Ay Balık Burcunda

Astrolojide Ay

Ay, içgüdülerimiz, sezgilerimiz ve bilinçaltıdır. İçsel imajımız ve bu imajı diğerlerine nasıl yansıttığımızdır. Anne ya da çocuktur ve her ikisi arasındaki ilişkidir. Hayatınızdaki etkili kadın figürüdür; Belki kız kardeşiniz ya da eşiniz, belki de kız arkadaşınızdır. Pek çok kültürde sevgisi ve bağlılığı her şeyin özüne işlemiş olan, ölümsüz bilge kadındır Ay.

Geçmişe bağlı tepkidir. Alışkanlıklarımız ve hatıralarımızdır. Geldiğimiz yerdir. Ay özel hayatımız, ailemiz, köklerimiz, tarihimiz ve evimizdir.  İçimizden dışarıya açılan kanal, bizi göğsümüzün sol yanından sessizce takip eden vicdanımızdır. Doğum haritalarında Ay’ın yerleşimi, doymayı bekleyen ve beslemeye ihtiyaç duyduğumuz en derin ve kırılgan taraflarımızdır. Benimsediklerimiz ve benimsemekte zorlandıklarımızdır. Duygularımızla nasıl bir iletişim halinde olduğumuzu açıklamak için haritada Ay’ın konumunu ve açılarını inceleriz.

Nelerden hoşlanıyorsunuz ve neler sizi tatmin eder? İyi hissetmek için neye ihtiyacınız var? Bu ihtiyaçlarınızı karşılayabiliyor ve bir yetişkin olarak halinizden hoşnut hissediyor musunuz? Yoksunluğunu hissettiğiniz şeyler çocukluk ya da ilk gençlik döneminizde mi ortaya çıkmıştı? Mutlu bir çocukluk geçirdiğinizi söyleyebilir misiniz? Benzeri sorulara haritanızdaki Ay’ın pozisyonunu inceleyerek yanıt bulabilirsiniz.

Doğum Haritasında Ay Balık’ta

Zodyakın son burcu olduğu için Balık, nüvesinde diğer 11 burçtan bir parça barındırır; Ay balığın yargıları bir terazinin ki kadar adil olabilir. Espri anlayışının ve sempatisinin de bir yengeçten aşağı kalır yanı yoktur. Bazen bir oğlak kadar melankolik, bazen de bir yay kadar dışa dönük ve cömert olabilir. Aslan gibi gururlu, koç kadar idealist ve cesur da davranabilir. Kovanın insanlık sevgisine, boğanın damak tadına sahiptir. En az ikizler kadar hoş sohbettir ama akrebin mahremiyeti iliklerine kadar işlemiştir. Tecrübelerinden kazandığı bilgelik ve merhamet ise Ay balığın kendisine has bir niteliktir.

Su elementinin sezgiselliği, hava elementinin zihinselliği, toprak elementinin tabiat sevgisi ve ateş elementinin tutkuları Ay Balık’ta kesişirler. Birbirinden farklı tüm bu varoluş hallerini içinde barındırdığı için, Ay balığın kimliği bir muammadır. Parçaların tümünü bir araya getirseniz bile, ortaya çıkan resmin, bir anda belirsizleşmeye başlayıp ortadan yok olduğu bir puzzle’ı anımsatır.

Balığın astrolojik simgesi, Neptün’ün üç dişli asasıdır. Aynı simge Yunan alfabesinde  “psi” harfine tekabül etmektedir. ( ψυχολογία (psyħologia) = Psikoloji ). Aslında varlığı bilinen ama tanımlanamayan bir bileşendir balığın temsil ettiği; Zihnin, bilinçli egodan bağımsızlaşarak çözüldüğü yer, yani ruhtur.

Ruhumuz, bilinçaltı ve duygular, sınırları olmayan bir okyanusa benzerler; Ay balığın özündeki yaratıcılık bu okyanustan beslenir. Ay burcu Balık olanlar, su gibi yollarına çıkan herşeyi bünyelerine çekerler. Sonunda taşıyıp sürükledikleri ağır yükler, farklı anlamlar kazanmış bir şekilde, yeniden bilinçlerinin kıyılarına vurur.

