5 Mart Başak Dolunayı

 

Hayata gözlerimizi açıp çevremizi algılamaya başladığımız ilk yaşlarımızda, sınırsız evrenin ortasında, kendimizi ufacık hissederiz. Çocukken, büyüklerin sakladıkları kurabiye kutusuna ulaşmanın hem dünyanın en zor işi, hem de en büyük başarısı olduğunu hissetmeyen var mıdır? Ya kırmızı rugan ayakkabılara veya ışın kılıcına  sahip olduğunda sihirli yeteneklere kavuşacağını, üç tekerlekli bisikleti olduğu zaman dünyayı gezeceğini hayal etmemiş biri?

Yaş aldıkça dünyayı algılayışımız da değişir. Yeryüzü, avuçlarımızın içindeymiş gibi küçülmeye başlar.  İstediğimiz an, istediğimiz şeye ulaşabilirmişiz gibi… . Hayallerimizi süsleyen rugan ayakkabıların ve ışın kılıcının sadece eşya olduklarını kavradığımız zaman, tıpkı algıladığımız dünya gibi, küçülür beklentilerimiz de. Hayatın bir sonu olduğunu idrak ettikçe, bu defa “içimizdeki uzayın” sonsuzluğuyla baş başa kalırız…

Transit Güneş’in Balık burcuyla buluştuğu yılın bu zamanlarında, kurtulmak isteriz ayaklarımızın taşıdığı bedenlerimizden, kalplerimizin taşıdığı acılardan ve hayatın getirisi bütün ağırlıklardan. Bir ada gibi yalnız hisseder, bir yeraltı mağarasındaymış gibi tüm seslerin susmasını dileriz. “Gitsek nereye gideriz, kalsak ne kadar kalabiliriz?” diye geçer aklımızdan. Bilincin uzak denizlerinde yüzerken, bir düş kadar yakın gelir bütün ihtimaller. Ama ayaklarımız sancıyarak uyandığımız her sabah, yine hissederiz o kaçıp kurtulmaya çalıştığımız yerçekimini…

Kışın kıyısı, baharın eşiğidir Balık burcu. Çözüm bekleyen sayısız problemin içinde, kafamız dağınık, gözümüz yaşlıdır. Hiçbir şey çözülmese bile, egoyu çözer Neptün. Bizi bağlandığımız ve gözümüzde o çok büyüttüğümüz “ben” fikrinden çözer ve yaşamın nehrine bırakır yeniden.

Balık burcu dönemine denk gelen 5 Mart Başak dolunayı hayatımızdaki detayları anımsama durağıdır. Ufacık ayrıntıların ne kadar mühim olabileceğini fark edeceğimiz bu aşamada, etmediğimiz bir teşekkürle, ihtimal ettiğimiz bir özürle ve bu tarz özen göstermediğimiz ama önemli olan şeylerle sınanabiliriz. Belki partneriniz size “neden bana iyi geceler dilemedin?” diye kırılacak. Belki siz eşinize bulaşıkları hep size yıkattığı için kızacaksınız. Belki patronunuzun düşüncesizce yaptığı bir espriye katlanamayarak işi bırakacaksınız. Önemsiz görünen her detay, aşılması güç problemlere neden olabilir ve büyük resimdeki duyguyu bozar. Oysa ufacık şeyleri değiştirmek, büyük değişimlerin de önünü açar.

Güzel detaylarla, güzel sözlerle, güzel duygu ve düşüncelerle yaşayın. Hayatınızda, bisikletlere değil, ama ilk kez bisiklete bindiğiniz andaki heyecanınızın asıl sihir olduğunu hatırlatan benzersiz detaylara yer açın.

Başak dolunayı bizi, içimizdeki zehirden arınmaya da teşvik edecek. Uzun zamandır maruz kaldığımız olaylar nedeniyle, ruhumuzda ve bedenimizde depolanan olumsuzluklardan kurtulmamız gerekecek. Ruh ve beden ayrı ayrı şeyler değiller, birine özen göstermezseniz diğeri de hastalanır. Kalbinizi ve aklınızı beslerken, faydalı şeyler tüketin. Mümkünse midenizi de zihninizi de arındırmak için biraz dinlendirin.

Baharı bahane edip kolları sıvayarak, etrafınızdaki dağınıklığı temizlemeye başlayabilirsiniz. Yaşamınıza yeni rutinler ve yapılar ekleyin.  Çevrenizi derleyip toparladıkça, hayatınıza düzenli bir ritim kattıkça, kafanızdaki dağınıklığında da azaldığını göreceksiniz. Karmaşanın içinde bulduğunuz minicik bir ipucunun ise mutluluğunuz üzerinde mucizevi bir etkisi olabilir.

 

Son olarak…

Her dolunayda az da olsa, bir şeylerin kıyısında hissederiz. Aniden dibe vuran ve aniden yükselen enerjimizle nasıl başa çıkacağımızı bilemeyiz. Mart ayı boyunca Mars’ın Uranüs ve Plüton’la yapacağı olumsuz açılar ve Güneş tutulmasının 21 Mart ingress haritaya denk geliyor oluşu durumun vahametini arttırıyor. Zamanı geldiğinde yorumlarımı paylaşacağım. Siz şimdilik 3 – 9 Mart arasında rahatlayın, dinlenin, arının ve yaklaşan fırtına için geminizi hazırlayın!

Yorumlar