Aslan burcunda Ay tutulması: Kendine ait olmak

Astrolojide tutulmalar ve Şubat ayına genel bakış

Her Ay tutulması aynı zamanda bir dolunay fazıdır. Ancak bir dolunaya göre tutulma zamanları kat be kat daha etkili bulunurlar. 11 Şubat Aslan burcundaki Ay tutulması son 6 ayın neticesini gösteriyor. Yani bu ay geçtiğimiz Eylül’den itibaren yaşadığımız yeni gelişmeler yönünde bir karar ya da sonuç aşaması tecrübe edebiliriz.

Çoğu zaman müdahale edemeyeceğimiz olayları gösteren Ay ve Güneş tutulmaları, aslında bize konfor vaat eden alanlarımızdan çıkarak yeni yerler keşfetmemiz için itici güç olurlar. Değişim elimizde olmayan sebeplerden ötürü zorunlu hale gelebilir. Fakat bu zorunluluğu sıkıntı verici olarak algılamak yerine bir olgunluk eşiği gibi benimsememiz faydalıdır. Aklımızın ucundan bile geçmeyen ihtimallerin gerçekleşmesi endişe ve korku havası yaratsa da, yaşamda karşılaştığımız değişimler karşı konulması gereken değil, uyum sağlanması gereken evrelerdir.

Tutulmalar bizi olmamız gereken yere taşıyan kozmik bir ele benzer. Nasıl taşındığımızdan hoşnut olalım ya da olmayalım, çok geçmeden vardığımız yerin ihtiyacımız olan yer olduğunu kanıksarız.

Evlilikler, ayrılıklar, doğum, hamilelik, iş veya ikamet değişiklikleri sağlıkla ilgili operasyonlar ve benzeri insanın hayatında önemli evreleri simgeleyen pek çok olay tutulma zamanlarına denk gelebilir. Bu nedenle de tutulmaların eşlik ettiği tüm tecrübelerimizin “unutulmaz” bir tarafı vardır.

Tutulmalar biraz da “oyunbozan” dır. Zaman çok hızlı akıyormuş gibi hissedebiliriz. Planlarımız ve beklentilerimiz de aniden yön değiştirebilirler. Şubat’ın 20’sinden sonra ki evre ayın ilk yarısına nazaran daha sert geçebilir.

Tutulmaların Türkiye ve Dünya’ya etkisi

1 Eylül’de Başak burcundaki Güneş tutulmasıyla başlayan dönemi sonuçlandıracak olan Aslan burcundaki Ay tutulması Türkiye’nin haritasında ekonomiyi temsil eden 2. Evinde gerçekleşecek. 26 Şubat Balık burcundaki Güneş tutulması ise hem önümüzdeki 6 aylık sürecin konularını belirleyici olacak hem de ülke yöneticisinin doğum gününe denk geldiğinden ülke için ayrıca önemli görünüyor. 1 Eylül itibariyle bir dönemin sonunun başlangıcına adım atmıştık. Bu yıl ise yozlaşma, bozulma ve çürüme aşamalarını tecrübe ederek kendimizi yeniden doğuma hazırlayacağız.  

2017’nin tutulmaları ağırlıklı olarak Aslan/Kova burçları yani Türkiye’nin 2 ve 8. Evleri arasında yaşanacak. Klasik astrolojide 2. Ev yeraltından çıkış yani dünyaya giriş kapısı olarak tanımlanır, Anaphora ismini alır. 8. Ev ise dünyadan çıkış, yeraltına giriş kapısı yani Epicataphora’dır. Bu iki ev azalmanın ve çoğalmanın, ölümün ve yeniden doğumun eksenini simgeler. 2. Ev ürettiğimiz değerlerle hayatımıza somut anlamlar katmakken, 8. Ev değerin ve üretkenliğin kaybıdır. TR’nin 2. evindeki tutulmalar ülkenin güncel kimliğinin kaybı, bir kimlik arayışı ve yeniden kazanılan bir kimlik anlamlarına geliyor.

Aslan’daki Ay tutulması zorla güç elde etmeye çalışan kişileri gündeme taşısa da, ileriki zamanlara baktığımızda hava elementinden olan Kova’daki tutulma bu tarz despot girişimlerin dirençle karşılaşacağını gösteriyor.

Dünyayı fethetmiş bir adamın, Büyük İskender’in sözlerine kulak vermek lazım; Bir koyunun liderlik ettiği aslanlar ordusundan değil, bir aslanın öncülük ettiği koyunlar ordusundan korkarım

Aslan burcunda gerçekleşen tutulmalar çeşitli “kimlik krizlerinin” de ifadesidir. Çipli yeni kimliklere geçilmesi aşamasında eski kimliklerin geçersiz olduğu söylencesi yüzünden hakikaten de nüfus müdürlüklerinde korkunç bir yığılma yaşanıyor. Seçmediğimiz tüm bu kimlikler için her anlamda bu kadar kahır çekiyor olmak ve bu kimlikleri siyaseten böylesine benimsiyor olmak da işin ironisi sanıyorum!

