20 Ocak Kovada Yeniay / 2015

Yeniay, 20 Ocak günü, saat 15:13’te, kova burcunun ilk derecesinde gerçekleşecek. Yeniay anı haritasında yükselen yengeç burcunda, Ay, Güneş, Merkür ve Venüs 8. Evde yer alıyorlar. Yeni bir ayın konusunu öncelikli olarak belirleyen en güçlü astrolojik etkiler ise; Mars ve Neptün birleşimi, Retro Merkür dönemi ve Venüs Jüpiter karşıt açısı.

Mars ve Neptün Birleşimi

Balık burcunda bir araya gelen bu iki gezegen, aslında ayın 13’ünden beri, en güçlü içgüdülerimizden olan, “başkalarından zarar görmemek için kendimize acı verdiğimiz savunma mekanizmalarını” yeniden gözden geçirmemiz için bizi sınıyor. Duygusal ve düşünsel kalkanlarımızı yokeden, ego ve önyargıyı adeta eriten transit, kendimizi daha iyi tanımamız ve çevremize daha duyarlı davranmamız için bir fırsat olarak görülmeli. Bir anda savunmasız ve çıplak hissetmemiz, bağışıklık sistemimizi zayıflatabilir. Dolayısıyla grip ve nezle benzeri sağlık sorunları yaşamamız olasıdır. Ama bir diğer yandan, kalkanlarımız olmadan daha sıkı sarılırız sevdiklerimize.

Aynı açı, aslında bizde daima olan ama henüz fark etmediğimiz yeteneklerimizi ortaya çıkarmakla da ilgilidir. Potansiyellerimizi keşfetmek için, bildiğimiz ve uzmanı olduğumuz şeyleri tekrarlamak yerine, ilk defa yeni bir şeyler denememiz gerekiyor. İlk defa hissettiğimiz bir duygunun resmini yapmalı, daha önce gözden kaçırdığımız ayrıntıların fotoğrafını çekmeli, bize anlamlı gelen bir konuda yazmalıyız mesela. İlk defa nefesimiz kesilene kadar dans etmeli, şarkı söylemeliyiz. Daha önce hiç müzik yapmakla ilgili olmasak bile, kendimize en uygun enstrüman bulmayı denemeliyiz. Belki de bir ekipman olmadan, sadece telefonumuzun kamerasıyla kişisel bir film denemesi yapmalıyız. Bir başkasının felsefesinde sıkışıp kalmamak için, kendi hayat görüşümüzü yaratmalıyız! Bunu da başkalarına bir şeyler ispatlamak için değil, bizde daha fazlası olduğunu görmek için yapmalıyız.

Korkumuzun aslında korktuğumuz kadar olmadığını keşfetmek için, korkularımızla yüzleşmeyi de getirir Mars ve Neptün birlikteliği. Sudan korkuyorsanız, yüzmeyi öğrenmeli, kedilerden korkuyorsanız, dokunulmaktan hoşlanan bir kediyi okşamayı denemelisiniz.

Mars/Neptün, “derinlere dal!” çağrısı aynı zamanda. Kendimize sınırları tahayyül edilmeyen bir konu bulup, neyle karşılaşacağımızı bilmeden dalabiliriz içine. Kolektif bilincin uzak kıyılarında gizlenen hazinelerimizi bulmak için, ruhani bir savaş vermeye başlarız. Kalem, fırça, enstrüman, ritm vs. bu savaştaki silahlarımız olmalı, ölümcül silahlar kuşanan egoya karşı!

Enteresandır Mars/Neptün birleşimi. Keskin bir bıçağa benzer. Normalde hayata karşı tutumu öfkeli ve yıkıcı olan birinin elinde lanetlidir; zira bu kişinin amacı, kimin olduğunu önemsemeden, sadece birilerini yaralamak, korunmaya ihtiyacı olmadığı halde saldırmaktır. Oysa uzlaşmacı ve pozitif insanların elinde, şifa veren bir neştere dönüşür.

Mars ve Neptün birlikteliği, gerçeklik algımızı sınayacaktır. Alkol ve benzeri uyarıcı maddelere sığınarak, ağrı kesicilerden ve uyku ilaçlarından medet umarak gerçekliği reddederseniz, sonuçta uçtuğunuzu sanıp, aslında düşüyor olduğunuzu fark edemezsiniz.

