2016’nın en etkili açısı: Satürn ve Neptün Karesi

Kasım 2015 – Eylül 2016 tarihleri arasında

Yay burcundaki Satürn ve Balık burcundaki Neptün arasındaki kozmik koreografi, önümüzdeki 1 yılı şekillendirecek en önemli gökyüzü hareketi sayılabilir. Soyut ve somutun, bilgi ve inancın, şüphe ve umudun arasındaki uçurumların büyüdüğü, sapla samanın birbirine karıştığı ve kuruyla yaşın tutuştuğu bir kargaşanın ortasına doğru çekilmektir Satürn Neptün karesi. Kiminin ispata gerek duymadığı bir inancı savunması, kiminin somut bilginin rehberliğinde inançları reddetmesi, kiminin inançları dışlaması ve sömürmesinden kaynaklanan bir “inanç” krizi ortamıdır.

Satürn ve Neptün karesi, bildiğimiz bütün doğruları ve gerçeklik duyumuzu baştan sona yeniden sınamamız anlamına gelebilir. Açık fikirli olduğunu iddia edenler aslında çoğu şeye karşı ne kadar kör olduklarını fark edebilirler. Körü körüne inananlar ise, kayıplarla yüzleşerek hayatı algılayış biçimlerini yenilemek durumunda kalabilirler. Değişken burçlar arasındaki böylesine etkili gezegen açıları, seçimlerimizin sonuçlarını tecrübe ederek, hayata yeniden uyum sağlama becerisi kazanmakla ilgilidir.

Akıl ve İnanç

İnanç ve bilgi daima birbiriyle çatışan kavramlar olagelmişlerdir. Bilgi, bir güç olarak sorumsuzca kullanıldığında, felakettir ama sorumluluk bilinciyle paylaşıldığında, insanlığı iyileştirir. İnanç ise, aslında son derece içsel bir durumdur. Kişinin inandığıyla ve kişinin kendisiyle arasına aracı koymaması gereken bir haldir. Genelde iman edenler, inandıklarını sorgulamaktan kaçınırlar. Oysa sınanana kadar, inancımızın gücünü bilemeyiz! İnanç kendini “bilmekle” başlar. Aklın bilgisini, kalbin bilgisinden süzmek için doğruyu ve yanlışı sorgulamalıyız. Böylece inancın yok edici tarafını, olması gerektiği gibi yaratıcı bir güce çevirebiliriz.

Akıl şüpheyi, inanç ise umudu pusula olarak kullanır. Şüphe umut kadar olumlu bir duygu olmadığı için, insanlar gerçekçi olmayı karamsarlıkla ve umutlu olmayı ahmaklıkla yargılamaya eğilim gösterirler. Böyle olmak zorunda değildir! Zira akıl kadar inanç da hakikatin arayışındadır ve gerçeği arayanlar, hem bilgiyi hem de vicdanlarını sorgulamayı bırakmazlar!

Satürn Neptün karesi, maalesef inançlar üzerinden bir uzlaşı değil, bir çatışmanın, inançlar üzerinden hâkimiyet kurma çabasının ve büyük dünyevi yanılgıların göstergesidir. Bildiğimiz ve inandığımız şeylerde yanılabiliriz ama yanlış yapmamak elimizde!

Neler yapılmalı?

2016 Eylül ayına dek, hem kişisel hem de toplumsal hayatlarımızda, puslu hatta gerçeküstü hissedeceğimiz bir aşamadan geçeceğimizi göz önüne alarak, yaşamımıza anlam katacak biçimde üretken olmalı ve bize rehberlik edecek bir vizyon belirlemek zorundayız. Bunun için de, önce küçük şeylerden başlamalıyız. Örneğin ilk adımımızı, dünyaya faydalı bir birey, yardımsever bir dost, vicdanlı bir vatandaş, anlayışlı bir partner, sevgi dolu, iyi niyetli ve duyarlı bir insan olmak yönünde atabiliriz. Gündelik hayatımızda ne yapıyorsak, bu şeyleri daha iyi hale getirmemiz gerekir. Havalar soğuduğunda sokaktaki canlılara yardımcı olmak, sevdiklerimize samimiyetle sarılmak, bir tabak yemeği paylaşmak, dürüstçe çalışmak ve yaşamak, en azından daha iyi biri olmayı denemek çok zor olmasa gerek!

Satürn Neptün karesi, anksiyetedir. Korkularımızı, paranoyayı, disiplinsizliği, vazgeçmişliği, bağımlılıkları, depresyonu, anlamsızlığı besleyen bir açıdır. Dolayısıyla hayatımızın bu aşamasında, karanlık fikirlere kapılmadan önce, kendimizden başlayarak ve yakın çevremize de ilham olarak, dünyayı olası “yok oluş” senaryolarından iyi niyet ve iyi çabalarla arındırmamız gerekiyor.

