Ay Oğlak

Astrolojide Ay

Ay, içgüdülerimiz, sezgilerimiz ve bilinçaltıdır. İçsel imajımız ve bu imajı diğerlerine nasıl yansıttığımızdır. Anne ya da çocuktur ve her ikisi arasındaki ilişkidir. Hayatınızdaki etkili kadın figürüdür; Belki kız kardeşiniz ya da eşiniz, belki de kız arkadaşınızdır. Pek çok kültürde sevgisi ve bağlılığı her şeyin özüne işlemiş olan, ölümsüz bilge kadındır Ay.

Geçmişe bağlı tepkidir. Alışkanlıklarımız ve hatıralarımızdır. Geldiğimiz yerdir. Ay özel hayatımız, ailemiz, köklerimiz, tarihimiz ve evimizdir.  İçimizden dışarıya açılan kanal, bizi göğsümüzün sol yanından sessizce takip eden vicdanımızdır. Doğum haritalarında Ay’ın yerleşimi, doymayı bekleyen ve beslemeye ihtiyaç duyduğumuz en derin ve kırılgan taraflarımızdır. Benimsediklerimiz ve benimsemekte zorlandıklarımızdır. Duygularımızla nasıl bir iletişim halinde olduğumuzu açıklamak için haritada Ay’ın konumunu ve açılarını inceleriz.

Nelerden hoşlanıyorsunuz ve neler sizi tatmin eder? İyi hissetmek için neye ihtiyacınız var? Bu ihtiyaçlarınızı karşılayabiliyor ve bir yetişkin olarak halinizden hoşnut hissediyor musunuz? Yoksunluğunu hissettiğiniz şeyler çocukluk ya da ilk gençlik döneminizde mi ortaya çıkmıştı? Mutlu bir çocukluk geçirdiğinizi söyleyebilir misiniz? Benzeri sorulara haritanızdaki Ay’ın pozisyonunu inceleyerek yanıt bulabilirsiniz.

Doğum Haritasında Ay Oğlakta

Astrolojide “Yengeç yöneticisi Ay, karşıt burcu oğlakta, zararlı kabul edilir” diye başlayan, oğlağın kuralcılığından, karamsarlığından ve ketumluğundan bahseden, hiç de iç açıcı olmayan yorumları okumaya alışık olduğunuzu tahmin ediyorum.

Yine de, işinin erbabı pek çok astroloğun hemfikir olacağı bir geçek vardır; O da oğlağın zodyakın en esrarengiz, en anlaşılması güç burçlarından biri olduğudur.

Oğlak takımyıldızının sembolüne baktığımızda, belden aşağısının balık kuyruğuyla (kimisi deniz yılanı olduğunu söylemektedir), belden yukarısının bir keçi figürüyle temsil edildiğini görürüz. Okyanusa uzanan balık kısmı, ilkel dürtülerle ilgilidir. Aynı zamanda tıpkı balık burcunda olduğu gibi, bilincin derin sularında gömülü, sezgisel bilgi ve kadim bilgelik demektir. Maddeyle manevinin, ruh ve bedenin, gerçekle hayalin, bireyle toplumun birleşimi, aynı zamanda kesiştiği yerdir oğlak.

Oğlak, zodyakın boynuzlu 3 burcundan biridir. Antik kültürlerde, boynuzlar tanrıların gücünü ve tanrılarla ilahi teması da simgeleyen bir bereket sembolü olagelmiştir.

Koç ve boğanın içe doğru kıvrılan kavisli boynuzlarının aksine, oğlağın sarmal ve sivri boynuzları yukarıya dönüktür; Güç ve prestij anlamlarına gelir, “kendi yolunu kendi açan” kişidir.

Oğlak, su tarafının gizemli kaidesinin üzerinde, duygulardan arındırılmış, rasyonel düşünceye odaklı bir keçi kafası taşımaktadır. Bir karar alırken duygularına öncelik vermemesi, duyarsız olduğunu göstermez. Aksine, tercihleri, kabiliyetleri, yaşamında seçtiği yön ve diğer her şey, oğlağın bahsettiğim “balıksı” derinliğinden ilham alırlar.

Ruhu adeta sessiz bir orman gibidir, yumuşak yosunlarla bezelidir patikaları… Ay oğlak bir kömür gibi sade ve katı görünür ama içindeki sihirli madenler, sönmeyen bir ateşin de kaynağını besler.

Yüzeysel, sığ ve sıkıcı olmaktan çok uzaktır. Serinkanlılığının, ince hesaplarının, zihinsel ve bedensel direncinin altında, kendisine farklı bir varoluş ivmesi kazandıran, derin ve arı bir kaynak yatmaktadır.