Çok yönlülüğü, sanatın her alanında üretken ve başarılı olabilmesini sağlar. Konu ne kadar gizemliyse ve yaratıcılık gerektiriyorsa, Ay Balık ilgilendiği şeyden o derece cezbolacaktır. Gerçekten hissettikleri duyguları tanımlamayı denedikleri zaman, edebiyatta, resimde, fotoğrafçılıkta ve müzikte unutulmaz eserlere imza atabilirler. Genelde kafasını boşaltmak ve rahatlamak için sık sık yürüyüşlere çıkmayı seven Ay Balıklara,  bilhassa yürürken ilham gelir.

Balık burcu ayakları temsil eder. Ay Balıkların yürüyüşü, yüzermiş ya da süzülürmüş gibidir. Ya çok yürüyüp çabucak eskittikleri ya da sadece sevdikleri için, standart birine göre çok daha fazla sayıda ayakkabıları olabilir. Ayaklarına masaj yapılmasına da bayılırlar. Ay’ı Balıkta konuşlanmış Leonardo Da Vinci, “insan ayağı, mühendislik ve sanat açısında bir başyapıttır” demiştir.  Doğum haritasında, aynı yerleşime sahip Michelangelo, “Nasıl biri, ayağın ayakkabıdan daha asil ve tenin giyilen kıyafetten daha güzel olduğunu kabul edemeyecek kadar boş ve kör olabilir” demiştir. Görünen o ki ayaklarda bizim farkedemediğimiz gizemli bir şeyler vardır! :)

Açık ve sınırsız bir okyanus fikri, içgüdülerin hüküm sürdüğü akışkan bir ortamdır. Değişken ve öngörülemezdir. Suyun belli bir şekli olmadığı için, kontrol edilmesi de zordur. Bu yüzden Ay Balık, disiplini ve düzeni yaşamına uyarlamakta zorluk çekebilir. Su gibi, bazen dingin, berrak ve serin, bazen karmaşık ve derin, inişli çıkışlı ve başkalarının altta yatanı tahmin etmekte zorlanacağı, bulanık bir ruh hali sergileyebilir.

Yaşamın derin sularında gezinen, gizemli Ay Balıklar, toplumun ruhani neferleridir. Belli bir dinin tutkunu olmaları ya da misyonerler gibi etrafta gezinmeleri beklenmez. Hatta çoğu bir tanrıya bile inanmıyor olabilir. Ay Balıkların maneviyatını bir inanç sistemiyle özdeşleştirmeye gerek yoktur. Zira sanata, aşka, emeğe, özveriye, iyiliğe, merhamete ya da insanoğluna bir din gibi inanıyor olabilirler. Asıl motivasyonları, kendilerinden büyük bir şeye hizmet etme arzularıdır. Kendileri için elde ettiklerinin değil, başkaları için feda edebildiklerinin onları ölümsüz kılacağına inanırlar.

Balığın, yengeç ya da akrep gibi, sert kabukları yoktur. Bu nedenle Ay Balıklar, yaşamın akışına en az direniş gösteren ve hayatı en fazla özümseyen kişilerdir. Her duygu ve düşünceye, aynı yoğunlukta yanıt olabilirler; Korkuya korkarak, acıya acı çekerek, öfkeye öfkelenerek, hazza haz alarak yanıt verirler. Ağladığınızda sizinle gözyaşı döker, güldüğünüzde sizinle kahkaha atarlar.

Eğlenceli insanlardır. İfadelerini hiç bozmadan, insanları gülmekten kırıp geçiren pratik ve sofistike şakalar yapmakta üstlerine yoktur. Bazen zararsız ve sıcak, bazen de acımasız şakalarının altında yatan mutlaka bir diğer duygu vardır. Espri yetenekleri,  balık kılçıkları gibi boğazlarına takılan gözyaşlarını herkesten saklamalarına yarayan gizli bir silahtır. Ay Balık kendini gülümseyişiyle maskeler ve bu maske ona çok yakışır. Yaş aldıkça da, cildinde kırışıklıklardan çok gamzeler oluşur.

Suyun çevresinde olmaktan, bol bol duş almaktan, günlerini sahilde geçirmekten, denize yakın yerlerde yaşamaktan, gün içerisinde bolca buzlu su, kahve, çay ya da soda benzeri sıvılar tüketmekten hoşlanırlar. Bağımlılık yapabilecek alkol benzeri maddeler ise kulaklarını kapamaları gereken büyülü ve bir o kadar da tehlikeli bir ninni gibidir. Zira Ay Balık kendisine haz veren, zihinsel ve duygusal coşkunluk hissini arttıran şeylere düşkünlüğü ile bilinir. Daha ziyade ‘’rakı içen öldü de su içen ölmedi mi?’’ tarzı esprili bir yaklaşımla, arzusu yönünde hareket etmeyi tercih edebilir. Dolayısıyla, duygusal gerilim dönemlerinde gösterdiği eğilimler, kolayca alışkanlığa dönüşebilir.