Büyük beklentilerle ve umutlarla sarhoş olmadan, inancımızı ve bilgimizi bir üstünlük unsuru olarak kullanmadan, sadeleşerek ve en önemlisi insani değerler üzerinden birbirimizi sevmeye ve kabullenmeye razı gelerek yol almalıyız.

Satürn ve Neptün kare açısı, genelde kaygı nedeniyle sağlığın bozulmasını temsil eder. Bu yüzden checkup yaptırarak, sizi halsizleştiren, verimsizleştiren, yaratıcı enerjinize ket vuran ve bedeninizi hantallaştıran bağımlılıklarınızdan, ilaçlardan ve uyarıcı maddelerden kurtulmanız faydalı olacaktır. Komplo teorilerine ve “gerçek olamayacak kadar iyi” görünen hiçbir şeye aldırmayın. Dışarıdan fast food tarzında bilinçsizce yemek yerine, evde sağlıklı gıdalarla oluşturduğunuz bir beslenme düzeni benimseyin.

Endişenin yerine düzenli uğraşlar koymalı, sabırlı ve serinkanlı davranmalı, olası olumsuzluklara karşı kendinizi dans, müzik, resim, sinema gibi sanatsal yöntemlerle pratik bir şekilde savunmalısınız.

Satürn, Neptün ve dünyevi değişimler

Satürn Neptün karesi özetle, dünya düzeninin, yasa sistemlerinin, yönetimlerin, algıların “hastalanmasıdır”. Aynı açı 1944-45 ve 1979- 80 yıllarında da oluşmuştur.

Siyasette olduğu kadar, iklim şartlarında da ekstrem durumlar beklenebilir. Ekolojik kirlilik, aşırı yağış ya da kuraklık, su sıkıntısı, toprak kaymaları da Satürn Neptün kare açısıyla ilgili bulunur. Maden kazaları, petrol/doğalgaz/enerji krizi, sınır sorunları, intihar bombacıları, suikastlar yine Satürn ve Neptün ilişkisiyle açıklanabilir. Politikacılar var olan sorunlara uygun çözümler geliştirmekte zorlanabilirler. Aynı sebeple pek çok skandala tanık olabiliriz. Yüksek eğitim, medya ve dini otoriteler yönünde krizler meydana gelebilir.

Önümüzdeki sene boyunca, haklarını aramak ve bir araya gelmek isteyen insanlar, alternatif iletişim ve haber kaynakları ortaya çıkarabilirler.

Fundamentalist terörün artabileceğinden, ibadet yerlerine saldırıların gündeme gelebileceğinden, inançlar üzerinden çeşitli yasaların ve sınırlamaların uygulanabileceğinden bahsedebiliriz. Dünya çapındaki bazı ülke liderleri kontrollerini kaybederek, işlerini bırakmak zorunda kalabilir veya cezalandırılabilirler. Yargıdan kaçan suçluların yakalandığına, hapishaneler ve mahkûmlarla ilgili gelişmelere tanık olabiliriz. Siyasi ya da dini bir liderin hayatı filme alınabilir.

Tıp ve ilaç sektörünün öncüleri de sorgulanabilir. Şu anda bize açıklanan pek çok doğrunun, aslında ne kadar yanlış olduğunu öğrenebiliriz.

En çok etki alan burçlar

Doğum haritasında, değişken burçlarda (Yay, İkizler, Başak ve Balık) gezegenleri ya da yükselenleri bulunan kişiler, 1956 – 1959, 1985 – 1988 arasında doğanlar Satürn ve Neptün arasındaki kare açıdan öncelikli olarak etkilenebilirler.

Son olarak…

Satürn somut dünyanın sınırlarını ve zamanı, Neptün ise çözülmeyi, ölümden sonraki yaşamı, dolayısıyla zamanın önemsizliğini vurgular. Somut ya da soyut âlemlerin büyük idealleri uğruna savaşmadan önce, egomuzla mücadelemizi kazanmalıyız. Bunu da ancak, yaşayan her canlının en az bizim kadar değerli olduğunu idrak ederek, merhamet, bağışlama, şükran ve işbirliği yönünde cömert davranarak başarabiliriz. Çılgınlıktan ve olumsuzluktan kurtulmak için, önce algımızla yarattığımız korku imparatorluklarının yıkılmasını sağlamalı, bedeni öldüren ama canı öldüremeyenden korkmamalı, bize zarar veren karanlık illüzyonları suda dağılan mürekkep gibi çözmeliyiz. Gelecek, yaşadığımız hayatların ve olduğumuz kişilerin aynasıdır. Geleceğin anahtarı tek bir kişide değil, hepimizin içindedir!

Cesaret ve umutla…

İlk olarak HThayat‘ta yayınlanmıştır.

Yorumlar