Sade bir güzelliğe sahip, alışılmadık şekilde çekici olabilen Ay oğlak kadınlarını fesleğenlere benzetirim… Bir gül kadar gösterişli, bir yasemin kadar çarpıcı değillerdir ama nüvelerinde muhteşem bir şifa ve unutulmaz bir koku barındırırlar. Ay oğlak kadını aynı bir fesleğen gibi, kendisi ellenmedikçe kimseye dokunmaz. Ama dokunuldukça salar mis kokusunu, koklandıkça açılır saçılır güzelleşir. Yolda yürürken dönüp bakılan alımlı kadınlardan değildir. Ama zevkine varanın da anısını kolay kolay silemeyeceği, nev-i şahsına münhasır dişilerdendir. Satürn’ün sıradışı etkisiyle çocukluğunda neredeyse yetişkin bir bayan imajına sahiptir, yaş aldıkça genç bir kız gibi görünmeye başlar! Diğer kadınların yanaklarındaki güller solduktan sonra bile Ay oğlak kadını güzelliğini muhafaza eder, 80 yaşında kırışmayan cildi ve parlak gözleriyle insanları şaşırtır. Üstelik yapmacıklıktan hiç hoşlanmadığından, yaşı konusunda da genelde yalan söylemez.

İltifattan hoşlanmadığını iddia etse de, utangaçtır Ay oğlak erkeği.  Amaçlarına ulaşıp, başarılı olmadan önce evliliğe sıcak bakmaz. Eşi olacak kişinin, sadık, özverili ve sabırlı olmasını, zorluklara kendisiyle birlikte katlanmasını bekler. Sevgilisini her bahar geldiğinde, romantik duygulara kapılarak Paris’e götürmez, her dakika sevgisini de dile getirmez belki ama ilişkisinin 30. Yıldönümünde, vefakar eşini koluna takıp, Ay ışığında Venedik’te gondol gezisine, Toscana’da şarap tatmaya gidecektir. Bu esnada, yaşıtları olan diğer beyler, eklem ağrılarından ve yaşamın sıkıcılığından şikayet ediyor olurlar. Zira Ay oğlak erkekleri de, kadınları gibi yaş aldıkça gençleşir, dinçleşir ve hayattan keyif almaya başlarlar.

Ay oğlağın karakterindeki en göze çarpan şey, amaçları doğrultusunda ortaya koyduğu özveri ve azimdir. Başkaları için, çok da çarpıcı bir nitelik gibi görünmeyebilir, ama zaten Ay oğlak tüm dünyanın kendisinden kolayca etkilenmesini arzu etmez, saygınlığı ve başarıyı hak etmek için çaba göstermek ister. İlişkilerinde, mesleklerinde ya da kişisel gelişim yönündeki emellerinin köklerinde, kolayca sarsılmayan içsel bir motivasyona sahiplerdir. Metanetli, mahir ve dayanıklıdırlar.

Ay oğlağı anlamak için, çocukluğundan bahsetmek gerekir; Genelde bu insanlar, yaşamlarında güçlü bir baba figürünün eksikliğini hissederler. Anne evin direği gibidir ve çocuklarını kendisine destek olmaları yönünde teşvik eder. Ya da ailesi maddi manevi Ay oğlak çocuğunun yardımına ihtiyaç duyan insanlardır Ebeveynlerinden biri çok çalışmak zorunda olduğundan, kendisiyle arasına zorunlu bir mesafe girer ama Ay oğlak çocuğu en çok da çalışan ebeveynine düşkünlük gösterir.  Annesinden genetik olarak taşıdığı pek çok özelliği vardır. Ebeveynleriyle sorun yaşamasa da, kardeşleri sıkıntısının kaynağı olabilirler. Küçük yaşlarından itibaren, başkalarına nazaran daha büyük sorumluluklar almaya, hatta ailesine ebeveynlik etmeye başladığı için, daha minicikken bile, ruhunda fiziksel yaşını yalanlayan, dünyevi sınırları aşan bir bilgelik taşır.

Büyürken, diğer çocuklara nazaran daha zayıf bir bünyesi vardır. Olgunlaştıkça güçlenir, bağışıklık kazanır. Hayatta kalma güdüsü öylesine baskındır ki, yaşam boyu karşılaşacağı pek çok sağlık sorununun üstesinden gelmeyi başarır.

Olgunluk yaşlarında, insanlardan sorumlu bir lider olabileceği gibi, aşkta istikrar arayan bir sevgilidir. Evlendiğinde, evini idare eden, çocuklarına, gelecekleri için yatırım yapmayı, yaşamın zorlukları karşısında, yılmadan emek vermeyi öğreten bir ebeveyn haline gelir. Genelde, kendilerine, duygularıyla barışık olmayı öğreten, son derece uysal ve anlayışlı çocuklara sahip olurlar.