Aslan burcundaki Ay tutulmasına yakın tarihlerde varlık fonu yürürlüğe konuldu. Devlet hazinesini para piyasalarını, ülkenin tarım ve gıda durumunu, devlet gelirini simgeleyen 2. Evdeki tutulmayla varlık fonu Türkiye ekonomisini düzeltebilecek bir çözüm arayışı gibi görünse de, Ağustos ayındaki tutulmalar bu girişimin istikrar sağlamayacağına işaret ediyor olabilir. Zira Aslan burcundaki Güneş tutulması da TR’nin 2. Evinde gerçekleşecek ve fakat buradaki Güneş özellikle dünya olaylarında asla olumlu yorumlanmaz. Ağustos ayından itibaren ülkenin kayıpları başkasının kazancına dönüşebilir. Yani büyük borçlar söz konusu olabilir. Bu yıl sonbaharda ise Jüpiter Akrep burcuna ilerlediğinde bir lider ya da sistem yenilenmesinden bahsedilebilir.

Bir diğer yandan Aslan burcu gündemde ve aşina olduğumuz tanınmış kişiler, liderler, sahnedekilerdir. Bu sene daha çok itibar kazanan ya da itibarını kaybeden insanların yükselişlerine ya da düşüşlerine tanık olabiliriz.  Satürn yılsonunda Oğlak burcuna ilerleyecek. Radikal fikir ya da inançların değil, temeli güçlü olan sistemlerin ayakta kalacağı zamanlara yaklaşıyoruz.

Buna rağmen ABD’nin 9. Ve 3. Evlerinde gerçekleşecek tutulmalar, tutucu dini organizasyonlar, tarikatlar, deniz trafiği, havayolları, baro, akademi gibi konuları gündeme taşıyabilir. Ağustos ayında Kova burcundaki Ay tutulması savaş propagandası olarak yorumlanabilir. Dolayısıyla ABD’nin de benimsediği tarz Satürn Oğlak serüveninden hemen evvelinde aklıselim bir siyasi tutum gibi görünmüyor.

Güneş tutulması ve deprem ihtimali

1999 Ağustos depremini yaşamış insanların, yapısal olarak kendini düzeltememiş bir ülkede yaşarken aynı korkuyu sürekli hissetmeleri çok normal. 1999’dan beri bu kadar uzun süren bir Güneş tutulmasını henüz yaşamadık. 11 Ağustos 1999 tutulma anı haritasında Satürn ve Jüpiter toprak elementinden, sabit nitelikte olan Boğa burcundayken, tutulma Aslan burcunun 18. derecesinde gerçekleşmişti. Akrep’teki Mars’ı ve Kova’daki Uranüs’ü de hesaba kattığımızda fatal bir büyük t-kare ortaya çıkmıştı. Uzmanı değilim fakat deprem öngörülerinde sabit burç ve toprak elementi dikkate alınmalı diye düşünüyorum. Uranüs, 2018 Mayıs ayından itibaren Boğa burcunda ilerlemeye başlayacak. Genel olarak bu aşamadan sonraki 7 sene içerisinde büyük depremlerin oluşması kuvvetle muhtemel. Bu zaman aralığını daha da daraltırsak, Uranüs’ün ’99 depremindeki Jüpiter’in derecesiyle birleşeceği zaman ve 11 Ağustos 2018 Güneş tutulması,2018 yılının 2. yarısında sağlam yapılarda yaşamamız gerekliliğinin altını çiziyor!

Ay tutulmasının kişisel hayatlarımıza etkisi

Kontrol edemediğimiz dünyanın dönüşünü bir tarafa bırakıp tutulmaların aracılığıyla hayatımıza nasıl anlamlar katmamız gerektiğini sorgulamamız da gerekir. Tüm dolunaylar gibi her Ay tutulması da ilişkilerle alakalı bulunur. Bir ilişkideki sadece kendi ihtiyaçlarımıza yoğunlaşmamız uyumsuzlukların artmasına neden olabilir. Eğer Ay tutulmasıyla birlikte artık miadı dolan, size yük olan ve gelişiminizi örseleyen kişi ve durumları sonlandıramazsanız, gelecek 6 ay boyunca bu kaçınılmaz sona hazır olmak için uğraşmanız ihtimali yüksek.

Tutulmanın Jüpiter, Satürn ve Uranüs’e olumlu açılarını göz ardı etmemek lazım. Dayanışma için ideal zamanların göstergesi olan bu açılarla başlatılacak sivil organizasyonların etkisi kapsayıcı ve büyük olabilir. Aslan burcundaki tutulmalar yeni hedefler belirlememiz yönünde muazzam bir enerjidir.

Tesadüfen taşıdığımız kimliklerin ötesinde, seçtiğimiz kimliği yaşamayı hepimiz kendimize borçluyuz. Her insan kendi kimliğini, yani olmayı seçtiği kişiyi ailesine, topluma ve dünyaya karşı savunmalıdır. Aksi halde kaçınılmaz olarak bizi tanımlayan ailenin, toplumun ya da dünyanın girdabına düşer ve bunlar tarafından yutuluruz. Ya da örneğin “Sen kimsin yahu?” diye atarlı egolu yaklaşımlardan ziyade, “ben kimim, kim olmayı istiyor ve seçiyorum?” diye sorarak yüzleşmemiz gereken öyle çok şey var ki. “Kaç hayranım var, kaç kişi beni sevdi ya da sevmedi” gibi hesaplardan çok sevginin yaradılışın yegâne elementi olduğunu anımsayarak hesapsızca sevmeli, sevginin ve anlayışın dilini kullanarak öfkenin sebep olduğu kısır döngüleri kırmalıyız. Nihayetinde bütün hikâyelerimiz nehirler gibi yol alarak aslında bizi aynı kadim kimliğe ve kaynağa bağlıyor. Hiçbirimizin varlığı gerçekte kendisinden ve yaşamdan başkasına ait değil.

Cesaret ve umutla…

 

İlk kez HThayat’ta yayınlanmıştır.

Yorumlar