tarafları vardır. Evcimenlikten uzak olduğu için, her gün evini temizlemekle ya da toz almakla ilgilenmez. Evi genelde dağınık olsa da, karışıklık gözüne batmaz, dağınıklıktan rahatsız olmaz. Evleri genelde eğlendikleri, parti verdikleri ya da plan yaptıkları yerdir. İnandıkları felsefelerle bütünleşmiş coğrafyalarda, ya da bin bir türlü macera olasılığı barındıran, metropollerin göbeğinde yaşamaktan hoşnut olurlar.

Seyahat hem tutkularıdır, hem de zaafları. Sırf uzak bir ülkeye seyahat etmek için bile yüklüce bir borcun altına girebilirler. Fırsatları olsa, yaşamları boyunca yaptıkları bütün maddi birikimi, uzaya kısacık bir yolculuk için gözden çıkarabilecek Ay Yay’lar vardır. Yüzlerce kanalı olan uydu yayınlarına ve sinema filmlerine bayılırlar. Böylece seyahat edemedikleri zamanlar, izledikleri filmler yoluyla düşüncelerini uzak diyarlara kaçırabilirler! Ay yaylar için, gün boyunca ardı ardına durmaksızın film izlemek fikri yabancı değildir. Filmlerin alemine daldıklarında ise, hasta olduklarını söyleyerek işe dahi gitmeyebilirler.

Kendileri candan oldukları için, başkalarındaki samimiyetsizliği anında hissederler. Bu nedenle genelde doğru insanlara rastlarlar. Sosyal ve cömert olan Ay Yay’larla arkadaş olmak keyiflidir. Yine de her gün aynı arkadaş ya da partnerle vakit geçirmekten, sürekli aynı kişinin kendilerine eşlik etmesinden sıkılabilirler. Çok iyilerdir, hoşlardır ama bazen tutamayacakları sözler verdikleri de olur.

Ebeveynleri genelde kültürlü, inançlı ya da sanatçı kişilerdir. Özgürce yetiştirilirler. Hiç kimsenin hatta ailesinin bile hedefleri konusunda kendisine engel teşkil etmesine müsaade etmez. Ne kimseye yük olmak, ne de kimsenin ona yük olmasını ister. Etiketlendirilmekten, sınıflandırmaktan ve başkasının kendisi adına karar almasından nefret eder.

Gelene vay vay, gidene hay hay der kalender meşrep Ay Yay. Eğlenceli, maceraperest, insanın aklını başından alan ve ayağını yerden kesen bir aşık olduğu halde, evlilik mevzu bahis edildiğinde, paniğe kapılır. Hayatta sadece tek bir şeye, ya da sadece bir kişiye bağlanmayı seçtiğinde, kendisini bekleyen, diğer bütün fırsatları kaybedeceğini düşünecek, dolayısıyla özgürlüğüne can havliyle sarılacaktır. Bağlılıklarından ve bağımlılıklarından özgürleştikçe, unicorn gibi kanatlarına kavuşup, gökyüzüne yükseleceğine inanır. Evet, Ay burcu Yay olanlar, mucizelere inanırlar, atları severler ve onlar için hiçbir şey imkansız değildir.

Gökkuşağı bir Yay burcu simgesidir. Ay Yay’lar, kocaman kalplerinde ve geniş mi geniş ruhlarında gökkuşağının renklerini taşırlar. Bu renkler tarzlarına, sohbetlerine ve hayat felsefelerine de yansır. Oz büyücüsündeki Dorothy’i canlandıran Judy Garland (Ay yay) gibi, uzak çok uzak bir yerlerde, Ay’ın, yağmurun ve gökkuşağının ötesinde, acının ve üzüntünün olmadığı, gökyüzünün hep mavi olduğu ve kuşların şarkılar söylediği bir yeri ararlar. Değişimden korkmayan bu insanlar, talihin rüzgarına tutunup, eninde sonunda aradıkları bu yeri bulacaklardır.

 

Haritanızda Ay’ın açıları ve bulunduğu ev incelenerek, daha ayrıntılı ve isabetli öngörüler yapılmaktadır.

Transit Ay Yay Burcunda

Akrepteki transitinin ardından, Ay Yay burcuna geçtiğinde, rahatlar, gülümsemeye başlarız. Seyahatlere çıkmak, tatil yapmak, yasal işleri halletmek, vize başvurularında bulunmak, spor yapmak ve sosyal etkinliklere katılmak için olumlu zamandır.

Yeni insanlarla tanışabilir, eğitimle ilgili girişimlerde bulunabilirsiniz. Genelde olumlu haberler alınan zamanlardır.

 

Yorumlar