Ay oğlaklar, evlerine aynı zamanda yatırım gözüyle de bakarlar. Tepedeki bir konakta ya da çatı katlarında yaşamanın hayalini kurabilirler. Yine de meskenlerinin koşulları nasıl olursa olsun, şikayet etmez, gerçekten istedikleri evi bulana kadar, evlerini taşımaktan ziyade, içini yenilemeyi tercih ederler. Maliyetini karşılayamayacaklarını biliyorlarsa, ihtiyaç duymadıkları lüks şeyler satın almazlar. Tarihe meraklı olan Ay oğlaklar, genelde, evlerini dekore ederken, klasik tercihler yapar, aristokratik bir hava yansıtırlar. Antik görünümlü, otantik ve zarif eşyalar kullanırlar. Ebeveyn ailelerinin evleri de genelde eski eşyalarla dolu, tarihi bir yapı olabilir.

Ölçülüdür, bütün planları dikkatlice hesaplanmıştır. Kumarbaz değil, yatırımcıdır. Saygı Ay oğlak için anahtar kelimedir; Geleneksel ve itibarlı mesleklere yönelir. Şöhret ya da bir anda dünya çapında büyük zaferler kazanmak gibi  tutkusu yoktur. Başkalarına bilgelikle öncülük eden kişidir. Mahremiyetine önem verir, adım adım tırmandığı başarı merdiveninin zirvesindeyken, özel hayatını toplumun meraklı gözlerinden sakınacaktır.

Zorlukları göğüslerken, engeller tarafından alt edilmeyi reddeder. Sabırla yaşam çarkının dönüp, kendisini, çabalarının karşılığında ödüllendirmesini bekler. Görev bilinciyle hareket eder, üretken ve işe yarar olmayı arzu eder. Aynı nedenle, boş geçirdiği zamanlarda, kolayca depresyonun ağına takılabilir.

“1 saatini bile boşa harcamaya cüret eden insan, henüz yaşamın değerini idrak edememiştir” der Ay’ı oğlakta yeralan Charles Darwin.

Okyanusla, dağların birleştiği bir kıyıdır Ay oğlak insanı. Duyguların belirsiz ve derin sularında kaybolmaktansa, kurtuluşunun, önündeki zirveleri aşmak olduğunu düşünür. Alacağı her aksiyonu hesapladığı ve öngöremediği olasılıklardan korktuğu için, mantığını oturtamadığı duyguları analiz etmekte, içsel kargaşalar yaşadığı zaman çıkışı bulmakta zorlanır, kolayca kendi düşmanı haline gelebilir. Sonunu göremediği ilişkilere başlamaktan çekinse bile, aşka her defasında yenik düşer.

Doğru kişiye rastlayana dek, sancılı ve acı veren ilişkiler tecrübe etmeleri beklenir. Eğer ilgi duydukları kişinin sevgisini kazanmakta başarısız olurlarsa, kendilerini bitmek bilmeyen bir melankolinin, kederin ve hayalkırıklığının içine hapsedebilirler. Başarısız ve zayıf olmaya katlanamadıkları için, duygusal yenilgilere uğramaları, özsaygılarını yitirmelerine eşdeğerdir. Öz eleştiri yaparken de, en az bir başak kadar acımasız olabilirler. Hata yapmış olduklarını kabul etmeleri zordur. İyileşmeleri ise, çok zaman alır.

Acı, hayatta kalma becerilerinin sırrıdır; Ay oğlak “seni öldürmeyen şey, güçlendirecek” demektir.  Şefkata, sevgiye ve desteğe ihtiyaçları olduğu gerçeğini, tıpkı çocukluklarında olduğu gibi, uzunca bir süre inkar ederler. Ama en nihayetinde, ellerinden alınan çocuklukları ve kendilerini inciten her şey için insanları affetmeyi öğrenirler. Sırf kendileri acı çekiyorlar ya da çektiler diye, başkasının da benzer şeyler yaşaması gerektiğini düşünürlerse, duygularına yabancılaşarak despot insanlara dönüşebilirler. Kendiliğinden olsun ya da öğrenilmiş olsun farketmez, şefkat, hoşgörü ve destek göstermeye yönelmeleri gerekir.

Kendi kaderine yön vermek isteyen Ay oğlak için, yaşam, tıpkı Atlas gibi, omuzlarının üzerinde taşıdığı bir yüktür. Daima payına düşen işten daha fazlasını yapmak için gönüllü olur. Sonunda haksızlığa uğradığını düşünerek isyan eder ve, kapıları çarpıp gider. En başından bir süper kahraman olamayacağını, yenilgilerin de insana dair olduğunu bilmesi gerekir.