Ay balığın o kendine özgü iç aleminde, herkes ve herşey güzel ve naziktir. İyi huylu kişiliği tılsım gibi etrafındakileri etkiler. Özgürlüğüne ve düşlerine engel olmadığı sürece, bütün sınırlı yapı ve fikirlere karşı müthiş bir kayıtsızlık sergileyebilir. Aşağılamalar, suçlamalar ve diğer insanların direttiği tüm olumsuz tutumlar Ay Balık için ilgi çekici değildir. Şiddet içeren herhangi bir etki ya da tepki karşısında nadiren heyecanlanır. Hatta ona gidip toplumun ne kadar yozlaştığından, hava kirliliğinden ve hükümetin yolsuzluklarından filan bahsetseniz, dünyanın sonunun geldiğini bile söyleseniz, karşınıza geçip, herşeyi zaten bilirmişçesine rahat bir gülümseme ve sempatik bir esnemeyle yanıt verebilir.

Elbette bir peygamber gibi mülayim değildir Ay Balık; Kızdığı zaman fevkalade sivri dilli ve alaycı olabilir. Karşısındakine saldırmadan önce, onu uyaran gergin hareketleri vardır. Onu dikkate almayan kişi için, Ay balığın öfkesi trajik sonuçlar doğurabilir. Yine de daima en az direnç göstereceği yolu seçer Ay Balık ve öfkesinden sık sık, Neptün’ün serin sularında yıkanarak arındırır kendini. Öfkesi suya atılan bir taş gibi net ve etkilidir. Suyun üzerinde beliren dairelerin yerini de çok geçmeden tekrar sakinlik alacaktır.

Gerçekten çaresiz hissettiği zamanlarda, daha net kararlar alabilmek için, kendisini olan biten bütün kargaşadan sakınarak, belli bir süre hayal alemine saklanacaktır. Bu bir kaçış değil, aslında ruhen gereksinimidir.

Onu iyi tanımayanlar için, yaşamı bir akvaryumun içinden seyrediyormuş gibi görünebilir. Bu yüzden bazen ilgisizlik ve kendine dönüklükle suçlanabilir. Oysa Ay balığı yakından tanıyanlar, beklenmedik bir farkındalık ve sıradışı bir şefkat sergileyebildiğini çok iyi bilirler.

Çocukluğunda bünyesi kırılgandır. Metabolizması Balık burcu etkisiyle zayıflar. Aynı nedenle sabahları uyandığında, gözleri miskin ve yorgun görünür. Uyumayı sevdiği için de, genelde gözkapakları çok şişer. Hastalıklarının kökeni duygusal olduğu için, sağlık sorunlarının tespit edilmesi zor olabilir. Yine de Neptüniyen mizacının anlaşılmaz bir direnci vardır. Kendisini doğru biçimde telkin etmeyi başarırsa, kolayca iyileşebilir.

“Bir kedi gibi uyumak isterdim

Zamanın kaygısız kürküne sarılarak…

Bütün gün kimseye tek kelime etmeden,

Dünyanın üzerine,

Zirvelerin ve ormanların üzerine doğru uzanmak isterdim.

Tek ihtirasım

Düşlerimdeki fareleri kovalamak olmalıydı… “

Enerjisini çoğu zaman ailesinin, arkadaşlarının ve akrabalarının sorunlarını çözmek, onların yüklerini sırtlanmak için kullandığından, çoğu zaman kendine özen göstermek konusunda ihmalkar davranır. Sevgi görmek ve sevgiyi başkalarıyla paylaşmak Ay Balık için müthiş bir ihtiyaçtır. Bir eliyle diğerine destek olurken, diğer elinin de kendisine yardım etmek için olduğunu unutmamalıdır.

Bir Başak gibi hasta olanlarla ilgilenmekle kalmaz, bir adım ileriye giderek kederli kalplerin yalnızlığını anlamaya çalışır. Herhangi bir kişinin sosyal hayatta ne ölçüde dışlanmış olduğunu ne umursar ne yadırgar. Emekçilerin, ezilenlerin yüreklerini nazikçe rahatlatmaya çalışır. Kimseden borç istemeye cesaret edemeyen zor durumdaki bir kişiye borç veren yine Ay Balık olur. Bunu yaparken de karşısındakini mahcup eden bir üstünlük taslamaz. Hırsız, katil, bağımlı, sapık, günahkar, yalancı ya da aziz olsa bile kimseyi yargılamaz. Sıklıkla sahne arkasında, dini ve siyasi enstitülerde, ve sağlık sektöründe çalışan Ay Balıklara rastlanır.

