Akrepte Yeniay: Doğum, ölüm, tufan ve dönüşüm

30 Ekim günü saat 20.37’de Akrep burcunun 7. derecesinde gerçekleşecek Yeniay’la birlikte, geçen ayın hesaplarını kapatarak yeni bir ayın döngüsünü açmış olacağız.

Yılın Akrep dönemi hep biraz “Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu ” cümlesiyle başlayan Kafka’nın kitabını anımsatır. Akrep burcu tıpkı bu kitaptaki gibi rutine, topluma, kendine bir çeşit yabancılaşma evresidir. Babası kendisi de dâhil olmak üzere çevresindeki herkesi her fırsatta aşağılayan bir zorba olan Kafka’nın dönüşüm kitabı, aslında her gün zorbalıklar yüzünden hissettiğimiz baskıya ve özgürleşme çabamıza ayna tutar. Akrep döneminde üç temel durumla hesaplaşırız: Baba ve babayı simgeleyen otoriteler, baskı altında dönüşen duygularımız, bizi esirleştiren ve bir sömürü unsuru olarak kullanılan para.

Böcek, aldığı darbelere rağmen kolayca ölmeyen, zırhı nedeniyle dayanıklı, ama bir o kadar da insanı rahatsız eden bir canlıdır. Böcek bir metafor olarak Kafka’nın babasına karşı hissettiği korkunun zaman içerisinde öfke ve nefrete dönüşmesinin de bir sembolüdür. Yaşadığımız dünyanın ve toplumun iktidarı olan ve “baba” olarak benimsenen zalim ve ölümcül figürlere baktığımızda her yeni gün kendimizi göze batan, rahatsız edici ve dışlanan bir böceğe dönüşmüş olarak algılamamız kaçınılmaz hale geliyor.

Akrep burcu baskının en yoğun halidir. Birinin salladığı sopaya karşı kendini tehdit altında hisseden insanoğlunun yüzleştiği duygular nedeniyle yaşadığı ortama yabancılaşarak, dönüşümüdür. Yani aslında insanın kendisini tutsaklaştıran şeylere karşı direnişi, “kuş arayan kafeslerden” kurtuluşudur. Yabancılaşma duygusu insanın hayatını ve olmak istediği şeyleri yeniden gözden geçirmesi için bir fırsat, yadırganan bir başkaldırıdır.

Dönüşüm kavram olarak değişimden farklıdır. Değişim her zaman olmasa bile, zaman zaman eski halimize dönebilmemiz ihtimalini taşır. Oysa dönüşüm geri dönmemecesine başka bir biçime geçmek yani, metamorfozdur. Tıpkı spermin yumurtayı döllemesi, ölüm halinde bedenin çürümesi ya da tırtılın bir kelebeğe dönüşmesi gibi. Türkiye Akrep burcu ve bu nedenle sürekli bir dönüşümün içinde durmaksızın farklı formlar almakta.

Şüphesiz doğum ve ölüm döngüsünün sembolü olan Akrep burcu aynı zamanda en büyük zayıflıklarımız ve zayıflıklarımızın asıl gücümüz olduğu gerçeğidir. Psişik nitelikleri olan Akrep’te kader duygusu da yoğundur. Dolayısıyla yaşayacağımız Yeniay, en zayıf olduğumuz noktada tecrübe edeceğimiz bizi güçlendirecek kadersel bir dönüşümün eşiğini simgeliyor.

Akrepte Yeniay ‘ın iyicil yönde kullanmanın ve duygusal yüklerden kurtulmanın yolu kendimizi tanımak ve analiz etmek konusunda ustalık kazanmaktır. Baskıdan, zulümden, borçlardan ve bağımlılıklardan özgürleşmek için hayatımızın dizginlerini elimize alarak farklı potansiyellerimizi de hayata uyarlamaya cesaret etmektir. En önemlisi de en büyük intikamın, düşmanına benzememek olduğunu anımsamaktır!

Maskelerin, gölgelerin ve maskelerin ardındakinin simgesi olan Akrep Yeniayında kendinizi tanımladığınız bir hayvan metaforu seçebilirsiniz, yani bir maske. Genelde ilk aklınıza gelen, asıl seçiminizdir. Bu hayvanı neden seçtiğinizi analiz edin. Örneğin sembolik hayvanınız kediyse, toplumun sizi yadırgamasından çekinerek, her koşula uyum sağlayabileceğinizi düşünen biri olabilirsiniz. Vahşi ve çoğunluğu fikirsel anlamda rahatsız eden hayvanlar saldırgan ve izole bir tutumun ifadesi olabilir. Bu seçimlerde başkaldırı ve yabancılaşma daha yoğun gözlemlenebilir. Kendinize sizi rahatsız eden bir sembol bulun ve bu sembolden hoşlanmama sebeplerinizi kendi cümlelerinizle sıralayın. Göreceksiniz ki aslında sevmediğiniz şeyde, sizdeki sizi rahatsız eden bir nitelikleri sayıyorsunuz. Örneğin “neden semizotunu sevmiyorsunuz?” Size kimi hatırlatıyor, bu yemeğin sıklıkla piştiği ve yemeye zorlandığınız ortamla ilgili hissettiğiniz nedir? Metafor ya da sembollere de ihtiyacınız yok. İnsanları inançları ve ideolojilerinin ötesinden de bakmayı deneyin. Çünkü tüm bu maskeler bizi gerçekten uzaklaştıran kılıflardır. Biz ne yaşadığımız yer, ne taşıdığımız kimlik, ne yönetildiğimiz siyasi sistemiz. Biz bizi tanımlayan her şeyin ötesiyiz. Gerçeğin peçesini kaldırmasını istiyorsanız, hayaletlerinizle yüzleşecek kadar cesur olabilmelisiniz. Gölgelerinizle barışın!

Akrep evresi, duygusal duvarlarımızı yıkan kozmik bir tufana benzer. Akrep içimizdeki zehir ve panzehirdir. Ekstra ilaçlarla ya da maddelerle değil, bedeninizi biraz rahat bırakarak ve kendinizi telkin ederek iyileşmeyi deneyebilirsiniz. Eğer çalışmak istemiyorsanız, biraz ara verin. Akrep’le ilgili her şey psikolojiktir. Kendinizi hasta etmenize sebep olan duyguyu ortaya çıkardığınızda, iyileşmeye de başlarsınız.

Önümüzdeki ay boyunca ajanlık oynayanlar bol olacağından, mahreminize önem vermeniz, dilinizi tutmanız ve kolayca sır vermemeniz doğru olabilir. Konuşmacıdan çok, dinleyici olmamız gereken aşamadayız.

Öteki dünyayla yaşadığımız dünya arasındaki çizginin inceldiği bir aşamada olduğumuz için, sezgilerimiz güçlenir, rüyalarımız hareketlenebilir. Akrep’te daima daha derinlerine inme duygusu vardır, derinlere inerek gerçeğin notasına basmak duygusu.

Cesaret ve umutla…

Yorumlar