İnsanlar Ay oğlakların rehberliğinden, aksilikler karşısında sabırlı olmayı, birey olmanın sorumluluğunu üstlenmeyi ve çocukça talepleri bir kenara bırakıp, kendi dizginlerini ellerine alarak büyümeye razı olmayı öğrenirler. Ay oğlakların yaşamdan almaları gereken en büyük ders ise; duygusal zayıflığı ve zaafları tecrübe ederek, yaşam sanatında ustalık ve bilgelik kazanmaktır. Ne güçlü olanın, ne de zeki olanın değil ama değişime en çok uyum sağlayanların hayatta kaldığını keşfettikleri aşamada, gerçekten de ruhani bir uyanış yaşarlar.

***

Ay oğlak için, bir gün tekrar bulmak için toprağa gömdüğü hazinelerdir çocukluk anıları. Zira erken olgunlaşmak zorunda kaldığı için oyuna ayıracak zamanı olmaz genelde. Bir çift şefkatli el dizindeki yara izlerine dokunup, yüreğinin serin ve derin ormanlarında gezinmek için kendisini çağırdığında, ayakkabılarını çıkarıp hazinelerinin saklı olduğu gizli mabedine doğru koşmaya başlayacaktır.

Haritanızda Ay’ın açıları ve bulunduğu ev incelenerek, daha ayrıntılı ve isabetli öngörüler yapılmaktadır.

Transit Ay Oğlakta

Ayın doğası anne, dişi, çocuklar, beslemek dünyaya verdiğimiz duyumsal yanıtlar/tepkilerle ilgilidir. Önümüzdeki birkaç gün Ay Oğlak’ta seyredecektir. Ay için zararlı/huzursuz kabul edilen bu yerleşim, duygularımız ve sağlığımız üzerinde oldukça etkilidir. Yediklerimizden tat alamaz, fiziksel olarak zayıf ve yorgun hissedebiliriz. Tuhaf bir melankoli ya da sevilme ihtiyacı haline de bürünebiliriz. Ay Oğlak’tayken güvenlik ihtiyacı da artar. Başkaları tarafından tehdit edildiğimizi düşünebilir, olayları düşmanlık olarak algılayabiliriz. Ayın Oğlaktaki konumu bir nevi Ay/Satürn kavuşumu gibi çalışır. Destek görmediğimizi düşünmek, yalnızlık hissi, izole olma ihtiyacı yine Ay Oğlak yerleşiminin açılımlarındandır. Oğlak korku ve endişelerimizi temsil eder ve Ay burada kötü rüyalarla da ilgili olabilmektedir. İçinde bulunduğunuz durumun belirsizliği ya da hareketsizliği yüzünden endişe etmenize gerek yoktur. Haklı olduğunuzu iddia etmek için de doğru zaman olmayabilir. Sosyal ya da özel ilişkilerimiz hakkında kafa yorup kendimizi yıpratmak ya da endişelerimizi ailemize öfkeli bir şekilde yansıtmaktansa, işimize odaklanarak faydalı ürünler vermek doğru tercih olacaktır

Ay Oğlak burcunda ilerlerken, Plüton’la birleşmektedir. Ay Plüton ile kavuştuğunda bilincin derinlerinde gömülü olan üzeri örtülmüş karanlık duygular ve tutkular suyun yüzeyine çıkarlar. Kulaklarımızı sıkı sıkı kapatsak bile karanlık tarafımızdan yükselen sesleri engellemek mümkün olmaz. Antipatik ya da sempatik bulduğumuz şeyleri fanatik bir biçimde dile getirebiliriz. Çözümsüz hissetmek, kıskançlık, şüphecilik, paranoya, başkalarını manipüle etmeye çalışmak transit etkisi altında yüzeye çıkan durumlardır. Beslenmeyle ilgili takıntılı davranışlar, ev hayatı ya da derinden bağlı olduğumuz kişilerle ilgili endişeler, bir kadınla ilgili güçlü tutkular, bir kadını kıskanmak ya da onu son derece antipatik bulmak, özlemler, birilerini cezalandırma ihtiyacı kimi zaman intikam yine kavuşumun enerjisini yansıtan hallerdendir.

Sorulması gereken soru bu davranışların altında yatan gerçek duygunun ne olduğudur. Geleceği ya da çevremizdeki insanları kontrol altına almayı denemek sonuçsuz bir girişimdir. Bu transit altında büyücülere ya da falcılara danışmak, saldırgan davranmak yerine terapi almanız ya da duygularınızı analiz ederek açıklığı kavuşturmanız önerilir.

Yorumlar