Balık burcunun sembolü, birbirinden zıt yönlere doğru yüzen iki balıktır. Birbirinden bağımsız iki farklı tercih anlamına gelen bu simge, Ay Balıkların kararsızlığını da göstermektedir. Bir yönüyle tüm evreni şefkatle kucaklar, diğer yönüyle evrendeki her olgudan sürekli şüphe duyabilir. Gerçek ve kurgu arasındaki çizgiyi kaybetmemek için, şüpheyi pusula olarak kullanması gerekir. Dikkat etmesi gereken şey, kolay görünen şeyin tuzağına düşmemektir. Parlak oltanın ucundaki yeme aldanmak, büyük kayıpları da beraberinde getirebilir.

Açgözlülük nedir bilmeyen Neptün insanlarının maddesel hırsları azdır. Maddi rahatlığa karşı çıkmazlar ancak maddesel değerlerin geçiciliğini de erken yaşlarında öğrenmişlerdir. Milyoner olmak istemez ama milyoner gibi yaşamaya da hayır demezler.

Ay Balıklar doğuştan romantiklerdir. Romantizm damarlarında akar, romantizmle nefes alırlar. Ay Balık erkekleri, partnerlerine bir gelecek inşa etmeyi ister ya da partnerlerinin gelecekle ilgili bütün umutlarını kırarlar, arası yoktur. Kıskançlıkları şiddetli değildir ama gerektiğinde adeta yetenekli bir aktör gibi rol kesebilirler.

Ay balığın ruh eşine duyduğu özlem dinmez. Aşk uğruna sahip olduğu herşeyi feda etmek düşüncesinden bile haz alabilir. Ancak rasyonel olmadığı için, maalesef aşık olduğu zaman, vizyonunu tamamen yitirdiği ağır bir sisin içine girebilir. Balık burcu kendini mahvetmeye de yatkındır denir. Bunda gerçeklik payı vardır; Cömert sevgilerini sahte insanlara verdikleri zaman ve gerçekliği olmayan düşler için ısrar ettiklerinde, çok acı çekebilirler. Sudan korkan birinin, Ay Balık’la aşkın derinliklerini keşfetmesi çok güçtür. Bilhassa Ay’ı Balık’ta olan kadın, herkesi olduğu gibi kabul ettiğinden, çoğunlukla tembel ya da zalim erkeklerle zaman kaybedebilir. Samimi ve sakin yaradılışıyla Ay balık kadını, mağrur erkeğinin sığınabileceği, gürültüden ve karmaşadan uzak bir liman gibidir.  Yüreği sonunda bütün nehirlerin aktığı, derin ve gizemli bir okyanustur. Çizgili mutfak önlüğünü giyerek yuva kuran ve  şefkatli  bir annenin simgesi olabilen Ay balık kadını, aniden çıkan fırtınalar, düşüncelerini uzak diyarlara taşıdığında, herkesten gizlediği  özlemleri için kovalar dolusu gözyaşı da dökebilir.

Ay Balıkların çocukları, onlarla çok eğlenirler. Bir ebeveyn olarak çocuklarını bolca yüzmeye götürür, su sporları yapması için teşvik eder, balık tutmayı öğretirler. Çocuklarına şarkılar söyler, felsefik düşünceler aşılar, onlara tepe taklak başlarının üzerinde nasıl durabileceklerini gösterirler. Eşleri çocuklarının giysilerini temiz tutarken, Ay balık onların zihnini aktif tutmaya çalışır. Erkek çocuklarının utangaçlığını, büyüme çağındaki genç kızların sıkıntılarını kolayca anlayabilen, harika insanlardır.

Sezgilere kanal olup, rüyaları ya da hisleri yoluyla medyumik yetenekler göstermeleri de şaşırtıcı değildir. Hatta bazıları psişik ya da şifacı yönlerini aile büyüklerinden almış olabilirler. Çevrenizdeki Ay Balık’ları gözlemleyin, en ihtiyacınız olan anda sanki bir sorununuz olduğunu hissetmiş gibi sizi aradıklarını farkedeceksiniz. Başkaları tarafından hırpalandığınız zamanlarda, haksız olsanız bile, yanınızda olan, yaralarınızı saran insanlardır.