Global anlamda Mars Neptün ilişkileri genelde narkotik operasyonlarla, uyuşturucu savaşlarıyla, deniz kazalarıyla, doğalgaz kriziyle, film sektöründen kişilerle alakalı skandallar da ilgili bulunur.

Neptün enerjisini, yanılgı, şüphecilik, kendini mahvetme eğilimlerinden ziyade, Venüs’ün bir yüksek oktavı gibi değerlendirmenizi öneririm. Çevrenizdeki güzellikleri farketmeyi deneyerek ruhunuzu beslemeye çalışın. Yeniayla birlikte Eğer psikolojik kalkanlarınızı indirmeyi tercih edenlerdenseniz, terapilerden de faydalanarak, çok daha derin bir iyileşme sağlamanız mümkün olacaktır.

Venüs Jüpiter Karşıtlığı ve Retro Merkür

Venüs Jüpiter karşıtlığıyla günlük rutinlerden sıkılarak, içimizde kıpırtılar yaratacak farklı bir şeylerin arayışına yönelebiliriz. Venüs Jüpiter karşıt açısı sosyal davetleri geri çevirmemizi, lüks harcamalara ve lezzetli yemeklere hayır dememizi zorlaştıracaktır. Eğer elektronik harcamalar yapmayı düşünüyorsanız, 21 Ocak’ta başlayacak ve yaklaşık 1 ay boyunca etkili olacak Retro Merkür dönemini gözden kaçırmamanız gerekiyor. Satın aldığınız aletlerin arızalarıyla ya da size ulaştırılmasıyla ilgili aksaklıklar yaşayabilirsiniz.

Önünüzde bekleyen finansal anlaşmaları da ayrıntılı biçimde gözden geçirmenizi, hemen her şeye evet dememenizi öneririm. En azından yaklaşık 1 ay daha insanları ve gelişmeleri gözlemlemenizde, aceleci kararlar almamanızda fayda var. Retro Merkür’ün hesapta olmayan harcamalara gebe olduğunu unutmamalı. Yeni işlere başlamadan önce, yarım kalan projeleri bitirmeye odaklanmalısınız.

Kovada Yeniay

Kovanın ilk derecesinde ortaya çıkan yeniay ve Retro dönemine başlayan Merkür’e bakarak, beklenmedik “dejavu”lar yaşayacağımız söylenebilir. Geçmişte katıldığınız bir sosyal etkinlikten biri çıkıp sizinle irtibat kurabilir. Size önerilen teklifler genelde geçmişteki bir fikrin güncellenmesiyle ilgili olabilir. Misal eski sevgiliniz “ben çok değiştim, yeniden deneyelim” diye kapınızı aşındırabilir. Bu aşamada karşılaşacağınız insanlar ve olaylar geleceğinize yeni bir yön vermenizi sağlayabilirler.

Sürprizlerle dolu bir ay bizi bekliyor. Biz yeniden düşünüp, bir şeyleri tamamlamaya çalışırken, kova yeniayı aklımızda hiç olmayan seçenekleri önümüze serecektir. Yılın kova evresinde, uyandığımız her günün hayatımızın ilk günü olduğunu düşünmek faydalıdır.  Bu şekilde kendimizi, kendimizden çok, bir bütünün parçasına ait görmemiz kolaylaşır.

Kovanın zoraki tanımlanmış kimliklere alerjisi vardır.  Bu yüzden özgürlükçü düşünceler, eylemler, sosyal iletişim platformları, reformları kova ve Uranüs temsil eder. Sokaktaki evrensel kimlik ve aynı zamanda kimliksizliktir kova.

Kova Yeniayı İlhamı Olarak Son Söz…

Kulağımda sessiz bir şarkı, acelem olmadan sokakları dolaştım. İnsanları izledim, yetişmem gereken ya da ait olduğum bir yer yokmuş gibi… Kalabalıktan ve gürültüden şikayet etmek yerine, kalabalığa karıştım, gürültünün bir parçası oldum. O zaman gitmekle kalmak ve yaşamakla ölmek arasındaki mesafeler kısaldı ve hiç aklıma bile gelmeyen olasılıkların hepsi mümkün görünüyordu.

Aslında ne kadar ağır taşıdığımız kimlikler… Sokakları özgür kılan şey, hem hiç kimse, hem de herkes olabilmek. Birbiriyle kesişen yolların çizgisiz satırlarında kendine bir sığınak bulabilmek…

Mutlu yeniaylar Dünya!

Yorumlar