Yaşam denen serüveni tarif etmek kadar güçtür, Ay balığı anlatmak. Okyanusun enginliğinde, rüzgar hangi yönden esiyorsa oraya gitmektir biraz. Derinlik sarhoşluğudur… Bırakmaktır kendini kıvrılarak dönüp duran kadife dalgaların ritmine…

Zamanın geçmiş, gelecek ve şimdiyi kapsayan, 3 halini içiçe yaşar Ay Balıklar. Zaman sadece bir an gibidir, geçmez ve gelmez. Neptün, Ay Balıkların ne kadar bilge olduklarının sırrını, onlar bu gerçeği keşfedene kadar, gizleyecektir. Zira Neptün, sudan bir ayna gibidir. Ya derinlerine dalıp kendini bulduğun ya yansımana aldanıp içinde kaybolduğun…

Haritanızda Ay’ın açıları ve bulunduğu ev incelenerek, daha ayrıntılı ve isabetli öngörüler yapılmaktadır.

Transit Ay Balık Burcunda

Düşüncelerimiz zaman ve mekanla sınırladığımız gerçeklikten koparak hayaller ve rüyalar alemine yönelir. Çok daha anlayışlı olmaya meyleder, başkalarına karşı şefkatli hissederiz. Resim, müzik, film, tiyatro yani genel anlamda sanatla ilgili temalardan beslenmek isteyebilir, yine benzer konularda üretken hissederiz. Ay’ın Balıktaki “içmeden sarhoş” bu hali bizi biraz da melankolik yapacaktır. Geçmişi düşünür, özlemlerimizi dile getirebiliriz. Bu etki altında duygularımızın içinde erimek ya da kaybolmak yerine, onları pratiğe dökebilmenin yöntemlerini aramalıyız. Kırık kalpleri iyileştirebilir, küskün olduklarımızla barışabiliriz.

Romantik bir film izleyebilir, şiir yazabilir, yaratıcılık gerektiren herhangi bir alanda başarılı ürünler verebilirsiniz. Renkler ve sesler ruhunuzu bir başka okşayacaklar… Alışılmadık rüyalar görebilir, etkisinde kalabilirsiniz. Alkol gibi uyarıcı maddelere ihtiyaç artabilir. Ancak abartıdan kaçınmanızı öneririm. Bol sıvı tüketerek, sahilde yürüyüşlere çıkarak ya da hoş kokulu uzun banyo seansları yaparak rahatlayabilirsiniz. Bugün kokulara duyarlılığınız ve parfümlere ilginiz de artabilir.

İçinize attığınız hisler yüzünden kalbinizin kabuk bağladığını sanıyorsanız, bu akşam gözyaşlarınız sel olduğunda yanıldığınızı anlayacaksınız demektir. Duygular dev dalgalar gibi şahlanıp, özlem duyulan kişilerin kıyılarına varmak için can atarlar. Geçmişin buruk sevdaları, hatıralar akla gelir ve küs olduğunuz kişileri aramak, onları şefkatinizle sarmak istersiniz. İç çekişler bir köprü olur ve yıldızlara kadar uzanırlar.

Çevremizdeki insanların genel ruh hallerinin kolayca etkisinde kalabilir, psişik bir sünger kıvamına gelebiliriz. Dolayısıyla karamsar kişilerle vakit geçirmek kötü hissettirir, huzursuz eder. Normale göre daha alıngan olabilirsiniz. Ruh vampirlerinden uzak durmak gerekir. Yaşama aydınlık bir pencereden bakan neşeli insanlara, gönülden bağlı olduğunuz sevdiklerinize zaman ayırmanızı öneririm. Zihninizi bir radyo alıcı olarak tasavvur edip kendinizi hoşunuza giden bir kanala ayarlayarak “cızırtılı” düşüncelerden ve insanlardan kurtulabilirsiniz. İsimlendirmekte zorlandığınız karmaşık duyguların esiri olursanız müziği rahatlatıcı ve iyileştirici bir araç olarak kullanabilirsiniz. Mezarlıkları ziyaret etmek, ölmüşleri yad etmek için de olumlu bir etkidir. Konsere ya da sinemaya gitmek, müze ziyaret etmek için de olumlu bir gündür. Tinsel yanınıza kulak verin, kalabalıklar arasına karışıp fotoğraf çekin. Bırakın hayal gücünüz size rehberlik etsin.

 

 

Yorumlar